İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mayıs 2004 · 453 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 12 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)); konuşma 453 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-12 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Ateş'in sorusuna cevap veriyorum: Sayın Ateş "yeni ne getiriyor" diyor. Sayın Ateş'in söyledikleri doğrudur. Şu anda üniversitelerimizde öğrenci konseyleri vardır; ancak, öğrenci konseylerinin yasal bir dayanağı yoktur Sayın Ateş. Biz, bu yasal dayanağı getiriyoruz.

Öte yandan "yurtlarda böyle bir şey yapılabilir mi" diyorsunuz. Zaten, bakın, Kredi ve Yurtlar Kurumunun 7 kişiden oluşan bir yönetim kurulu vardır, bunlardan birisi de öğrenci temsilcisidir. Yurtlarda böyle bir yapı, zaten vardır.

Şimdi "eskiyi yeniymiş gibi sunuyorsunuz" diyorsunuz. Burada, eskiyi yeniymiş gibi sunmuyoruz. Tekrar ifade ediyorum, öğrenci konseylerine yasal bir zemin hazırlanmıştır ve Sayın Gazalcı'nın sorusu da bununla ilgili olduğu için söyleyeyim, Sayın Gazalcı diyor ki: "Siz daha önce kamuoyuna duyurdunuz, biz oy hakkı getireceğiz dediniz; ne oldu?" Burada diyor ki: "Öğrenci konseyi başkanı, rektörlük seçiminde oy kullanır ve o üniversite senatosunun tabiî üyesi olur."

Sayın Gazalcı, bu tip şeyler, temsilî makamlardır. Şimdi, siz, zatıâliniz, belki 100 000 kişiyi temsilen burada 1 kişi bulunuyorsunuz. Biliyorsunuz, öğrencilerin kendi aralarından seçtikleri fakülte başkanları vardır, temsilcileri vardır, üniversite temsilcisi vardır, sonra öğrenci konseyi yönetim kurulu vardır, onlar da kendi arasından bir başkan seçer netice itibariyle; ama, bunun daha ötesinde, bakın, aşağıda da bir şey söylüyoruz, diyoruz ki: "Öğrenci örgütlerinin diğer görevleri ile çalışma usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."

Türkiye üniversitelerinde, eğer ulusal düzeyde bir konsey kurulması gerekiyorsa, bunun usul ve esaslarını da Yükseköğretim Kurulu belirler. Zaten, aynı zamanda Avrupa Birliği uyum çalışmaları çerçevesinde, ulusal gençlik konseyi ve ulusal düzeyde üniversite öğrencilerini temsil eden bir konseyin kurulması söz konusudur. Kesinlikle, bu hak öğrencilerimizin elinden alınmamıştır.

Ayrıca, dediğim gibi, bunların hepsi burada -eğer madde çok iyi okunursa- ifade edilmiştir ve öğrenci konseyleri için yasal bir zemin hazırlanmıştır.

Sayın Kılıçdaroğlu'nun sorusuna geliyorum: "Akademik özerkliğin olmadığı yerde akademik özgürlük olabilir mi?"

Değerli arkadaşlar, akademik özerklik kavramı ile akademik özgürlük kavramı, şüphesiz ki, farklı şeylerdir. Akademik özerklik, dünyanın her tarafında farklı farklı uygulanmaktadır.

Bakın, size bir örnek vereyim. Mesela, Amerika Birleşik Devletlerindeki bir üniversiteyi ele alın. Bu üniversitelerin büyük bir çoğunluğuna, eyalet parlamentoları tarafından, daha doğrusu, eyalet hükümetleri tarafından mütevelli heyeti tayin edilir. Diyelim ki, 9 kişiden oluşan mütevelli heyet, toplanarak, kendi içerisinden rektörü seçer. Eyalet hükümeti, buraya belli bir bütçe verir, yüzde 40 oranında olur, yüzde 30 oranında olur; ayrı ayrı uygulamalar vardır Amerika Birleşik Devletlerinde.

Mesela Almanya'da, rektörler Millî Eğitim Bakanlığı tarafından atanır. Millî Eğitim Bakanlığı, rektörleri veto etme hakkına sahiptir; ama, bu, üniversitelerde akademik özgürlük yoktur anlamına gelmez. Akademik özerklik farklı bir kavramdır, akademik özgürlük farklı bir kavramdır; ikisinin bir arada olması idealdir, tercih edilen bir şeydir; ancak, akademik özerklik tam anlamıyla olmadan da akademik özgürlük olabilir. Akademik özgürlük, öğretim üyelerinin hür bir şekilde fikirlerini ifade etmeleri, bunları bilimsel çalışmalarına yansıtmasıyla ilgili bir olaydır. Bunu da ifade etmek istiyorum.

Saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

158 konuşma daha · 12 Mayıs 2004

158 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook