Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mayıs 2004 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 12 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)); konuşma 560 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-14 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Kılıçdaroğlu'nun sorusuna cevap veriyorum: "Akademik özerkliği temin eden bir yasa tasarısını ne zaman Türkiye Büyük Millet Meclisine getireceksiniz" dediler. Bunu hep söyledik; bu, anayasa değişikliğiyle olacak. Cumhuriyet Halk Partisi bugün bize destek verirse en kısa zamanda, yarın artık bugündür diyeceğiz ve bunu getireceğiz; ama, Cumhuriyet Halk Partisi bize destek vermese bile, biz, kendi partimizin sayısıyla bu çalışmayı yapacağız ve bu çok gecikmeyecek; en geç, önümüzdeki yasama yılının başında böyle bir çalışmayı getirmeyi düşünüyoruz.
Sayın Mercan'ın sorusu önemli bir soru. Bugün, bazı arkadaşlarımız yine bu soruyu sordular, onlara cevap vermeye çalıştım.
Değerli arkadaşlar, Türkiye, 45 inci sıradan 22 nci sıraya gelmiştir; bunu önemsiyorum, bakın bir kez daha bunun altını çiziyorum; ancak, sorun bakalım, citation indeksinde şu kadar makale yayımladık; ama, atıf indeksine göre durumumuz nedir; patent üretmede bizim durumumuz nedir? Bir şeyi daha gözden kaçırıyoruz; ülkelerin nüfusuna göre bu tespit edildiği zaman durumumuz nerededir? Şimdi, İsrail'i 2 500 000 nüfusuyla bir ülke kabul ediyorsunuz, Türkiye'yi de bir ülke kabul ediyorsunuz. Bakın, biliyorsunuz, son olarak, Avrupa Birliğine 10 ülke katıldı, 2 ülke şu anda beklemede. Bu 12 ülkenin toplam nüfusu, Polonya istisna edilirse, 67 000 000'dur. 11 ülkenin nüfusu 67 000 000, Türkiye'nin nüfusu tek başına 70 000 000'a yakın.
Şimdi, 11 ülkenin üretimini, eğer, ayrı ayrı ele alırsanız, o ülkeleri, 2 000 000, 3 000 000, 5 000 000'luk ülkeleri ayrı, Türkiye'yi ayrı olarak değerlendirdiğiniz zaman, şüphesiz ki, siz rakamsal olarak, sıra olarak öndesiniz. Ancak, bu konudaki durumumuzun parlak olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.
"Doktoralardan ne kadar çıkıyor, doçentlerimiz ne kadar makale üretiyor" diye soruldu. Bununla ilgili, size, yazılı bir cevap vereceğim Sayın Mercan.
Sayın Kepenek'in sosyal konseylerle ilgili sorusuna gelince... Sayın Kepenek, biliyorsunuz, bu maddenin sonunda şöyle bir ifade vardır: "Konseyin kuruluşu, çalışma usul ve esasları Yükseköğretim Kurulunca çıkarılan bir yönetmelikle belirlenir."
Bu yönetmelik, Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacaktır. Elbette ki, her üniversitenin bulunduğu ilin özelliklerine göre -Sayın Sözen de bundan söz etti- İstanbul'daki bir üniversite ile Kars'taki bir üniversitenin, Van'daki bir üniversitenin veya Urfa'daki Harran Üniversitesinin, çevre itibariyle, özellikle ilişkide bulunması gereken çevre itibariyle şartları çok farklıdır. Sanayi kuruluşlarının göbeğinde olan bir üniversitenin çevre ilişkileri ile özellikle tarımsal üretimin ağırlıkta olduğu bir çevrede olan üniversitenin ilişkileri çok farklı olacaktır.
Burada, esas amaç şudur: O şehirle, bulunduğu mekânla, o mekânın imkânlarıyla bütünleşmektir, o işbirliğinin temin edilmesidir, sanayi ile üniversite arasındaki işbirliğinin temin edilmesidir; tarım ile üniversite arasındaki işbirliğinin temin edilmesidir. Mesela, Çukurova Üniversitesinde ziraat fakültesi, veterinerlik fakültesi, özellikle, çevrenin ziraatı ve hayvancılığı açısından son derece büyük önem arz ederken, diyelim ki, Kocaeli Üniversitesinde, sanayiyle işbirliği çok daha büyük önem arz etmektedir ve sosyal konseyler hayata geçirilirken, şüphesiz ki, bu hususların gözönünde bulundurulacağını, bulundurulması gerektiğini de bu vesileyle ifade etmek istiyorum.
Bunun dışında, zaten, bütün arkadaşlarımın sorularına cevap vermiş oldum. Sadece, dediğim gibi...
YAKUP KEPENEK (Ankara)Hayır; iki sorum daha vardı...
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Neydi onlar efendim?
YAKUP KEPENEK (Ankara)Devlet üniversitelerinden özel ya da vakıf üniversitelerine...
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine kimlerin gittiği...
YAKUP KEPENEK (Ankara)Açık ne kadardır? Ne kadar öğretim üyesi eksiğimiz vardır?
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Şu anda, Türkiye'de, 8 000 öğretim üyesi açığımız var ve devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine ne kadar kişi, kaç yılda, hangi yıllarda, kimler gitti; bununla ilgili, size yazılı bir cevap vereceğiz Sayın Kepenek.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
158 konuşma daha · 12 Mayıs 2004