İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 52. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Ocak 2006 · 1.061 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 19 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 1.061 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2006-01-19-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan yasa tasarısıyla ilgili, değerli milletvekili arkadaşlarımızın konuşmaları esnasında belirttikleri bazı hususlarla ilgili açıklık getirmek istiyorum. Özellikle, Şanlıurfa Milletvekili Sayın Vedat Melik yapmış olduğu konuşmalarda, Şanlıurfa'daki eğitimdeki durumu anlatmaya çalıştı.

Değerli arkadaşlarım, Şanlıurfa'daki eğitimin gül gülistan olduğunu, problemsiz olduğunu, dikensiz gül bahçesi olduğunu zaten iddia eden kimse yok. Biz buradaki durumun farkında olduğumuz için, ben şimdiye kadar Millî Eğitim Bakanı olarak Şanlıurfa'ya 5 sefer gittim ve bir seferinde de 20 genel müdür ve müstakil daire başkanı arkadaşımı önceden gönderdim ve Şanlıurfa'yı köy, belde, ilçe ve il bazında, vilayet merkezi bazında, âdeta tepeden tırnağa bir taramadan geçirdik ve değerli milletvekili arkadaşlarımızın, il valisinin, oradaki eğitim yöneticilerinin ve sağlık müdürü gibi, bayındırlık müdürü gibi dolayısıyla ilgili olan değerli bürokratların da katıldığı bir değerlendirme toplantısı yapıldı. 7 saat süren bir toplantı esnasında, Şanlıurfa'daki eğitimin bir röntgeni çekildi ve bununla ilgili olarak öncelikler belirlendi, neler yapılması gerekiyor, neler yapılmaması gerekiyor, eksiklik, aksaklık nerededir, mahallî imkân ve potansiyeli harekete geçirerek bunların hangilerini yerinde çözebiliriz, hangilerini Ankara'ya taşıyarak, makul bir sürece yayarak çözebiliriz, bunlar ele alındı. Ancak, bu toplantı esnasında, ben, Cumhuriyet Halk Partili değerli milletvekili arkadaşlarıma da davetiye göndermiştim. Melik Bey, biraz önce, mazereti sebebiyle katılamadığını söyledi bana; ama, diğer milletvekili arkadaşımız da bu toplantıda yoktu. Keşke olsalardı ve orada, hiç olmazsa, ne yapıldığını ve meseleye nasıl yaklaşıldığını görmüş olsalardı. Ben, Millî Eğitim Bakanı olarak 5 sefer gittim; Sayın Başbakan, 4 sefer Şanlıurfa'ya, Başbakan olduktan sonra ziyarete gitti ve bu 4 seferde de mutlaka ya okulların temeli atıldı ya bitmiş olan okulların açılışı yapıldı. 2004-2005 eğitim-öğretim yılının başlangıcı da yine büyük bir gazeteci ekibiyle, iki uçak dolusu gazeteciyle birlikte Şanlıurfa'da yapıldı. Bunu yapmamızın sebebi şuydu; Şanlıurfa'daki eğitimi bütün Türkiye'nin gözleri önüne sermek, sadece devlet kaynaklarıyla, kamunun kaynaklarıyla meseleye çözüm getirmek yerine, özellikle sivil toplum örgütlerini ve özel sektörü de harekete geçirerek bu meseleyi çözmeye yönelikti. Nitekim, bu durumu biz ortaya koyduktan sonra, biz bizzat bu meseleyi ortaya koyduktan sonra, Sayın Kadir Has'tan Sayın Hüsnü Özyeğin'e, TES-İŞ Sendikasından Diyanet Vakfına kadar daha birçok insan, gerek Sayın Başbakanın gerek bizzat benim yönlendirmemle, buralarda okullar yaptılar. Bu okulların bir kısmı bitti, bazılarının inşaatları da devam ediyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, hiçbir şey yapılmadığı gibi bir tablo çizilirse, bu haksızlık olur. Bir hükümetin başarısı, bir bakanın, bir bakanlığın başarısı, bir şeyi nereden alıp nereye getirdiğidir; bununla ölçülür. Eğer biz kendimizi Finlandiya'yla mukayese edersek -ki, nihaî hedefimiz tabiî ki onların standartlarına ulaşmaktır- eğer biz kendimizi Belçika'yla mukayese edersek, bütçesi Pakistan gibi olan bir ülkenin kendisini Belçika'yla, Finlandiya'yla mukayese etme hakkı olmaz; ama, hedef olarak oraya ulaşmak ister.

Bakın, biz ne yapmışız Şanlıurfa'da, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2005 yılı içerisinde -2004, 2003 yıllarında da bu böyledir- Türkiye'de en fazla yatırım ödeneği İstanbul'a gönderilmiş, ikinci sırada Diyarbakır var, üçüncü sırada Şanlıurfa var ve bizim 2005 yılında Şanlıurfa'da yaptığımız eğitim yatırımı -sanırım, Sayın Melik Bey bunu hiç duymamıştır- 100 trilyon Türk Lirasıdır, Şanlıurfa'ya yapılan eğitim yatırımı. Sadece ilköğretim yatırımları için, bizim, merkezden gönderdiğimiz, valilik emrine gönderdiğimiz para 20 trilyon Türk Lirasıdır. Peki, ne yapılmıştı derslik olarak; bakın, üç yılda 1 235 derslik tamamlanmıştır, şu anda inşaatı devam eden derslik 645'tir, dolayısıyla 1 880 derslik bu dönem sonuna kadar bitmiş olacaktır, 1 235'i bitmiştir. Bakın, bunu 8 derslikli okullara böldüğünüz zaman 260 müstakil okul eder. Tabiî, bunun 24 dersliği olan var, 32 dersliği olan var, 12'si olan var, 16'sı olan var ve 2 derslikli, 3 derslikliler de var; ama, 8 dersliğe böldüğünüz zaman 260 okul eder, 10 dersliğe böldüğünüz zaman 188 müstakil okul eder arkadaşlar. Şimdi, manzara budur.

Diğer taraftan, bakın, 50 000 çocuğumuz Şanlıurfa'da hiç okula gitmiyordu, okul dışındaydı, sadece kızlar değil. "Haydi Kızlar Okula" kampanyası çerçevesinde, 18 000 küsur kız çocuğumuz okullu hale gelmiştir. Bunun dışında, "Haydi Kızlar Okula" kampanyasıyla birlikte, erkek çocuklarımızı da okula kazandırmak, eğer okul dışında kalmışsa onları da okullu yapmak için gayretlerimiz oldu ve 50 000 çocuğumuz okula gitti. Eğer, bu olmasaydı; bakın, şu anda, Şanlıurfa'da, ilköğretimdeki öğrenci sayımız 314 000'dir, bu 264 000 idi. Şimdi, bütün bunları eğer görmezlikten gelirsek, yanlış yaparız.

Tarım işçilerine gelince: Bakın, Çalışma Bakanlığıyla birlikte ve işin içerisinde ILO var, malum Uluslararası Çalışma Örgütü var; onlarla birlikte geliştirdiğimiz "Tarladan Okula" projesiyle de, özellikle güneydoğudan Akdeniz'e, güneydoğudan başka taraflara giden vatandaşlarımızın okul dışında olan çoçuklarını da okuldan mahrum bırakmamak için, ayrıca projeler geliştirdik, bunları uyguluyoruz.

Şanlıurfa Millî Eğitim Müdürümüz, genç ve dinamik bir arkadaşımız. Şanlıurfa'daki arkadaşımız merkezde görevli olduğu için Sivas'a tayin edilmiştir; ama, şu anda kendisi Şanlıurfa Millî Eğitim Müdürüdür, Şanlıurfa'da Millî Eğitim Müdürlüğü yapmaktadır. Sayın Melik öyle anlattı ki, sanki kendisi Sivas'ta oturuyor, oradan Şanlıurfa'yı idare ediyormuş gibi anlaşıldı. Bunu tashih etmek isterim.

Kız meslek lisesine de gelince. Sayın Melik, şunu bilmenizde fayda var. Siz bana Şanlıurfa'daki hangi okuldan bahsederseniz, ben size onunla ilgili doyurucu bilgi veririm. Bir Millî Eğitim Bakanı bütün ülkedeki okulları elbette bilmez; ama, Şanlıurfa'yla o kadar ilgiliyim ki. Bakın, bu kız meslek lisesi dediğiniz 1930'larda yapılmış. Dediğiniz okul şu anda kız meslek lisesi değil. Bu okul 12 Eylül askerî darbesinden sonra Millî Savunma Bakanlığına geçmiş. Orası karargâh olarak kullanılmış ve şu anda karargâh olarak askerî amaçla kullanılmadığı halde kapısına kilit vurulmuştu, askerler nöbet bekliyordu. Biz Millî Savunma Bakanımızla, ilgili askerî yetkililerle görüşerek dedik ki: Bu okul bizim kız meslek lisemizdir. Sizin şu anda ihtiyacınız değil bu okul. Ve yaptığımız yazışmalar sonucu kız meslek lisesinin eski binasını millî eğitime kazandırdık. Ve sonra -eskiden Şanlıurfa Valiliği yapmış Sayın Ziyaeddin Akbulut da bunu çok yakından bilir- şehrin göbeğinde bu okulumuzun yeri ve eski bir bina. Şu anda onu zaten o şekliyle kullanmamız mümkün değil.

Onun satışına gelince. Sayın Melik, durumun siz farkındasınız. Orası aslında bir iş hanı, iş merkezi yapılabilecek bir yerdedir. Gürültü kirliliğine maruzdur, şehrin göbeğinde kalmıştır. Biz bu okulu satınca bunun parasıyla başka bir şey yapmayacağız. Onun parasıyla yine okul yapacağız, yine kız meslek lisesi yapacağız, yine çocuklarımıza yurt yapacağız; ama, daha müsait yerlerde, daha uygun araziler üzerinde yapacağız. Bunu hazineye irat kaydedip bir başka amaçla kullanmayacağız. Çıkardığımız 5005 sayılı Yasanın da zaten amir hükmü budur. Bunu değerli arkadaşlarımla paylaşmak isterim. Dediğim gibi, Şanlıurfa'da, Şanlıurfalı işadamlarının dışında bizim Değerli Milletvekilimiz Sayın Mehmet Özlek Bey de bir okul yapıyor, bitmek üzere. Ve biz her kaynaktan; İMKB'den aldığımız fonlardan, hayırseverlerden, konsolide bütçeden, Avrupa Birliği fonlarından, Dünya Bankasından aldığımız kredilerden, her kaynaktan Şanlıurfa'ya her geçen gün biraz daha fazla kaynak aktararak bu problemi ortadan kaldırma gayretindeyiz. Bütün arkadaşlarımın ve Şanlıurfalı vatandaşlarımızın bunu bildiğini sanıyorum.

Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 19 Ocak 2006

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook