Ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, öğretmenlerin sorunlarının ve okullardaki yetersizliklerin araştırılarak alınması gereken önlemler, bursa milletvekili ismet büyükataman ve 32 milletvekilinin, milli eğitimdeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler hakkında (10/21,94)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 24. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Aralık 2008 · 462 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 2 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 35 MİLLETVEKİLİNİN, ÖĞRETMENLERİN SORUNLARININ VE OKULLARDAKİ YETERSİZLİKLERİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER, BURSA MİLLETVEKİLİ İSMET BÜYÜKATAMAN VE 32 MİLLETVEKİLİNİN, MİLLİ EĞİTİMDEKİ SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HAKKINDA (10/21,94)); konuşma 462 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, öğretmenlerin sorunlarının ve okullardaki yetersizliklerin araştırılarak alınması gereken önlemler, bursa milletvekili ismet büyükataman ve 32 milletvekilinin, milli eğitimdeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler hakkında (10/21,94)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-12-02-ankara-milletvekili-yilmaz-ates-ve-35-milletvekilinin-ogretmenlerin-s-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; burada bir iki yanlış hususu düzeltmek için söz aldım.
Sayın Ateş “Halk eğitim merkezlerinde çalışan insanları öğretmen kabul etmiyor musunuz?” diye sordu. Halk eğitim merkezlerinde çalışan usta öğreticiler -Sayın Ateş doğru söylüyor- eskiden doksan altı sene, yüz sene çalışırlarsa emekli olabiliyorlardı. Çünkü otuz gün çalıştıkları hâlde primleri on gün, on iki gün üzerinden hesaplanıyordu. Bizim Hükûmetimizin getirdiği ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen Sosyal Güvenlik Yasası’yla birlikte, asgari ücret üzerinden primleri otuz gün olarak hesaplanıp yatırılmaktadır, geçmişe dönük borçlanma imkânı getirilmiştir; sağlık harcamalarından yararlanamıyorlardı, sağlık harcamaları temin edilmiştir. Sayın Ateş’in sözünü ettiği geçmişe ait bir uygulamadır -bunu özellikle belirtmek isterim- bunu AK PARTİ Hükûmeti halletmiştir. Biz onları öğretmen kabul ediyoruz.
Şimdi, diğer taraftan, bir değerli milletvekilimiz “Sayın Bakan, ‘Öğretmen ihtiyacımız yoktur.’ dedi.” Ben hiçbir konuşmamda “öğretmen ihtiyacımız yoktur” demedim değerli arkadaşlarım. Benim Hükûmetim her yıl ortalama 35 bin, 40 bin, 40 binin üzerinde öğretmen ataması yapmaktadır, 2009 yılında da yapılacaktır. Ancak, değerli arkadaşlarımız, norm kadro ile gerçek ihtiyacı çoğu zaman birbirine karıştırmaktadırlar.
Norm kadro şudur değerli arkadaşlarım: Bir okul açıldığı zaman… Bir lise açıyoruz, bir endüstri meslek lisesi birinci sınıfa öğrenci alıyoruz. Orada dört yılda bütün öğrenciler mevcut olduğu zaman, bütün şubeler açıldığı zaman kaç öğretmene, kaç branştan, ne kadar öğretmene ihtiyaç varsa biz oraya kadro ihdas ediyoruz. Bu diyelim ki 100 olabilir, 80 öğretmen olabilir. Ama o gün, o yıl eğer 20 öğretmene ihtiyaç varsa 80 öğretmeni oraya tayin edip onları boş oturtmayı kimse bize öneremez. Norm kadro budur. Biz kırk bir devlet üniversitesine yaklaşık 78 bin akademik kadro tayin ettik, daha doğrusu ihdas ettik ama “Bunların hepsini bugün atayın” diye kimse bir iddiada bulunamaz değerli arkadaşlarım.
Burada, Sayın Başkan, verilen çok yanlış rakamlar var. “İlköğretimde sınıf başına 60 öğrenci düşüyor.” diye bir arkadaşımız ifade etti. Kesinlikle, bu, gerçeği yansıtmamaktadır, son derece hayalî rakamlardır değerli arkadaşlarım.
Öğretmenevlerinden öğretmenler yararlanamıyormuş. En uç örnek Ankara Başkent Öğretmenevidir ki Ankara Başkent Öğretmenevi yıllardan beri bütün kamuoyuna mal olmuş olan bir öğretmenevidir.
Değerli arkadaşlar, orada kalan, öğretmenevinden yararlanan her 100 kişiden 72’si öğretmendir, geriye kalan 28’i de -yıllık istatistikler ortadadır, buyurun inceleme hakkınız var- diğer kamu çalışanları ve kamu çalışanı olmayıp da gelip oradan yararlanan insanlardır. Öğretmenevlerimiz öğretmenlerimize hizmet etmektedir.
Şunun altını çizmek istiyorum: Öğretmen arkadaşlarımın büyük bir fedakârlık, feragat örneği göstererek çalıştıklarını hepimiz biliyoruz. Öğretmenlik mesaiyle sınırlı bir kavram değil. Öğretmen evde sınav kâğıtlarını okur, efendim, öğretmen evinde derse hazırlanır. Şüphesiz ki öğretim üyeliği ve öğretmenlik banka mesaisi gibi bir mesaiyle kayıtlı değildir; ancak beş mesai gününde, her öğretmen arkadaşımızın haftada kırk saat derse girdiğini varsaysanız, on ay üzerinden -ki okullar sekiz ay açıktır, seminer dönemlerini de buna dâhil etseniz ve bütün öğretmenlerin kırk saat derse girdiğini varsaysanız- yılda bin altı yüz saat eder. Bazı insanlar gerçekten arkadaşlarımıza yanlış bilgi servisinde bulunmuştur…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 2 Aralık 2008