Diyarbakır mv.gültan kışanak'ın (6/416), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/417,514,570), tokat mv.reşat doğru'nun, (6/439,460,461,475,476,589), adana mv.muharrem varlı'nın (6/451,497), karaman mv. hasan çalış'ın (6/455,457,489), hakkari mv.hamit geylani'nin, (6/481), istanbul mv.sacid yıldız'ın, (6/505,601), niğde mv.mümin inan'ın, (6/554), kütahya mv.alim ışık'ın (6/566,598), bursa mv.ismet büyükataman'ın, (6/584), van mv.özdal üçer'in, (6/590,591,592,620), mersin mv.isa gök'ün, (6/593,606,), manisa mv.mustafa enöz'ün (6/611,612,613,614,615), gaziantep mv.akif ekici'nin (6/632) milli eğitim bakanından sözlü soru önergeleri ve milli eğitim bakanı hüseyin çelik'in cevabı
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 52. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Şubat 2009 · 2.716 kelime · yaklaşık 14 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 3 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIR MV.GÜLTAN KIŞANAK'IN (6/416), GAZİANTEP MV. YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/417,514,570), TOKAT MV.REŞAT DOĞRU'NUN, (6/439,460,461,475,476,589), ADANA MV.MUHARREM VARLI'NIN (6/451,497), KARAMAN MV. HASAN ÇALIŞ'IN (6/455,457,489), HAKKARİ MV.HAMİT GEYLANİ'NİN, (6/481), İSTANBUL MV.SACİD YILDIZ'IN, (6/505,601), NİĞDE MV.MÜMİN İNAN'IN, (6/554), KÜTAHYA MV.ALİM IŞIK'IN (6/566,598), BURSA MV.İSMET BÜYÜKATAMAN'IN, (6/584), VAN MV.ÖZDAL ÜÇER'İN, (6/590,591,592,620), MERSİN MV.İSA GÖK'ÜN, (6/593,606,), MANİSA MV.MUSTAFA ENÖZ'ÜN (6/611,612,613,614,615), GAZİANTEP MV.AKİF EKİCİ'NİN (6/632) MİLLİ EĞİTİM BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ VE MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK'İN CEVABI); konuşma 2.716 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Diyarbakır mv.gültan kışanak'ın (6/416), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/417,514,570), tokat mv.reşat doğru'nun, (6/439,460,461,475,476,589), adana mv.muharrem varlı'nın (6/451,497), karaman mv. hasan çalış'ın (6/455,457,489), hakkari mv.hamit geylani'nin, (6/481), istanbul mv.sacid yıldız'ın, (6/505,601), niğde mv.mümin inan'ın, (6/554), kütahya mv.alim ışık'ın (6/566,598), bursa mv.ismet büyükataman'ın, (6/584), van mv.özdal üçer'in, (6/590,591,592,620), mersin mv.isa gök'ün, (6/593,606,), manisa mv.mustafa enöz'ün (6/611,612,613,614,615), gaziantep mv.akif ekici'nin (6/632) milli eğitim bakanından sözlü soru önergeleri ve milli eğitim bakanı hüseyin çelik'in cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2009-02-03-diyarbakir-mv-gultan-kisanak-in-6-416-gaziantep-mv-yasar-agyuz-un (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; değerli milletvekillerimizin vermiş oldukları sözlü soru önergelerine vaktim elverdikçe gerekli cevapları vermeye çalışacağım. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Sayın Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak Hanımefendi, il genel meclisi tarafından 63 okulun yapılmasıyla ilgili 2006-2007 öğretim yılında karar alındığını, ancak bunların yapılmadığını ifade ediyor. Ayrıca bize soruyor, diyor ki: “Acaba, bu, seçilmişlerin yetkilerinin artırılmasından duyulan bir rahatsızlığın sonucu mudur?”
Sayın Kışanak, hayır. Arkadaşlarımız 63 okulun yapılması ile ilgili karar vermişler. Mesela bu 163 olsaydı bunun hepsi veya 263 olsaydı bunun hepsine cevap verme imkânı var mıydı? Malumunuz, il genel meclis üyeleri bir karar alabilir ancak valilik, il millî eğitim müdürlüğü gerekli teknik çalışmaları yaparlar, öncelikleri belirlerler. Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı tarafından bu program onaylandıktan sonra o yürürlüğe girer. Tabii, bu hazırlanan 63 kişilik liste popülist bir liste de olabilir ama bu gerçekten öncelikler listesi midir, bununla ilgili gerekli değerlendirmeler yapılmış. Zaten bu 63 okulun da 46’sı bugüne kadar yapılmıştır ancak hemen şunu ifade edeyim: Diyarbakır’da bütün zamanlarda yapılan derslik sayısı 5.927 iken, Hükûmetimiz döneminde Diyarbakır’a 3.500 derslik yapılmıştır bu dönemde ve 1.318 ortaöğretim yurdu kapasitesi varken tarafımızdan bu 4.221’e çıkarılmıştır. Diyarbakır’daki her meseleye olduğu gibi, eğitim meselesine de çok büyük bir önem veriyoruz.
Sayın Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz Bey’in, Dünya Bankası Türkiye Direktörünün bir açıklamasıyla ilgili olarak benim basına yaptığım bir açıklamadan hareketle, sorusuna cevap veriyorum:
Dünya Bankası Türkiye Direktörü “Gayrisafi millî hâsılaya göre OECD ülkeleri içerisinde öğretmenlere oransal olarak en fazla parayı ayıran ülke Türkiye’dir.” şeklinde bir açıklama yapmıştır. Ben basına yaptığım açıklamayı bizatihi Anadolu Ajansının kayıtlarından okuyorum, benim söylediğim bu anlama gelir mi diye. Ben Anadolu Ajansına yaptığım açıklamada diyorum ki: “Ben Millî Eğitim Bakanı olarak olsa olsa arkadaşlarım adına daha fazlasını talep ederim. Onların hayat standartları ne kadar yüksek olursa, maddi endişelerden ne kadar uzak olurlarsa, çocuklarımıza o kadar faydalı olabilirler. Maaşlarından kısma diye bir şey söz konusu olamaz. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Sayın Zachau’nun söylediği doğrudur. ‘Öğretmenlere aktarılan kaynak ve ücret itibarıyla biz oransal olarak OECD birincisiyiz. Doğru olan budur, rakamlar bunu söylüyor.’ dediğim ifade edilmektedir. Öğretmenlerimizin maaşlarının daha da yükseltilmesi Bakanlığımızın öncelikli hedefleri arasında yer almakta olup, bana kalsa öğretmenlerimize daha fazla ücret vermek isterim fakat devletin imkânlarını yani bütçe imkânlarını göz ardı edemeyiz. Bu herkesçe bilinmekte ve öğretmenlerimiz de dâhil olmak üzere bütün kamu çalışanlarının maaşları bu kapsamda belirlenmektedir diye yaptığım açıklamayı yine sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, yine, Gaziantep Milletvekili Sayın Akif Ekici’nin sorusu aynı mahiyette olduğu için, verdiğim cevap onun için de geçerlidir.(x)
Sayın Reşat Doğru, “Yükseköğretim kurumlarında türban taktığı gerekçesiyle soruşturma geçirmiş ve bu amaçla yükseköğretim kurumlarından ilişkisi kesilmiş, ceza almış kimse var mıdır?” diye soruyor.
Sayın Doğru, değerli arkadaşlarım, biliyorsunuz üniversitelerde türban taktığı gerekçesiyle disiplin kovuşturması geçirenler elbette vardır ama bu şekilde ifade edilmediği için maalesef bu kayıtlara rastlanmamaktadır.
Sayın Muharrem Varlı, Adana Milletvekili, usta öğreticilerle ilgili olarak, onların özlük haklarıyla ilgili olarak bir soru sormuştur.
Değerli arkadaşlarım, eskiden usta öğreticiler, ağırlıklı olarak halk eğitim merkezlerimizde çalışan usta öğreticiler, ne kadar uzun çalışırlarsa çalışsınlar kendileri adına yatırılan prim gün sayısından dolayı emekli olamıyorlardı. On gün üzerinden yapılan bu hesaplama asgari ücret esas alınarak otuz gün üzerinden yapılmaktadır. Sosyal Güvenlik Yasası’yla bu problem çözülmüştür. Ayrıca, usta öğreticilerin sağlık hizmetlerinden yararlandırılması imkânı da getirilmiştir. Bu mesele büyük çapta çözülmüştür ancak bütün usta öğreticilerin kadroya geçirilmesi takdir edersiniz ki söz konusu değildir.
Sayın Hasan Çalış, Karaman Milletvekili, bazı bilgilerin il millî eğitim müdürlüklerinden alınmasının engellendiğine dair bir sorusu vardı, personel genel müdürü tarafından…
Değerli arkadaşlarım, Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere ilişkin her türlü sayısal ve özlük bilgileri İLSİS özlük ve norm kadro modülünde bulunmaktadır. Valiliklere gönderilen söz konusu yazıda ise Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere ilişkin sayısal verinin elektronik ortamda kayıtlı olduğu ve bu nedenle de, talep edilmesi hâlinde bu tür sayısal verilerin kontrol edildikten sonra Bakanlıkça verileceği belirtilmiştir. Kaldı ki söz konusu yazıda bilgi edinme kapsamında talep edilen sayısal bilgilerin verilmeyeceği yönünde herhangi bir ifadeye de yer verilmediği gibi ilgili mevzuat çerçevesinde talep edilen bilgiler de verilmektedir.
Sayın Çalış sorusunun devamında üniversite sınavlarında sıfır alan öğrencileri sormaktadır. Değerli arkadaşlar, aslında üniversite sınavlarında sıfır alan öğrenci bir elin parmaklarını geçmez, zaman zaman bir iki tane, o da çeşitli sebeplerden dolayı boş vermişse olur. Bu tamamen bir hesaplama tekniğinden kaynaklanmaktadır. Daha önce ben bunu defalarca ifade ettim, yanlışlar doğruları götürdükten sonra elde kalan ham puan eğer hesaplanmaya değer bulunmamışsa o teknik olarak sıfır geçmektedir, bunu defalarca ifade ettim. Biz öyle bir hesaplama yöntemi, ölçme değerlendirme yöntemi getiririz ki bir tek sıfır alan olmaz. O zaman da kendi kendimizi kandırmış oluruz.
Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın Karaman’daki öğretmen atamalarıyla ilgili bir sorusu vardır.
(x) Gündemin 11’inci sırasında yeralan (6/436) esas numaralı sözlü soru önergesi
Tabii bu soru önergesinin tarihi bir hayli eski olduğu için bugün için buna cevap vermem aslında çok da anlamlı değildir. Ancak Karaman’la ilgili olarak değerli arkadaşımla ve değerli milletvekilleriyle şunu paylaşmak isterim: Karaman’da, biz iktidara geldiğimizde, 2.300 öğretmen mevcuttur, bugün itibarıyla 2.621 öğretmen mevcuttur ve şubat döneminde de 40 yeni öğretmen atanacaktır. Bazı branş dersleriyle ilgili eksiklik ücretli öğretmen görevlendirmesiyle çözülmüştür, dolayısıyla Karaman’da ciddi bir öğretmen açığımız söz konusu değildir.
Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru’nun “Bologna süreci kapsamında yükseköğretim kurumlarında neler yapılmaktadır?” şeklinde bir sorusu vardı.
Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, biz, Bologna sürecine imza koymuş olan, taraf olan bir ülkeyiz. Bu konuda gerek kredi transfer sistemi gerek kalitenin artırılması gerek diploma denklikleriyle ilgili olarak gerekli çalışmalar yapılmıştır. Türkiye, Bologna Deklarasyonu sürecini harfiyen takip etmektedir ve altı yıllık Bakanlığım süresince yapılan bütün toplantılara bizzat, bakanlar düzeyindeki toplantılara bizzat kendim iştirak ettim ve Avrupa Üniversiteler Birliğinin yapmış olduğu değerlendirmeye göre de Türkiye’deki üniversitelerin performansı iyinin üzerinde değerlendirilmiştir. Yani sürece katkı sağlama, 2010 yılında eğitim esaslı, araştırma esaslı bir ekonomik model oluşturmaya katkı açısından üniversitelerimizin performansı iyinin üzerinde bulunmuştur.
Tokat’taki öğretmen açıklarıyla ilgili Sayın Reşat Doğru’nun bir sorusu vardır.
Değerli arkadaşlar, şu anda Tokat vilayetimizde de ciddi bir öğretmen açığımız yoktur. 5.700 öğretmen var iken 2002’de, biz iktidara gelince, şu anda 6.852 öğretmenimiz vardır, 354 öğretmen de ücretli olarak ders vermektedir. Bu rakama onlar dâhil değildir. Reşadiye’de 255 öğretmenimiz vardır. Ayrıca, 34 ücretli öğretmenimiz vardır ve dediğim gibi soru eski tarihli olduğu için bugün açısından belki çok fazla bir anlam ifade etmez.
Yine, Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru, 1993-2008 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt dışına ne kadar lisansüstü eğitim yapmak üzere öğrenci gönderildiğini sormaktadır.
Değerli arkadaşlar, 2008’le 1993 tarihleri arasında YÖK tarafından 2.567 kişi lisansüstü eğitim için yurt dışına gönderilmiş, bunun 759’u dönmemiştir, ya oradaki üniversitelerde öğretim üyeliği yapmıştır veyahut da araştırma görevliliği mesleğini bırakmıştır, bir şekilde daha önce borçlandığı tazminatını ödemiştir. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından da, malumunuz, yurt dışına öğrenci gönderilmektedir.
İki soruyu birlikte cevaplandırmak istiyorum değerli arkadaşlar. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, malumunuz, daha önce çok az sayıda öğrenci gönderiliyordu. 1416 sayılı Kanun çerçevesinde 2006 yılından beri her yıl 1.000 öğrenci gönderilmektedir. Şu anda bu rakam, yine 1993-2008 yılları arasında 2.666 kişidir ve bunlardan 1.116 öğrencinin dosyası tazminat takibine alınmıştır, bunlardan 736’sı borcunu ödemiştir. Ama buradaki temel problem, bu 1.116 kişi, eski YÖK’ün tutumundan kaynaklanmıştır; 28 Şubat sürecindeki, maalesef, o anlayıştan kaynaklanmıştır. İnsanlar gönderildikten kısa bir süre sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden yurt içine çağrılmışlardır, doktorasını, master’ını bitirmeye az bir zaman kala birçok insan mağdur edilmiştir.
Amaç dışında bir istihdam söz konusu değildir. Ancak 4’ü sağlık sebebiyle eğitimlerini yarıda bırakmış, 3 öğrencimiz yurt dışında vefat etmiş, 642’si çalışmalarını tamamlayarak ülkemizde üniversitelerde, Millî Eğitim Bakanlığında, TÜBİTAK’ta çalışmalarına devam etmektedirler, 901 öğrencimiz de hâlen master ve doktora çalışmalarına Millî Eğitim Bakanlığı adına devam etmektedir. Ayrıca, burada, şu anda 700 küsur öğrencimiz de yabancı dil eğitimine tabi tutulmaktadır. Onlar da kısa bir süre sonra gönderilecektir.
Hakkâri Milletvekilimiz Sayın Hamit Geylani, Hakkâri’deki özellikle eğitimin altyapısıyla ilgili soru sormaktadır ve ayrıca öğretmen atamalarıyla ilgili bir soru sormaktadır.
Değerli arkadaşlarım, Hakkâri’de 2002 yılında 1.133 öğretmen vardı, bugün itibarıyla Hakkâri’de 2.488 öğretmen mevcuttur. 1.133, 2.488. 645 ücretli öğretmen vardır ve şubatta da 100 öğretmen ataması yapılacaktır. Bu manada, Hükûmetimizin Hakkâri’ye yaptığı bir ayrımcılık yoktur ama geri kalmış bir ilimiz olduğu için pozitif ayrımcılık yapıldığını söyleyebilirim. Ayrıca, bu ilimizde, gerek eğitimin altyapısına, yani okul yapımlarına harcanan paralar vesaire her vesileyle ifade edilmiştir. Burada da yine pozitif bir ayrımcılık vardır.
Yine, Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın Sarıveliler’le ilgili bir sorusu var, oradaki öğretmen açıklarından söz etmektedir. Bugün Sarıveliler’de 117 öğretmenimiz, 21 ücretli öğretmenimiz vardır. Oradaki problem de aşılmıştır.
Sayın Adana Milletvekili Muharrem Varlı Bey’in, özellikle millî eğitim müdür yardımcıları, şube müdürleri, ilçe millî eğitim müdürleri ve ilçe şube müdürlerinin özellikle ücretlerinin sıkıntıya girdiğini ifade eden bir sorusu vardır.
Bununla ilgili kararname kısa bir süre önce Bakanlar Kurulundan çıkmıştır. Dolayısıyla bu problem ortadan kalkmıştır değerli arkadaşlarım.
İstanbul Milletvekili Sayın Sacid Yıldız, branşlar bazında öğretmen kontenjanlarının hangi kriterlere göre tespit edildiğini ifade etmektedir. İhtiyaç duyduğumuz öğretmen ve atama yapılacak öğretmen sayısı arasında bir doğru orantı kurulmaktadır. İhtiyaca göre bu öğretmen sayıları, değerli arkadaşlarım, belirlenmektedir.
Yine Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz Bey, YÖK Başkanının özellikle bu kılık kıyafetle ilgili, Anayasa değişikliğinden sonra gönderdiği genelgeyle ilgili yapılan bir şikâyet üzerine, benim özellikle soruşturmaya, kovuşturmaya izin vermeyeceğim şeklindeki beyanımı ihsası rey olarak değerlendirmektedir. Değerli arkadaşlarım, ben hâkim değilim. Siyasetçiler, söyledikleri her şeyden dolayı, ortaya koydukları bütün görüşlerden dolayı zaten ihsası reyde bulunurlar. Dolayısıyla, bu yönüyle ben görüşlerimi açıkladım, bu görüşlerimi kamuoyu huzurunda ifade ettim. Ben hâkim olmadığım için ihsası reyde bulunmam şeklindeki bir iddia çok anlamlı değildir.
Niğde Milletvekilimiz Sayın Mümin İnan, Niğde’deki derslik açıklarından söz etmektedir. “Ne kadardır?” şeklinde bir soru sormaktadır.
Niğde bu anlamda Türkiye'nin en rahat vilayetlerinden birisidir Sayın İnan. Yirmi dört okulda ikili öğretim yapılmaktadır. Bunların tekli öğretime geçmesi hâlinde iki yüz derslik gibi bir dersliğe ihtiyaç vardır. Türkiye’de en az, ikili öğretim yapılan vilayetlerden birisi Niğde’dir. Zaman içerisinde, ümit ediyorum ki biz bunların hepsini aşacağız, sadece Niğde için değil bütün Türkiye için aşacağız. Boş geçen dersimiz yok, gerek kadrolu gerekse ücretli öğretmenlerimiz bu dersleri doldurmaktadırlar.
Kütahya Milletvekilimiz Sayın Alim Işık tarafından öğretmen atamalarıyla ilgili soru sorulmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, çok sayıda öğretmen adayı vardır. Okullardan, üniversitelerden öğretmen adayları mezun olmaktadır ama bunlar niçin atanmamaktadır? Bu problem tabii sadece öğretmen arkadaşlarımız için geçerli değil. Türkiye’de ziraat fakültesini bitirmiş ama iş bulamamış, atanamamış binlerce insan var; iktisadi ve idari bilimleri bitiren, atanamamış insanlar var; veteriner hekimliklerini bitirmiş, atanamamış insanlar var. Her yıl en fazla kadro Millî Eğitim Bakanlığına tahsis edilmektedir ve ihtiyaç esaslı olarak bunlar atanmaktadır. Bunun detaylarını değerli arkadaşlarıma yazılı olarak arz edebilirim. Ama dediğim gibi, gerek açıktan gerek naklen de bu atamalar yapılmaktadır belli bir yüzdeyle. Şubatta yapacağımız atamada da belli bir sayıda açıktan atama yapacağız.
Yine Sayın Gaziantep Milletvekilimiz Yaşar Ağyüz tarafından, İstanbul Millî Eğitim Müdürünün söylediği iddia edilen bir konuyla ilgili, bir ifadeyle ilgili bir soru sorulmaktadır.
Millî Eğitim Müdürü kendisinin böyle bir şey söylemediğini ancak İnternette böyle bir yazı okuduğunu, böyle bir ifade yer aldığını söylediğini ifade ediyor, ama basın mensupları tarafından bunun böyle yansıtıldığını söylediği için, kendisi bunu zaten tekzip ettiği için, müsaadenizle bunun üzerinde çok fazla durmayacağım.
Bursa Milletvekilimiz Sayın İsmet Büyükataman, Türkiye çapında taşımalı eğitimden dolayı boş olan okulları değerlendirip değerlendirmediğimizi, bu konudaki görüşlerimizi soruyor.
Değerli arkadaşlarım, tabii sadece taşımalı eğitimden dolayı değil, kırsal kesimden şehre yaşanan yoğun göçten dolayı, malumunuz, mezralarda tek derslikli, iki derslikli çok sayıda okulumuzun boş kaldığı doğrudur. 16 bin küsur okul bu anlamda boştur, biz bunun 3 binini yeniden okul olarak devreye soktuk. Valiliklere bunlardan bir kısmının anaokullarına dönüştürülmesi, bir kısmının biçki dikiş kursları ve diğer yaygın eğitim faaliyetlerinde kullanılması, eğer hiçbir şekilde Millî Eğitimin ihtiyacı yoksa köy tüzel kişiliğine devredilmesi veya başka kurumların ihtiyacı varsa onlara tahsis edilebileceği ile ilgili bir genelge gönderdik. Ayrıca, ekonomik ömrünü büsbütün tamamlamışsa bunların yıkılarak envanterden çıkarılması yönünde bir genelge gönderilmiştir ve çalışmalar bu genelge çerçevesinde yürütülmektedir.
Yine Sayın Reşat Doğru’nun, o günkü şartlarda sorduğu bir soru var, Tokat Zile’de idarecilerin asaleten ve vekâleten hangi oranlarda görev yaptıklarını soruyor. Zile ilçesinde 40 müdür normu vardır, bunun 15’i asaleten, 25’i vekâleten yürütülmektedir.
Ayrıca, yine Reşadiye’nin ve Tokat’ın özellikle üniversite sınavlarındaki başarısı sorulmaktadır. Bu başarı aslında kayda değer bir başarıdır. 2007 yılında yüzde 82,7’lik bir başarı sağlanmıştır. Bu oran 2008 yılında yüzde 94,2’ye yükselmiştir. Böyle de iyi bir gelişme vardır.
Van Milletvekili Sayın Özdal Üçer, Van’daki rehberlik araştırma merkezinin yeterli olmadığını, dolayısıyla taliplilere çok uzun sürelerde gün verildiğini ifade etmektedir. Van merkezi ve Erciş’te olmak üzere iki rehberlik araştırma merkezimiz vardır ancak iddia edildiği gibi çok uzun sürelerle gün verilmemektedir, ay sonu gelmeden gerekli ihtiyaçlar karşılanmaktadır değerli arkadaşlarım.
Ayrıca, yine İstasyon İlköğretim Okulunda, benim, müdür muavini olan kardeşimle ilgili bir soru sormuştur Sayın Milletvekili. Burada sözü edilen ifadelerin hiçbirisi gerçeği yansıtmamaktadır. Sadece siyasi husumet, “Çamur at, tutmazsa izi kalsın.” kabilinden maalesef iftira diyebileceğimiz iddialardır, gerçekle ilgisi yoktur.
Yine, Erzurum’da bir yatılı okulumuzda, Karaçoban ilçesi YİBO’da bir öğrencinin dayak sonucu öldürüldüğü iddia edilmiştir, Sayın Vekil bu iddiaları gündeme taşımıştır ancak yaptığımız incelemelerde bunun kesinlikle doğru olmadığı, ayrıca Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin vermiş olduğu otopsi raporunda da bu öğrencinin ölümünün kendisinde mevcut kalp hastalığına bağlı kalp yetmezliği sonucu solunum ve dolaşım durumundan meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümünde harici bir etkinin rolünün saptanmadığı ifade edilmiştir.
Bu okulla ilgili olarak bu iddiaları içeren geçmişte bir soruşturma da söz konusu değildir.
Mersin Milletvekilimiz Sayın İsa Gök’ün, 10 Kasım dolayısıyla Aydıncık ilçesindeki 5 okulun sadece 1’inde Atatürk’ü anmayla ilgili program yapıldığı, diğerlerinde yapılmadığı şeklinde bir iddiası vardır.
Bu kesinlikle doğru değildir, hepsinde yapılmıştır. Birinde küçük bir ihmal görülmüş, soruşturma açılmış ve idarecilere gerekli cezalar verilmiştir.
Kütahya Milletvekilimiz Sayın Alim Işık, yine teknik öğretmenlerin atamaları esas olmak üzere öğretmen atamalarıyla ilgili soru sormuştur.
Değerli arkadaşlar, bilim ve teknoloji alanında 2008 yılı ikinci atama döneminde 1.162 öğretmen; elektrik elektronik teknolojilerinde 30 öğretmen, öte yandan ahşap teknolojisinde 13, bilişim teknolojisinde 307, büro yönetimi ve sekreterlik bölümünde 3… Bunun çok detaylı bir dökümü var.
Mesleki ve teknik eğitim öğretmenlerinin çok fazla atanmamasının temel sebebi mesleki ve teknik eğitimde geçmişte yaşanan maalesef gerileme sürecidir. Geçmişte çok fazla öğretmen olduğu için o öğretmenleri şu anda istihdam ediyoruz. Ama mesleki ve teknik eğitimde yüzde 28’den yüzde 43’e geldik. Bu tırmanış devam edecektir ve bu tırmanışla birlikte, bu yükselmeyle birlikte mesleki ve teknik eğitim alanında da öğretmen atamalarına devam edeceğiz değerli arkadaşlar.
İstanbul Milletvekilimiz Sayın Sacid Yıldız, okulların İnternet sitelerindeki bazı ifadelerle ilgili bir soru sormuştur.
Okullardaki İnternet sitelerinde cumhuriyetin temel niteliklerine, Millî Eğitim Temel Kanunu’na aykırı bir durum tespit edildiği zaman gerekli inceleme ve soruşturma yapılmakta ve bu problemler giderilmektedir arkadaşlar. Ama Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün kontrolünde olan Millî Eğitim Bakanlığı web sayfasında böyle bir şey bugüne kadar olmamıştır, olmaz da. Diğerlerinde olduğu zaman da gerekli müdahalede bulunuyoruz.
Mersin Milletvekilimiz Sayın İsa Gök, okullarda özellikle elektrik ve su paralarının ödenmesiyle ilgili ödenek sıkıntılarından söz etmektedir.
Değerli arkadaşlar, birçok kamu kurumu, sadece okullar değil, bazen ödenek üstü harcama yapmaktadırlar ve buralarda ödenek sıkıntısı yaşanabilmektedir. Her kurumda yaşanabildiği gibi millî eğitim kurumlarında da yaşanabilmektedir ama bütçe çerçevesinde bu ödenekler tahsis edilmektedir.
Manisa Milletvekilimiz Sayın Mustafa Enöz, yine ücret kararnamesinden, millî eğitim müdür yardımcıları, şube müdürleri, ilköğretim müfettişleri ve daha birçok insanı içine alan ücret kararnamesinden söz etmektedir. Bu kararname Bakanlar Kurulundan çıkmıştır, bu problem ortadan kaldırılmıştır.
Yine Sayın Mustafa Enöz şube müdürlerinin niçin sınavla atanmadığını sormaktadır. Daha önce sınavı kazanan şube müdürlerinin atamaları yapılmaktadır, sırası geldikçe peyderpey yapıldı, yapılmaktadır ve o şartları haiz olan insanlar ayrıca yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Yine Sayın Mustafa Enöz’ün, şube müdürlerinin sınavıyla ilgili ikinci bir sorusu var, aynı mahiyettedir, bunu geçiyorum.
Sayın Mustafa Enöz’ün yine ücret kararnamesiyle ilgili 6/614 sayılı soru önergesi aynı mahiyettedir, onlara cevap verdim.
6/615 sayılı soru önergesi yine aynı mahiyettedir, ona da cevap verdim.
Van Milletvekili Sayın Özdal Üçer’in yine bir öğretmenin, Nuran Altan Göl’ün, atamasında uygunsuzluk olduğuna dair bir iddiası vardır. Bu kişiye kişiye özgü bir muamele kesinlikle yapılmamıştır, genel usuller ve esaslar çerçevesinde yapılmış bir atamadır. Burada da herhangi bir problem söz konusu değildir.
Sayın YÖK Başkanına tahsis edilen bir araçla ilgili olarak Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Akif Ekici bir soru sormaktadır.
Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanın A veya B kurumunun başındaki insana araç tahsis edilmesiyle ilgilenmekten daha öte çok daha önemli işleri vardır. Kimin kararıyla, kimin talimatıyla tahsis edildiğini bilmiyorum ama bütün kurumlarımızda pozisyonlarının etkililiği, ağırlığı nispetinde onlara kamu tarafından araç tahsis edilmektedir. Bu soru buraya gelecek kadar üzerinde durulacak bir soru değildir. Daha önceki YÖK Başkanı da yaya yürümedi, ona da araç tahsis edildi, buna da araç tahsis edilmektedir, bakanlara da edilmektedir ve Türkiye'de kendisine araç tahsis edilmesi gerekenlere hangi usul ve esaslar çerçevesinde araç tahsis ediliyorsa Sayın YÖK Başkanına da o çerçevede araç tahsis edilmiştir.
Yüce heyetinize saygıyla arz ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 3 Şubat 2009