İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)

Hüseyin Ekmekcioğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 910 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU (S.S.237)); konuşma 910 kelime.

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2003-07-24-esnaf-ve-sanatkarlar-ve-diger-bagimsiz-calisanlar-sosyal-sigortalar-ku-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 15 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, sayıları yaklaşık 4 000 000'u bulan, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde, ülke nüfusunun üçte 1'ini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın, ülkemizin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel yaşamlarında taşıdıkları önem bugün artık tartışılmaz bir gerçektir.

Esnaf ve sanatkârlarımız, esnek yapıları sayesinde olağanüstü dönemlerde her zaman ulusal ekonomilerin cansimidi olmuşlardır. Son olarak yaşanan ekonomik krizlerde, büyük işletmeler bu koşullara ayak uyduramayıp, birer birer yok olurken, işçi çıkarmaya devam ederken, esnaf ve sanatkârlarımız ayakta kalma mücadelesi vermiştir ve vermeye de devam edecektir.

Örgütlü, örgütsüz, sayıları 4 000 000'a yaklaşan ve tam 227 değişik işkolunda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlarımızın sorunlarının temel nedenlerinin, onların önemini kavrayamayan ve bu nedenle bu kesimi âdeta yok farz eden yönetimlerin varlığı olduğunu öncelikle belirtmek istiyorum.

Yaşanan derin ekonomik krizin piyasalarda neden olduğu daralma, üretimlerin düşmesi sonucunu da beraberinde getirmiş, bu olumsuz durum, doğrudan esnaf ve sanatkârlarımızı da son derece etkilemiştir.

Son birbuçuk yılda kapanan ve devredilen esnaf ve sanatkârlar işyeri sayısı 300 000'i aşmıştır. Bu sayıdan çok fazlasınınsa, giderek artan borçları nedeniyle işyerlerini kapatmaları an meselesi haline gelmiştir. Son iki yılda yeni işyeri açanların sayısının da yüzde 7 oranında azalmış olması, bu konuya eğilmemiz gerektiğinin kanıtıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kişilerin, doğanın, toplumsal ve ekonomik yaşamın önüne çıkardığı sosyal risklere karşı kendini güvenlik altına alma istek ve çabası insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar, topluluk halinde yaşamaya başladıkları tarihten itibaren, gerek kendileri gerekse aile fertleri için, gelecek günlerde karşılaşabilecekleri sosyal tehlikelerin kaygısını taşımışlar ve bu tehlikelerin iktisadî sonuçlarına karşı belirli güvenceler aramışlardır.

Esnaf ve sanatkârlarımızın en önemli sorunu, düşük standartlı sosyal güvenlik, yani Bağ-Kur sorunudur. Bugün Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu ile Bağ-Kurun sosyal güvenlik standartları arasındaki fark son derece açıktır. Esnaf ve sanatkârlarımız, âdeta ikinci sınıf vatandaş olarak kabul edilerek, düşük standartlarda emeklilik ve sağlık sigortası uygulamalarına muhatap kılınmaktadır. Bağ-Kur, organize edilerek hizmet etkinliği artırılmalı, en azından, bu kuruluşumuzun, ülkemizin diğer sosyal güvenlik kuruluşları standartlarında sosyal güvenlik hizmeti vermesi sağlanmalıdır. Bu nedenle, tartıştığımız Bağ-Kur tasarısında bu kesimin lehine düzenlemeler getirilmeli, primlerini rahatlıkla ödeyebilecekleri, emekli olduklarında aldıkları maaşla mutlu olabilecekleri birtakım düzenlemeler yapılmalıdır.

Tasarının 15 inci maddesi, vergiden muaf esnaf hariç, diğer esnaf ve sanatkârların Bağ-Kura tabi sigortalılıklarının başlangıcında ve bitişinde vergi daireleri kayıtlarının esas alınmasını öngörmektedir. Bilindiği üzere, esnaf ve sanatkârlar sicili kayıtları, kamu güvenini haiz resmî kayıtlardır. 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununun 114 üncü maddesinde belirtildiği üzere, esnaf ve sanatkâr sicillerinin sağlıklı ve güvenli bir şekilde tutulması ve yayımlanması amacıyla, her il merkezinde, ticaret davalarına bakan asliye hukuk hâkimleri nezdinde o ili kapsamak ve il sınırlarında çalışmak üzere, esnaf ve sanatkâr sicili kurulmaktadır. Sicil işlemleri, ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemesinin gözetimi altındaki Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca atanan sicil memuru tarafından yönetilmekte ve Türk Ticaret Kanununun 26 ile 40 ıncı maddeleri arası esnaf ve sanatkâr sicili hakkında uygulanmaktadır. 1479 sayılı Kanunun anılan maddesinde yapılan bu değişiklikle, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla geçmişte getirilen ve ciddî mağduriyetlere sebebiyet veren sorunları yeniden ortaya çıkaracak; esnaf ve sanatkâr kayıtları, güvenilir olmasına rağmen, dikkate alınmayacak; meslek kuruluşları, sistemin dışına itilecektir. Meslek odalarının esnaf ve sanatkâr sicil kayıtlarının tescili, sigortalılığın terkini ve adres güncelleştirmelerindeki rolünü gözardı eden, esnafımızla sürekli işbirliği içinde çalışmış meslek kuruluşlarını sistem dışında bırakan bu maddede, önceden olduğu gibi, esnaf ve sanatkâr siciliyle birlikte meslek odaları kayıtlarının da dikkate alınmasına ilişkin düzenleme yapılmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, tasarının 15 inci maddesinin son fıkrasında, kuruma kayıtlı ve tescili yapıldığı halde beş yıl veya daha fazla süre prim ödememiş olan sigortalılar ile prim ödemesi bulunan sigortalıların ödediği primlerin tam olarak karşılığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıklarının kurumca resen sona erdirileceğine dair hüküm yer almaktadır. Prim ödememe süresi ne olursa olsun, sigortalıların bu hakkının sona erdirilmesi düşünülemez. Kurumun alacağını tahsil etmesi, kendi görevidir ve buna ilişkin usul ve esaslar, tasarının ilgili maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, gerek ekonomik koşullar gerekse bilgisizlik ve ihmalkârlık nedeniyle prim ödememesi halinde bu hakkın sigortalının elinden alınması, onun geleceğini tehdit edecektir.

Değerli milletvekilleri, yıllardır ekonomik krizler yaşayan ülkemizde, esnaf ve sanatkârlar ve tarım kesimleri, tüm kesimler gibi, bu krizlerden üzerlerine düşen payı almışlardır. Geçmiş hükümetlerde olduğu gibi, bu hükümet de, esnaf ve sanatkârlar ve tarım kesimimizin ekonomik ve sosyal durumlarını iyileştirici hiçbir önlem almamıştır. Bugün gündeme gelen tasarı da aynı nitelikleri taşımaktadır. Görüşülmekte olan kanun tasarısında yapılmak istenen değişiklikler, esnaf ve sanatkârlarımızı, tarım kesimindeki çalışanlarımızı rahatlatmaktan yana değil, daha da sıkıntıya sokmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, yasa tasarımızla değişiklik yaparken, özellikle ve öncelikle, düzenleme yaptığımız konularla ilgili toplum kesimlerini rahatlatıcı düzenlemeler yapmalıyız. Yapılan düzenlemeler, demokratik kitle örgütleriyle tartışılıp, onların görüş ve önerileriyle olgunlaştırılıp, ülkemizin uzun yıllardır birikmiş sorunları elbirliğiyle çözülmelidir.

Değerli milletvekilleri, önümüze gelen kanun tasarısından anlaşılıyor ki, esnafımız ve tarım kesiminde çalışan vatandaşlarımızın sıkıntılarını çözücü önlemler alınmamıştır.

Arkadaşlar, küçük esnaf ve sanatkârlarımızı yaşatalım. Esnafımız, bu ülkeye nefes aldıran kesimdir; vücudun akciğeri gibidir, topluma nefes aldırır. Bu kesimleri boğmamalıyız; fakat, yapılan uygulamalar tersini göstermektedir. Büyük bir istihdam alanı olan bu kesimler ortadan kaldırılırsa, hem ülkemizdeki işsizlik sorununun artmasına sebep oluruz hem de toplanan vergilerin azalmasıyla bindiğimiz dalı keseriz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin sayıca en büyük kesimini oluşturan esnaf ve sanatkârlar gözardı edilerek ve dışlanarak bir ekonomi politikası uygulanamaz. Bu nedenle, esnaf ve sanatkârlarımız desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Esnafımız, ekonomimizin, ülkemizin belkemiğidir; artık, değerli esnaf ve sanatkârlarımızı hak ettiği yere getirmeliyiz.

Bu yasa tasarısıyla ilgili olarak yapmış olduğumuz eleştirilerin dikkate alınacağını ümit ederek, Yüce Heyeti saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook