Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Bitlis Milletvekili ·
DEM Parti
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 542 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Olan (DEM Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 542 kelime.
Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-olan-2026-11-04-tutanak-metni-5 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91392
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜSEYİN OLAN (Bitlis)Teşekkürler Başkan.
Sayın TÜRASAŞ'ın değerli yöneticileri, değerli hazırun; Eskişehir'in, Adapazarı'nın, Sivas'ın demir yolu fabrikaları bu ülkenin yüz yıllık sanayi birikimidir. Trenin kamu fabrikasında kamu işçisinin eliyle üretilmesinden yanayız. Yerli lokomotif üretilmesinden, 2025'te işçi alınmasından elbette ki memnunuz. Biz barışı ve demokratik toplumu, emeğin güvencede, kamu malının halkın denetiminde olduğu bir düzen olarak anlıyoruz. Bu fabrikalara da bizler bu gözle bakıyoruz. Sayıştayın dört yıldır yazdığı bir vurgu var: Fabrikada sipariş yok, malzeme yok, işçi tezgâhın başında bekliyor. Bunun maliyeti 2021'de 216 milyon, 2022'de 139 milyon, 2024'te 182 milyon lira; dört yılda toplam 680 milyon lira. Peki, aynı yıllarda ne oluyor? Aynı fabrikalar "Kapasitemiz yetmiyor, iş acele." diyerek işi özel firmalara veriyor. Sayıştayın cümlesi aynen şöyle: "Birbiriyle çelişen durumlardır." Dışarıya yaptırılan üretim işinin tutarı 2021'de 60 milyon lira iken 2024'te 1 milyar 535 milyon liraya çıkmış, üç yılda 25 kat artmış. Kuruluşun gönderdiği cevapta "İmalatta iş yok ama onarımda iş çok. İşçiyi bir bölümden ötekine kaydıramıyoruz." Çözüm işi taşerona vermek değil ki işçiyi eğitmek, kadro açmaktır. Bugün bu fabrikalarda 1.088 taşeron işçi çalışıyor, her 2 kadrolu işçiye 1 taşeron. Aynı trenin üzerinde aynı kaynağı yapan 2 işçiden 1'inin maliyeti ötekinin yarısıdır ne yazık ki.
Diğer bir konu, kıdem tazminatı. Sayıştay 2021'de yazdı, 2022'de, 2024'te yine yazdı. Bu şirket işçisinin kıdem tazminatı için bilançosundan karşılık ayırmıyor. Kuruluşun kendi hesabına göre ayrılması gereken tutar 796 milyon lira. Peki, neden ayırmıyorsunuz? Cevabınızı okuyorum: "Bu durum gelir tablosu ve bilanço dengemizi bozacaktır diye." Yani bir işçinin alacağını gelir tablosunu bozacak diye belirtmek doğru bir yaklaşım değildir.
Üçüncü konu, Sakarya'daki fabrikanın deposunda yıllardır kullanılmayan pirinç çubuklar, borular var. Kanun açık, kamu kurumu ihtiyaç fazlası metali Makine ve Kimya Endüstrisine devreder, seçme hakkı yoktur. Ne yapılmış peki? 2023'te 3 kez, 2024'te 1 kez, toplam 3 milyon 947 bin liralık malzeme özel bir firmaya ihalesiz satılmış. Fiyatı nasıl belirlemişler? Sayıştay diyor ki: "İnternetten hurda fiyatına bakarak." Ve Sayıştayın dikkatini çeken bir ayrıntı bu firma istediği malzemeyi fabrikanın depo koduyla biliyor. Peki, kimdir bu firma, buradan sormak lazım.
Şimdi, en çok önemsediğim konudan biri de hep değindiğim üzere emekçilerin sorumludur. 14 Ocak 2025'te tek bir günde 504 işçi emekli olmuş. Kuruluşun kendi raporuna göre yirmi beş yıldan fazla kıdemi olan işçi sayısı bir yılda 611'den 139'a inmiş. Bugün işçilerin yarısından fazlası beş yıldan az kıdemlidir. Lokomotif yapmak ustadan çırağa geçen bir bilgidir. O ustalar gitti, peki şimdi ne yapıyorsunuz? Aynı raporda bir tablo daha var: İş kazaları 2024'te 13, 2025'te 141, yüzde 25 artış olmuş iş kazalarında. Sakarya'da kayıp iş günü 148'den 568'e çıkmış. Raporda bu artış için tek bir cümle, açıklama yok.
Vekili olduğum Bitlis için de bir talebim var. Bu şirketin Sivas'ın doğusunda tek bir tesisi yok. Tatvan'da, Van'da çalışan lokomotif ve vagon ağır bakım için yüzlerce kilometre batıya gidiyorlar. Sayıştay 2022'de "Ülke genelinde yaygın bakım atölyeleri kurun." demişti. Tatvan'da bir bakım atölyesi için fizibilite yapılması, ülkenin işsizlik oranının en yüksek olduğu ve en düşük gelir seviyesine sahip bir il olan Bitlis için yerinde bir karar olacağı kanaatindeyiz. Trenleri yapan eller güvencesizse, taşeron ile kadrolu aynı tezgâhta iki ayrı ücretle çalışıyorsa, kamu malı ihalesiz satılıyorsa burada kamunun aşılmasından söz ederiz. Ülkenin bütün bölgelerini birbirine bağlayan demir yolu eşitliğin ve barışın da yoludur. Onu üreten emekçiye hakkını vermek hepimizin görevidir diyor ve hepinize çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
36 konuşma daha · 4 Kasım 2026