Mersin ilinde son zamanlarda yaşanan olaylara ilişkin
Mersin Milletvekili ·
Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Mart 2005 · 750 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Özcan, 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNDE SON ZAMANLARDA YAŞANAN OLAYLARA İLİŞKİN); konuşma 750 kelime.
Hüseyin Özcan (Mersin). “Mersin ilinde son zamanlarda yaşanan olaylara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2005-03-30-mersin-ilinde-son-zamanlarda-yasanan-olaylara-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin'de gelişen son olaylar ve Mersin'in sıkıntıları hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 21 Mart Nevruz Bayramında, Mersin'de, yetmiş milyon insanımızın onuru, haysiyeti ve ulusumuzun simgesi olan ulusal bayrağımıza karşı yapılan saldırıyı, yapan ve yaptıranları nefretle kınıyoruz.
Bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımıza saldırı nereden gelirse gelsin, bayrak, o ulusun en büyük değeridir, onurudur. Halkımız, bu tür bölücü faaliyetler içerisinde olan grupların ve partilerin provokasyonuna ve kışkırtıcılığına karşı duyarlı ve anlayışlıdır. Bazı siyasî partilerin bayrak ve bağımsızlık konularında halkın bu duyarlılığını istismar ederek, kendilerine siyasî rant peşinde koşmaları, hem tehlikenin hem de bölücülüğün göstergesidir. Ülkemizde yaşayan tüm insanlarımız ulusal değerlerimize son derece saygılıdır ve bu konuda kimsenin kendisini ötekinden üstün ve yakın görmemesi gerekir.
Değerli milletvekilleri, bu olayların Mersin'de başlaması bir tesadüf değildir; çünkü, Mersin'de, ekonomik, sosyal ve kültürel sıkıntılar had safhadadır. Durup dururken, Mersin, sıkıntılar şehri haline gelmemiştir. Geçmişe şöyle dönüp bir baktığımızda, Mersin, 1980 öncesi anarşiden ve daha sonra güneydoğudaki terör olaylarından dolayı, bir sığınma kenti durumuna gelmiştir. Buraya gelen insanlar hem can güvenliği hem de aş ve iş bulmak ümidiyle gelmişlerdir. Bu olayları takiben Körfez Savaşının başlaması, 1994 ve 2001 yıllarındaki ekonomik krizler Mersin ekonomisine büyük darbeler vurmuştur. Öncelikle inşaat sektörü, taşımacılık ve süratlice tarım alanlarının beton yığını haline gelmesinden dolayı, Mersin ekonomik olarak büyük bir sıkıntı yaşamıştır. Yeteri kadar istihdam alanı olmayınca ve tedbir alınmadığı sürece, Mersin'de, yoksulluğun, hırsızlığın, gasbın, cinayetin önü alınamayacak ve bazı siyasî partilerin, ırkçı ve bölücü grupların bu yoksul insanları her zaman kullanabileceği ve istismar edeceği, bir gerçektir.
Sayın milletvekilleri, Mersin'in kentsel dönüşüm ve sosyal uyum sorunu ve işsizlik sorunuyla birlikte kentin nüfusu son otuz yılda beşe katlanmıştır. Göç edenler genellikle varoşlarda yaşamakta, Mersin'de binaların yükseldiği sahil şeridinin ve modern kentin hemen yanında hiçbir yapının olmadığı, park ve spor tesislerinin bulunmadığı, hatta, eğitim ve sağlık hizmetlerinin bile asgarî ölçüde sunulmadığı mahalleler uzanmaktadır. İşte, bu koşullarda yaşayan, kent kültüründen kopmakta, devletine düşman olmakta ve hiçbir değerden nasibini alamamaktadır.
Bu sıkıntıları Meclisle paylaşmak için 25.6.2003 tarihinde bir Meclis araştırması önergesi vermiştim. Maalesef, iki yıla yakındır bu araştırma önergemiz gündeme alınmamıştır.
Mersin'de bu sıkıntılar çekilirken, hükümetin, bu kadar göç alan bir kenti Teşvik Yasasından faydalandırmaması hakikaten üzücüdür. Oysa, Mersin, bu göçü teşvik vermiş olduğumuz illerden almıştır.
Değerli milletvekilleri, bunlar yetmiyormuş gibi, Bakanlar Kurulumuzun 2004/8336 sayılı kararı gereğince, Mersin Ulaştırma Bölge Müdürlüğünün kapatılarak, Adana Ulaştırma Bölge Müdürlüğüne taşınması öngörülmüştür. Oysaki, Adana'da 7 adet yetki belgeli firmanın kayıtlı araç sayısı 230 iken, Mersin'de 120 adet yetki belgeli firmanın araç sayısı ise 6 500'dür. C2 yetki belgesine dair bir istatistik çıkarıldığında, 120 tanesinin Mersinli firmalara, yalnızca 8 tanesinin Adana'daki firmalara ait olduğu tespit edilmiştir. Mersin'in büyük özellik gösteren limanı, serbest bölgesi ve sahip olduğu potansiyeli bir çırpıda kaldırılıp, Adana'ya taşımak, şehrimizi ve insanlarımızı son derece zor duruma sokacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, tamamlayın.
HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)Mersin Ulaştırma Bölge Müdürlüğünün kapatılması, Adana olarak belirlenen merkezin Mersin olarak değiştirilmesi ve rahatlatıcı tedbir olarak Mersin Bölge Müdürlüğünün şube müdürlüğüne dönüştürülmesi, Mersin için çok ciddî bir zorunluluktur.
Değerli milletvekilleri, ayrıca, 1944 yılında kurulmuş olan Mersin Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, ıslah ve yetiştirme tekniği konusunda araştırma yapan tek kuruluştur. Köylümüze, araştırmasıyla, hizmetiyle bilgi sunan bu millî kuruluşumuzun geleceği konusunda bir belirsizlik vardır. Kapatılmasının söz konusu olması, hem amacından hem de işsizlik açısından dolayı Mersin'e olumsuz etkisi olacaktır.
Yine, o düzlemde, Silifke SEKA Fabrikasının özelleştirilmesi ve satılması konusu ise, yıllarca gündemde tutulan bir konudur. Bu konuda, çalışanlar ve bölge halkı sıkıntı içerisindedir. Sonuç olarak, daha bir netice alınmamıştır.
Değerli milletvekilleri, Mersin'de, gerçekten, köylülerimizin, çiftçilerimizin büyük sorunları olduğunu müteaddit defalar hatırlatmıştık. Türkiye'de olduğu gibi, Mersin çiftçisinin de mahsullerinin para etmemesi, hükümetin, çiftçilerimizin ürettiklerine yeteri kadar teşvik vermemesi, çiftçiyi büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Köylerimizde de, artık, işsizlik oranı had safhaya gelmiştir. Hükümetimiz, bir an önce, çiftçilerimizin bu çığlıklarına kulak vermek zorundadır.
Bütün bunların yanı sıra, Mersin Organize Sanayi ve Mersin ticaret ve sanayi kuruluşlarının ve orta ölçekli işletmelerin, esnaf kuruluşlarının, üniversitenin taleplerini ve isteklerini hükümetimizin gözönünde bulundurması gerekir.
Değerli milletvekilleri, yukarıda değindiğimiz konular üzerinde hükümetimizin ciddiyetle durması ve çözümleri değerlendirmesi gerekmektedir. İşsizliğin, yoksulluğun, perişanlığın her geçen gün arttığı Mersinimizde tekrar böyle çirkin olaylar yaşamak istemiyorsak, Mersin'i sahiplenmeliyiz. Rahatlatıcı ortamın yaratılması için yeni istihdam alanları yaratmak zorundayız; yoksa, Mersin, hür türlü olayın yaşanabileceği bir şehir olmaktan çıkmayacaktır.
Bu dileklerle sizlere saygılarımı sunuyorum.
Hükümetimizin, gerçekten, Mersin'de, tekrar, insanların acı günler yaşamaması için, bir an önce, el koyması gerekir diye düşünüyorum; çünkü, olaylar gelecekte daha çok büyüyecektir. Yazık olacak bu liman kentimize, Ortadoğu kentimize.
Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 30 Mart 2005