İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 118. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)

Hüseyin Özcan

Mersin Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 1.061 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Özcan (Anavatan Partisi), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLERİNİN BAZI DİSİPLİN CEZALARININ AFFI HAKKINDA (S.S 952)); konuşma 1.061 kelime.

Hüseyin Özcan (Anavatan Partisi, Mersin). “Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-06-21-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlerinin-bazi-disiplin-cezalarinin-affi-hak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 952 sıra sayılı kanun tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Anavatan Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi ve milletimizi, şahsım ve Anavatan Grubu adına, saygıyla selamlıyorum.

Tasarının 1 inci maddesiyle, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçlarıyla affedilmesi; buna karşılık, devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolandırıcı iflas, yüz kızartıcı ve şeref ve haysiyet kırıcı suçlar, istimal ve silah kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişki kesilmesi üzerine yapılacak bu kapsamlı af dışına çıkması öngörülmüştür.

Değerli arkadaşlar, ayrıca, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre verilmiş yer değiştirme cezaları ile meslekten çıkarma cezaları, emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları da kapsamdışı bırakılmıştır.

Değerli milletvekilleri, memur ve diğer kamu görevlilerinin uzun süredir merakla bekledikleri memur disiplin affı kanunu tasarısının, gecikmeli de olsa Meclis gündemine gelmiş olmasını, Anavatan Partisi olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Bu tasarı ise, bizim Sayın Milletvekilimiz Dursun Akdemir tarafından da, öncelikle, Meclisimize… Bugünkü görüştüğümüz tasarı, Anavatan milletvekilimizin imzası var. Bunları, AKP ve CHP milletvekilleri sahiplenmesin.

Bu disiplin affı, bütün Türkiyemizde 25 000 memurumuzu, yaklaşık, bu olayla karşı karşıya getirmiş ve bunların disiplin afları için çaba gösterilmektedir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesine göre, devletin kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asıl ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülüyor. O halde, kamu görevlilerinin kamu hizmetlerini hakkıyla yerine getirmesi, esasen, devletin anayasal görevlerini hakkıyla yerine getirmesi demektir. Öbür yandan, kamu görevlilerinin sıkıntı içinde olması, fiziken ve psikolojik olarak yetersiz olmaları, aslında devletin yetersiz olması demektir; yani, devletin, anayasal görevlerini hakkıyla yerine getirmemesi anlamına gelmektedir. İşte, bu nedenle, kamu görevlilerinin, siyasî mülahazadan uzak, huzurlu bir ortamda çalışmalarını sağlamak zorundayız.

Bütün zorluklara rağmen, memurlarımızın, haksız disiplin kovuşturmasıyla rahatsız edilmelerinin ve cezalandırılmalarının önüne geçmek zorundayız.

Değerli milletvekilleri, toplumun… Bu haksız uygulamalar karşısında ceza hukukuna göre cezalandırılmaktayız. Bununla güttüğümüz amaç, bir yandan toplumsal düzeni korumak, diğer yandan da, bu insanları yeniden topluma kazandırmaktır. Ceza kanunlarıyla getirilen cezalar, kişilerin hayatı, özgürlükleri ve sosyal durumları üzerinde etkili sonuçlar doğurmaktadır. Buna mukabil, disiplin cezaları, memurun yalnız meslekî hayatına ve yükselmesine ilişkin haklarına etki etmekte olup, esasen, disiplin cezalarının asıl amacı, memurların düzenli çalışmalarını sağlamak ve böyle, kamuda verimliliği artırmaktır.

Bu, ilk memur disiplin affı değildir. Tasarının genel gerekçesinde de belirtildiği gibi, daha önce, 1985, 1992 ve 1999 yıllarında olmak üzere, üç kez memur disiplin affı çıkarılmıştır. Gündemimizde bulunan bu disiplin affının, her nedense, sürekli, İktidar tarafından önü tıkanmış ve bir türlü Meclis gündemine alınmamıştı. Disiplin affına rakamlarla baktığımızda da, olayın vahameti iyi anlaşılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, insan olan hata yapabilir. Elbette ki, kamu görevlileri de, yoğun iş yükü altında hatalar yapmış olabilirler. Burada önemli olan, cezaların, hatalarının durumuna uygun olması ve memurlarımızın haklarını mahkeme huzurunda arayabilmeleridir. Memur disiplin affının 25 000 memurumuzu ilgilendirdiği ifade edilmekle birlikte, disiplin cezalarının yüzde 70'lik bölümünün ise uyarma ve kınama cezaları olduğu görülmektedir; yani, memurlarımızın kendilerine verilen disiplin cezalarına karşı haklarını arayamadıkları, dava açamadıkları disiplin cezası oluşturmaktadır. İşte, bu yüzden, önümüze gelen disiplin affı çok önemlidir. Hepimizin kamu kurum ve kuruluşlarındaki teftiş sisteminin, yani, zararlı boyutunu biliyoruz. İdareye yakın bürokratlar telkiniyle hareket eden müfettişler, âdeta bir tetikçi gibi hareket ederek, hedef haline getirilen kamu görevlisinin geleceğiyle oynamaktadırlar. Bu da, zaman içerisinde, sicil affı kanunu, memurlarımız arasında bir beklenti haline gelmektedir.

Disiplin cezaları, kamu hizmeti görevlilerinin, mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idarî yaptırımlardır. Disiplin cezaları, işlenen fiilin derecesine göre farklı yaptırımları içermektedir. Bu yaptırımlar, uyarma cezası, kınama cezası, memurların aylıklarının 1 bölü 30'u ile 1 bölü 8'i arasında kesinti yapılması, bir yıl ile üç yıl bulundukları kademelerde bekletilmeleri ve devlet memurluğundan çıkarılmaları şeklinde kendini göstermektedir. Dolayısıyla, disiplin affı olarak dava açılmaması ve dolaylı etkileriyle memurlarımız üzerinde çoğu kez siyasî amaçlara dayalı psikolojik baskı aracı olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, eğer bir disiplin affı çıkarılacaksa, bunu, sağlıklı, adil ve mümkün oldukça herkesi bağlayıcı saymalıyız.

Şimdi, kanun tasarısına bakıyoruz; disiplin affı, 2005, yani, 23.4.2005 tarihine kadar işlenmiş disiplin cezalarını kapsamaktadır. Buna baktığımızda, acaba, bu, önceki iktidarların vermiş olduğu bu disiplin cezalarını affettiğimizde, AKP İktidarı döneminde, 21 Haziran 2006'ya kadar olan memurları neden bu af kapsamı dışına çıkardıklarına baktığımızda, acaba, bunlar döneminde kendi aradıkları nitelikte göreve gitmedikleri veyahut da müfettişleri kanalıyla bu ceza verilen insanları affetmedikleri… Bu sicil affı konusunda, bunları kapsam dışına bırakmaları gerçekten bir ayırımcılıktır. "Bizimkileri ve ötekileri" anlamı çıkıyor; bu, ayırımcılığın ta kendisidir. Eğer, gerçekten, bu memurlar suç işlemediyse veyahut da suçları hafifletici disiplin cezaları ise, neden bu memurları siz kapsamdışı bırakıyorsunuz?

Biz, Anavatan Grubu olarak, bu 1 inci maddede, bugüne kadar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan cezaların affı konusunda önerge verdik. Önergemizi desteklerseniz seviniriz; çünkü, bu tarihe kadar birsürü memurumuz da mağdur olmaktadır. Eğer, memurlardan yana isek, memurların sıkıntısını paylaşacaksak, hiçbirini ayırmadan, bu affı, bugüne kadar olan, yani, yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan bütün memurların affı, sicil affı, bu Meclis, inanıyoruz ki, çıkarmalıdır diyoruz ve bunları eğer çıkarmadığımızda, ayırımcı olduğumuzu, adil olmadığımızı göstermiş oluruz.

Değerli arkadaşlar, memurların perişanlığı diz boyu. İşte, biraz önce arkadaşlarımız da söyledi; polis memurlarımızın, emeklilerimizin, dulumuzun, yetimimizin durumları çok ağır. Bugün, İstanbul'dan kaçıyorlarsa, bunlar İstanbul gibi büyük kentten kaçabilirler mi?! Ekonomik sıkıntılar bu insanları öyle bir noktaya getirmişler ki, artık, bu büyük kentlerden kaçmaya başlıyor. Memur bu durumdayken, bunların siyasî olarak verilmiş olan cezaları, hâlâ, bugüne kadar olan cezaları eğer görmemezlikten geliyorsanız, 2005 tarihinden bugüne kadar olan cezaları görmemezlikten geliyorsak, burada bir art niyet aramak zorundayız. Neden ayırımcılık yapıyorsunuz? Bunlar, Türkiye Cumhuriyetinin memurları. Sıkıntı içerisinde, belki, amirinin veyahut da siyasî bir baskının tesirinde kalmış ve suç işlemiş olabilir. Bu, suç sayılmaz; çünkü, devlet memuru özerk olmalıdır, siyasî baskı altında bulunmaması gerekir. Eğer, biz, bu memurlarımızın her yönüyle, ekonomik ve sosyal yönüyle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)…desteklediğimizde, inanıyoruz ki, sicil affıyla birlikte bu insanların çalışmasında daha şevkli bir ortam hazırlayacağız.

Bunun için, biz, Anavatan Grubu olarak -bu yasanın zaten teklifini bizim milletvekilimiz verdiği için- bu yasayı destekliyoruz; ama, sizlerden de, bugüne kadar olan suç işlenmiş veyahut da herhangi yüz kızartıcı suç olmayan, disiplin suçundan dolayı mağdur olan memurlarımızın da affı konusunda yardımcı olmanızı diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 21 Haziran 2006

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook