İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile yunanistan cumhuriyeti arasında sağlık alanında işbirliğine dair anlaşması hakkında (s.s. 3)

Hüseyin Pazarcı

Balıkesir Milletvekili · DSP

Genel Kurul, 3. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Ekim 2007 · 505 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Pazarcı (DSP), 3 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE YUNANİSTAN CUMHURİYETİ ARASINDA SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMASI HAKKINDA (S.S. 3)); konuşma 505 kelime.

Hüseyin Pazarcı (DSP, Balıkesir). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile yunanistan cumhuriyeti arasında sağlık alanında işbirliğine dair anlaşması hakkında (s.s. 3)”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 3 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2007-10-03-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-yunanistan-cumhuriyeti-arasinda-sagli (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b003/tbmm230020030296.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanması konusunda söz almış bulunuyorum. Hepinizi, bu vesileyle, saygıyla selamlıyorum.

Bu anlaşmanın yapılması, Türkiye ile Yunanistan arasındaki önemli sorunları da hesaba kattığımızda, tabii ki, olumlu bir iş birliği çalışması şeklinde ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, işin genelinde tasvip gördüğü muhakkak ve benim tarafımdan ve partimiz tarafından da tasvip gören bir husustur.

Ancak, bu anlaşmanın bir iki yanını dikkatinize sunmak istiyorum ve bu vesileyle, sayın Meclisimizin, bazı noktalarda, bu dikkati sarf etmesinin önemine de inanıyorum.

Şimdi, anılan sözleşmenin 1'inci maddesinin son fıkrası, son bendi şunu ifade ediyor: "Spesifik iş birliği alanları iki tarafın da ilgisine bağlı olarak karşılıklı onayları doğrultusunda belirlenecektir." Birtakım sağlık konulan sayılmış, bunların arasında, ayrıca, altını çizmek istiyorum, çevre sağlığı da var ve bunlara spesifik bazı alanların ekleneceği de ifade edilmiş, iki tarafın karşılıklı onayıyla. Karşılıklı onay bulunması önemli bir unsur. Fakat, bu onayı kim verecek diye sorduğumda, araştırdığımda, yine, Anlaşma'nın 6'ncı maddesi bunun cevabını veriyor. Diyor ki: "İş bu anlaşmanın yürütülmesi için Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Yunanistan Cumhuriyeti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı görevlendirileceklerdir." Tabii ki, sağlık alanındaki bir konuda daha doğalı da olamazdı diye düşünüyoruz. Ancak, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları düşündüğümüzde, bunun, biraz daha geniş değerlendirilmesi, buna biraz daha dikkatli bakılması gerektiğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Diyeceksiniz ki: "Ne var?" Az önce, benden önceki konuşmacı da belirtti: "Sınırları aşan çevre sorunları." dedi. İşte, gerektiğinde çevre sağlığıyla ilgili bir konu değerlendirilirken sınırları aşan bazı sorunlar söz konusu olmaktadır ve o sınır bizim sınırımız mı, bizim ülkemizde mi kalıyor o alan, yoksa öbür tarafta mı kalıyor şeklinde diplomatik olarak uzmanlar tarafından dikkat edilmesi gereken sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bunun bilincinde hareket edilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla Sağlık Bakanlığının sadece sağlık açısından teknik bir düzeyde dikkat edeceği bir husus, Türkiye'nin kabul edemeyeceği bazı sorunların önümüze getirilmesinin nedeni olabilir. Diyeceksiniz ki: "Paranoya mı?" Hayır sayın milletvekilleri, paranoya değil. Ben biliyorum ki, bir devirde Yunanistan -biliyorsunuz aramızda aidiyeti kararlaştırılamamış, sonuca varılamamış adacıklar, kayalıklar sorunu var- güvercin pisliklerini inceleme yetkisini AB'den alarak, dolayısıyla oradan fon elde ederek Yunanistan bazı adacıklar ve kayalıklar üstünde kendi egemenliği iddiasını bulunma, kanıtlan oluşturma yoluna gitmiştir. Dolayısıyla hiçbir risk yoktur şeklinde değerlendiremeyiz bu maddeyi, en azından Hükümetimiz, gerekli kuruluşlarımız bu işin bilincinde hareket etmezse. Bunu saygıyla milletvekillerimizin bilgisine sunmak istiyorum ve bu konuda, dolayısıyla, dikkat edilmesi gerektiğini, bunun bazı sorunlar mutlaka çıkarır demiyorum, çıkarabileceğini dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Bunun gibi, bundan önceki Anlaşma'yla da -Sayın Başkanımız görmediler arkada kaldığımız için- bir şey söylemek istiyordum. Suistimal ettiğimi zannetmiyorum bu konuda söz almayı, çünkü aşağı yukarı aynı mealde bir görüş ifade edecektim önceki Anlaşma'yla ilgili. Orada, bu mevcut mutabakat zaptının geçici olarak uygulanacağı öngörülmüş. Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti anlaşmalarının onaylanması, Meclisçe uygun bulma kanunu çıkarılmasına veyahut da Anayasamızın 90'ıncı maddesinde sayılan istisnalar çerçevesinde Hükümetimizce uygun görüldükten sonra, Sayın Cumhurbaşkanının imzasıyla onaylanır. Dolayısıyla, geçici uygulama şeklinde -bu, 2004'te yapılmış bir anlaşma- hiçbir millet iradesi ifadesini almadan, onayını almadan uygulanma gibi bir duruma girmektedir. Geçici anlaşmalarla ilgili de sayın Meclisimizin dikkatini çekmeyi görev olarak kabul ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 3 Ekim 2007

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook