Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)
Şanlıurfa Milletvekili ·
Genel Kurul, 72. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mart 2008 · 635 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Binici, 4 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 635 kelime.
İbrahim Binici (Şanlıurfa). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-binici-23-2008-03-04-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DTP GRUBU ADINA İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 117 sıra sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’yla ilgili Demokratik Toplum Partisinin görüşlerini açıklamak üzere huzurunuza çıkmış bulunmaktayım.
Değerli milletvekilleri, kanunu şöyle bir incelediğimizde, gerçekten önemi büyük olan sekiz yüz altmış üç belediyenin kapatılması ve o belediyelerin o yöre halkına götürdüğü hizmetlerin ne denli etkileneceği göz ardı edilemez. Burada Sayın Bakanım biraz önce söylemişlerdi: “Evet, biz belediyeleri kapatıyoruz, ama köylerimize daha fazla hizmet götüreceğiz KÖYDES sayesinde.” Sayın Bakan, doğrudur, götürebilirsiniz. Ama, şu anda sekiz yüz altmış üç beldenin belediyesinin kapatılması sizce ne kadar doğrudur? Bu belediyelerin bütçeye maliyeti 200 milyon YTL imiş. 200 milyon YTL için belediyelerin kapatılması ne kadar doğrudur? Yine bakıyoruz, kapanan belediyelerin personelleri il özel idarelerine transfer edileceklerdir. Sadece ve sadece belediye başkanlarının maaşı açıkta kalıyor. Bunun altında başka şeyler aramak gerekiyor arkadaşlar. Bunun alelacele Meclise getirilmesinden de anlaşılıyor, gündeme alelacele alınıyor, bunun çok iyi niyetli olmadığı açıktır.
Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmeti Avrupa Birliği üyeliği için çalışmalar yapıyor. İşte, bu yasanın içeriğiyle Avrupa’ya ne kadar uzaklaştırıldığı da göz ardı edilemez. Avrupa Birliği ülkelerinden bazılarının durumunu size arz etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, her zaman Avrupa Birliğini örnek veriyorsunuz, özellikle AKP İktidarı. Avrupa Birliğine girmeyi arzuluyorsunuz, katılıyoruz buna. Ama, bu durumda şeffaf olmalısınız, Avrupa Birliği normlarını yakalamalısınız. İşte, bu kanunla Avrupa Birliği normlarından biraz daha uzaklaşmış olacaksınız. Örneklersek Türkiye’de yaklaşık 21.850 kişiye bir belediye düşerken Fransa’da bu rakam 1.700 kişidir; İtalya’da 7.300 kişiye bir belediye düşmekte, İspanya’daysa 6.800 kişiye bir belediye düşmektedir. Yani, bu gibi tasarılarla halkımızın belediyelerini neden kapattığınız açıktır, seçime dönük yatırımlardır, açıktır bunlar, bunlar inkâr edilemez. Onun için, bu kanun kanunlaşmadan önce bir an önce geri çekilmesinde fayda vardır.
Yine, değerli arkadaşlar, mevcut belediyelerimizin sorunlar içerisinde ne kadar zorlandığını hepiniz biliyorsunuz. Şimdi, ilime bağlı Ceylanpınar Belediyesinin yıllardır çözülmeyen sorunları bugüne değin de çözülmemiştir. Ceylanpınar ilçesi 1960 yılında belediyelik olmuş, 1976’da kadastro görmüş, 1982 yılında ilçe olan şehrimiz yıllarca ihmal edilmiştir. 1976 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ilçemizde 3.432 kadastro parseli bulunmaktaydı. Bu parsellerden 735 tanesi ki bunların çoğu çarşı merkezinde bulunan, alanı küçük olan yerlere tapu verilmiştir. 24/2/1984 yılında çıkarılan 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler adlı Yasa gereğince, 1.170 adet parsele tapu tahsis belgesi verilmişti. Ancak, ilçenin, hepinizce malum, TİGEM gibi devasa bir tarım işletmesinin bulunması da gözden kaçırılmamalıdır. İşte, çevre il ve ilçelerden yoğun göç almış, bu da hem nüfusa hem de bina sayısının artışına neden olmuştur. Hâl böyle olunca, şehrimiz hızla gecekondulaşmaya ve imar kirliliğine maruz kalmıştır. Belediye olarak tapu veya tapu tahsisi olmadığından, yeni yapılan inşaatlara ruhsatları bile verilememektedir. Kaldı ki 20/7/1966 yılında kabul edilen 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18’inci maddesi de “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelere, hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak daimi veya geçici izinsiz yapılar inşaat sırasında olsun veya iskân edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmaya lüzum kalmaksızın belediye veya devlet zabıtası tarafından yıktırılır.” denilmektedir. 775 sayılı Yasa’nın 18’inci maddesi Ceylanpınar’a uygulandığında, başta Hükûmet Konağı olmak üzere –arkadaşlar, Hükûmet Konağı bile tapusuzdur Ceylanpınar ilçesinde- bütün resmî kurumlar, vatandaşlar tarafından yaptırılan yaklaşık 7 bin konut ve hatta halen devam eden TOKİ inşaatlarının hepsinin yıktırılması gerekmektedir.
İşte, belediyeler kendi içinde bu zorluklarla, bu sıkıntılarla, yasal açmazlarla boğuşurken bugün alelacele sekiz yüz altmış üç belediyenin kapatılmasıyla ilgili kanun tasarısı kanunlaşmak için Meclis gündemine alınmaktadır.
Değerli arkadaşlar, yine, sıra sayısına baktığımızda, mevcut, İçişleri Komisyonunun bir tek görüşüne rastlamamaktayız. İki kelimeyle geçiştirilmekte: “Tasarının 1 inci maddesi, Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.” Değerli arkadaşlar, komisyonun fikri yok muydu? Komisyon burada bir fikir belirtemez miydi? Komisyonun sorumlulukları yok muydu? Hükûmetten gelen her teklif kanunlaşacak diye bir şey var mı? En azından muhalefet şerhi konulamaz mıydı? Ancak, muhalefet şerhini, biz, mevcut muhalefet partilerinin koyduğunu gördük.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 4 Mart 2008