İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Zirai mücadele ve zirai karantina kanunu ile tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.229)

İbrahim Binici

Şanlıurfa Milletvekili ·

Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Kasım 2008 · 955 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Binici, 26 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZİRAİ MÜCADELE VE ZİRAİ KARANTİNA KANUNU İLE TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.229)); konuşma 955 kelime.

İbrahim Binici (Şanlıurfa). “Zirai mücadele ve zirai karantina kanunu ile tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.229)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-binici-23-2008-11-26-zirai-mucadele-ve-zirai-karantina-kanunu-ile-tarim-ve-kirsal-kalkinmay (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DTP GRUBU ADINA İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 229 sıra sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Demokratik Toplum Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizin kırsal kalkınma bileşeni fonlarının sağlayacağı hibe yardımlarından bir an önce yararlanmaya başlaması için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun akredite olması gerekmektedir.

Zirai mücadele alet ve ihracatının kontrolü uygulamasında bürokrasi ve kırtasiyeciliğe neden olarak ihracatın artırılmasının önünde engel oluşturulmaktadır. Tasarıyla 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu’nun çeşitli maddelerinde yer alan ihracat yaparken Bakanlıktan izin alınmasına yönelik ibarelerin ilgili maddelerinden çıkarılması suretiyle ihracatçıya kolaylık sağlanması öngörülmektedir.

Bu kanun tasarısında sadece birtakım teknik konularda düzenleme yapılmakta, daha çok dilbilgisi konularında yasa tekniği açısından yenileme var. Yasa, 1957’de çıkarıldıktan sonra ilk hâliyle kaldığında günümüz koşullarına çok da uygun değildir. Bu bağlamda, yenilik zarureti söz konusu olmuştur. Dolayısıyla, bu düzenleme gerekli olmuştur. Böyle bir düzenleme bizce de gerekli ve lüzumludur.

Saygıdeğer milletvekilleri, kanunda geçen bir ibareye dikkatinizi çekmek istiyorum. “Tarım ve kırsal kalkınma” ibaresine dikkat edelim. AKP Hükûmeti işbaşına geldiği günden bugüne değin kırsal kalkınma için ne yaptı, tarım için ne yaptı, bu konulara hep beraber bir göz atalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP Hükûmetinin kırsal kalkınmayla ilgili öncelikle yapması gereken acil önlemlerden bir tanesi yayla yasağına derhâl son vermelidir. Bu bağlamda kırsal kalkınmanın en temel ögesi durumundaki hayvancılığa yeni bir açılım yapması aciliyet arz etmektedir. Başlangıç için pozitif ayrımcılık ilkesine işlerlik kazandırarak kapsamlı bir destekleme paketi açılmalıdır. Hayvancılık sektörüne geçmişteki parlak günlerini yaşatarak istihdam noktasında bu kazanımlar elde edilecektir. Aynı anda iki iş bir arada yapılmış olacaktır.

Değerli milletvekilleri, GAP projesi devasa bir projeydi ve günümüzde de zaman zaman siyasi istismarlara da uğramasıyla beraber henüz bölge insanı ve Türkiye'nin istediği noktaya ulaşmış değildir. Geçen yılki bütçe konuşmalarında da değinmiştim. GAP projesi bir yanda sulamaya geçilen, özellikle Harran Ovası’nda çoraklaşma geçen yıla göre yüzde 30 oranındayken bu yıl yüzde 35’lere doğru gitmektedir. Bir yanda yüzde 40 oranında özellikle Harran Ovası’nda sulama bekleyen üreticiler, diğer yanda yüzde 35 toprak kaybı. Bu noktada Hükûmetin derhâl GAP bölgesinde GAP Eylem Planı’yla beraber topraklarımızın elden gitmemesi için, özellikle tahliye kanalları noktasında büyük eksiklik ve noksanlık yaşanmaktadır.

Diğer taraftan, değerli milletvekilleri, çiftçi, bölgede yalnız iki ürün desenine mahkûm kalmıştır. Bu ihmal ve eksiklik de AKP İktidarının tarım politikasındaki açmazın nedenidir. Özellikle pamuk üreticisinin bu yıl içinde bulunduğu çıkmazı sanırım hepiniz biliyorsunuzdur. 2000 yılında 1 kilogram pamuk 1 milyon 100 liraya satılırken, bugün, desteklemeyle beraber bu rakam 950 lirayı bulmaktadır. Nitekim, girdilere bir bakarsak gübrede yüzde 500’lere, ilaçta yine bir o kadar orana, motorinde yüzde 500-600’lere kadar girdi yükselmesi olması nedeniyle, pamuk üreticisi bitme noktasına gelmiştir. Önerimiz şu ki: GAP Eylem Planı dâhilinde bölgenin farklı ürün desenlerine açılması ve bu noktada, Hükûmetçe desteklenmesi, teşvik edilmesi gerekmektedir. Bölgede sadece sulu tarıma geçildikten bu yana pamuk, hububat noktasında, ekseninde dolaşıp gitmektedir. Oysa o güzelim topraklarda, tabiri caizse insan dikersen insan biter ama o topraklar gün gün heba edilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP Hükûmeti, her alanda olduğu gibi, asıl meselelerle ilgilenmek yerine, tali meselelere çözüm getirmeye özen göstermiştir. Diğer bir ifadeyle, bizler ormana bakarken ağaçları gözden kaçırdık. İşte AKP siyaseti de budur. Yani tali konularla meşgul olurken Parlamentoyu da oyalamıştır. Biz, esas itibarıyla yapılan bütün çalışmaları önemser ve değer biçeriz ancak öncelikler konusunda itirazlarımız tabii ki vardır.

Değerli milletvekilleri, konu tarım, zirai ilaç ve kırsal kalkınmaya ilişkin olduğunda, bunu birkaç cümle ile ifade etmek zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Zirai mücadeleyle kastedilen nedir? Benim bu cümleden anladığım şey, değerli arkadaşlarım, şudur: Kırsal bölgelerde tarımla iştigal eden vatandaşlarımızın durumuna baktığımızda, kelimenin tam anlamıyla vahim bir tablo gözümüzün önündedir. Her ne kadar bazılarımız bunu görmezlikten gelsek de gerçeklik ortadadır. Bu bağlamda, kırsal kalkınmayı desteklemek erbabından, kırsal bölgelerde zirai mücadele etütleri yapılmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ancak böyle bir uygulama maalesef yapılmamaktadır. Teknik destekten yoksun çiftçimiz hem verim elde edemiyor hem de ulusal anlamda bir kayba neden olmaktadır. Millî servetlerimizin hebası anlamına gelen bu durumun önüne geçmek için ciddi bir çalışma ne yazık ki henüz başlatılmamıştır. Bunu, örnekleriyle çokça yaşadığımızdan dolayı, her fırsatta dile getirme mecburiyetini kendimizde bulmaktayız. Özellikle bu söz konusu sorunlar, GAP bölgemizde sıkça yaşanılan günlük hayatın sıradanlığı içinde kaybolmaktadır. Bu hususu dikkatinize sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, detaylara takılmadan genel tarım politikalarına bakmamızda fayda vardır. Sayın Tarım Bakanımız her fırsatta çiftçilerimize ve tarım politikalarında yaptıkları katkıları ballandıra ballandıra, büyük bir gururla ifade etmektedirler ancak, değerli arkadaşlarım, eğer durum gerçekten Sayın Bakanımın ifade ettikleri eksende olmuş olsaydı, çiftçilerimiz bir nebze de olsa rahatlamış olacaklardı.

Konuyla çok uzak da olsa ilgisi bulunan herkesin bilebileceği gibi tarım sektörümüz AKP politikaları sayesinde kırmızı alarm vermektedir.

Yapacağımız bu yeni düzenlemeyle zirai ilaçların ihracı konusunda kolaylıklar sağlamayı öngörmekteyiz fakat kendi çiftçilerimizin, ürettiğimiz zirai ilaçları kullanılmasını âdeta imkânsız hâle getiriyoruz çünkü çiftçimizin ürettiği ürün için harcadığı girdi ürün satışından elde ettiği meblağın çok üstünde kalmaktadır. Vaziyet bu durumdayken çiftçimiz, bırakın zirai ilaç kullanmayı, gübreyi bile bu sene kullanamadı. Çiftçinin yüzde 90’ı bu sene değerli arkadaşlar… Ben de çiftçiyim, arazimi gübresiz ektim.

Sayın Bakanımız, çiftçinin ıstıraplarını görmediği gibi, çiftçi sefalet içindeyken devletin verdiği tarım desteklerini AKP’nin bir lütfu imiş gibi kamuoyuna lanse etme çabasındadır.

Sayın Başkan, değerli üyeler; bu içler acısı tablo karşısında çiftçimiz hangi koşullarda zirai ilaç kullanabilir ki? Kendi çiftçimiz için yapamadığımız iyileştirmeleri başkaları için pekâlâ yapmaktayız. Fakat içteki çiftçimiz için herhangi bir kanuni düzenlemeyi her ne hikmetse AKP Hükûmetinin Parlamentoya getirmek gibi bir gayretini de bugüne kadar görmedik, ben inanıyorum, bu süreçten sonra da getirmeyecektir. Çiftçilerimizin Avrupa Birliği ülkelerindeki gibi yaşam koşullarının oluşturulması bağlamında çalışmaların derhâl başlatılmasını beklemekteyiz. Bu yönüyle yapılacak bir düzenlemeye bütün gücümüzle destek olacağımızı belirtmek istiyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 26 Kasım 2008

92 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook