İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri ve konuları hk.

İbrahim Binici

Şanlıurfa Milletvekili ·

Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Şubat 2010 · 646 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Binici, 10 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 646 kelime.

İbrahim Binici (Şanlıurfa). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-binici-23-2010-02-10-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi aleyhinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, son yıllarda ülkemizde çocuk kaçırılmaları âdeta yıl yıl artırılarak devam ettiriliyor. Son dönemde yine, Urfa’nın Halfeti ilçesinde 20 tane çocuk köy köy gezilerek toplanıyor ve ta Sırbistan’a kadar götürülebiliyor.

Bir zamanlar -hâlen de bölgede öyle- hayvan tüccarları köy köy gezerdi, tüccar, hayvan alırdı, götürürdü. Maalesef bölgede çocuklar pazarlanıyor, alınıp Sırbistan’a kadar götürülüyor. Ülkemizi yöneten Hükûmetimiz bu konuda maalesef duyarsız kalıyor.

Çocukların aileleriyle hemen gittim, görüşmeler yaptım. Çocukların bir kısmı iş vaadiyle, üstüne para verilerek gittiklerini söylüyorlar. Neden yaptıklarını sordum, en acısı buydu: “Bu ülkede bize iş olanağı tanınmıyor, işsiziz, açız, yoksuluz, evlatlarımızı, on dört-on beş yaşındaki evlatlarımızı Avrupa’ya gönderiyoruz, belki orada 3-5 kuruş kazanır ve kendisinin yaşamını idame eder…” Bu daha acı bir olaydır. Bunun sorumlusu da bilfiil bugün AKP Hükûmetidir.

Yine, değerli arkadaşlar, kayıp çocuklarla ilgili partimizin bir araştırma önergesi vardı. Buna göre, bugüne kadar 1.592 çocuk kayıp.

Şimdi, ülkemizde yıllardan beri süregelen kayıp olaylarına her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Geçen mayıs ayında Muş’un Bulanık ilçesinde on bir yaşındaki Nurullah Daşkın, eylül ayında Diyarbakır’da sekiz yaşındaki Leyla Baykuş, aynı ay içerisinde Kayseri’nin Talas ilçesinde on bir yaşındaki Türkan Ay, sekiz yaşındaki Ahmet Tekin ve yedi yaşındaki Dilruba Tekin kaybolmuşlardır. Bu tarihe kadar hâlen de bu çocuklar bulunmamıştır. Nitekim, Urfa’nın Viranşehir ilçesinde bir çocuğu kaçırmak üzereyken halk tarafından yakalanan çocuk tacirleri sorguları yapıldıktan sonra tutuklanmış ancak kaçıran şahıs “Ben çocuğu sevdim. Para verecektim, bakkala götürecektim, şeker alacaktım.” diye… Böyle de bir ifadeyle karşılaşıyoruz. Doğrusu, bu konunun araştırılmasına acilen ihtiyaç vardır.

Yine, değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, bölgede farklı çocuk sorunları da var. Sayın Başbakanımız, Filistin’de taş atan çocuklara şöyle bir yakıştırma yapmıştı: “Küçük generaller” demişti ama kendi ülkesinde on dört yaşındaki çocuğa on beş yıl, taş attığı için, ceza veriliyorsa bunu kendi vicdanına bırakıyoruz, kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. Bu çocukların bölgede bizzat devletin uyguladığı şiddet politikalarının hâkim olduğu bir ortamda bırakın çocuk haklarından faydalanmaları, aileleri ve kendilerine yaşam hakkı bile tanınmamıştır, ama ne yazık ki yine AKP döneminde çıkarılan, 2005 yılında çıkarılan ve yürürlüğe giren TCK ve CMK ile ayrıca 2007 yılında değiştirilen TMK yasalarıyla, âdeta, demokratik talepleri dile getiren insanların ve çocukların insani yaşam talepleri şiddet yöntemleriyle bastırılmaktadır.

Şimdi, bir taraftan “Demokratik açılımlar yapıyoruz.” diyeceksiniz, bir taraftan da taş attı diye binlerce çocuğu cezaevine tıkacaksınız. Bunun demokrasisi nerede, bunun açılımı nerede, bunu sormak gerekiyor.

Yine, Sayın Başbakan, geçmiş tarihlerde bölgede şunu söylemişti... Demokratik taleplerini dile getiren kitleyle güvenlik güçleri arasında zaman zaman çatışmaların olduğu bilinmektedir ama Sayın Başbakan, âdeta, güvenlik güçlerine “vurun, öldürün” lafı söylemişti, “Kadın da olsa, çocuk da olsa güvenlik güçlerimiz gerekeni gerekli yerde yapacaklardır.” demişti. Bununla da kalmadı Sayın Başbakan, şunu söylemişti: “Hâkimlerimiz, savcılarımız gerekeni yapacaklardır.” Evet, “Öldüremediğinizi de tutuklayın.” talimatı veriyordu. Bu, demokratik bir ülkede bir başbakanın söylemine denk düşmez. Bir başbakan ve hükûmet bu ülkede yaşayan herkesin can güvenliğinden sorumludur. Ülkede yasalar varsa, çıkarırsın yasaların karşısında yargılarsın. Ama gün geçmiyor ki, bölgede… Gerçekten 3.500 köyün boşaltılması sonucu Diyarbakır’a, Hakkâri’ye, Van’a, Mardin’e yerleşmiş insanların işi yok, aşı yok, demokratik taleplerini dile getirdikleri zaman da şiddetle karşılaşıyorlar.

On binlerce insan 90’larda Kuzey Irak’a geçti; şu anda orada yaşamaktadırlar, mülteci kampında, Mahmur Mülteci Kampında. Onların gidiş sebebi neydi? O çocukların bir kısmı metropollere geldi, İstanbul’a, İzmir’e, Adana’ya, Mersin’e, bir kısmı Diyarbakır’a geldi. Anneleri öldürülmüştü, babaları tutuklanmıştı, zindanlara atılmıştı. O çocukların büyüdüğü psikolojiyi siz yaşasaydınız acaba ne derdiniz?

Onun için, değerli arkadaşlar, kayıp çocuklarla ilgili ve yine Türkiye'nin bir bütün sorunu olan, bütün çocukların sorunuyla ilgili acilen Meclisimizin el atması gerekiyor. Çocuklarımızı cezaevlerinden çıkarmamız gerekiyor. Sağlık, eğitim sorunlarını bizzat yakın tarihlerde çözmemiz gerekiyor. Yoksa, ülkeyi kaosa götürecek durumdasınız. Bölgede her gün insan hakları harap ediliyor.

Değerli arkadaşlar, yine bölgede bir gazetenin araştırmalarına göre “Taş atan çocuk davalarında eski DGM’leri arar hâldeyiz.” diyorlar. Evet değerli arkadaşlar, bakınız, rakamlarla devlet güvenlik mahkemeleri on üç yılda 2.601 çocuktan 624’ünü mahkûm etmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 10 Şubat 2010

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook