Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)
Osmaniye Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Nisan 2010 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Mete Doğruer (AK Parti), 15 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:487)); konuşma 536 kelime.
İbrahim Mete Doğruer (AK Parti, Osmaniye). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-mete-dogruer-23-2010-04-15-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
İBRAHİM METE DOĞRUER (Osmaniye)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 487 sıra sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Aslında, benim söz talebim geçen maddeyle ilgiliydi, yani 2’nci maddeyle ilgiliydi ancak bu 3’üncü maddede söz alma imkânım olabildi.
Merhum Sabahattin Zaim Hoca, benim hem lisanstan hem de doktora çalışmalarımdan tez hocamdır. Dolayısıyla kendi adına bir üniversite kurulması sırasında, Hocanın adına bir vakıf tarafından, İlim Yayma Vakfı tarafından bir üniversite kurulması sebebiyle ziyadesiyle mütehassis oldum.
Hocamın Meclis çatısı altında, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde, çeşitli sektörlerinde gerek akademik gerek iş hayatında bir sürü talebesi var, bir sürü öğrencisi var.
Biz, bu üniversite fikri başladıktan sonra hep beraber toplandık ve bu Sabahattin Zaim Üniversitesinin adına yakışır nasıl bir çalışma yapacağımız üzerinde müteaddit defa toplantılar yaptık. Bu toplantıların neticesinde de Hocamızın adına layık bir üniversitenin kurulması, üniversite kurulduktan sonra Hocamızın adına layık bir şekilde bu müessesenin teşkilatlanmasına ve yürütülmesine elimizden gelen gayreti göstermek üzere hep beraber söz verdik, anlaştık. İnşallah, bu sözümüzü yerine getirebiliriz.
Şimdi, Hocamızın, bizim özellikle doktora çalışmalarımız sırasında hocalıktan başka bir babalık vasfı vardı ve bütün doktora öğrencileri üzerinde çok büyük etkisi oldu. Bizim hayata bakış açımız, Hocamızın görüşleri doğrultusunda, Hocamızın eğitimleri neticesinde şekillendi, yoğruldu diye rahatlıkla söyleyebilirim. Samimiyet sahibi bir insandı, alçak gönüllüydü. Dersimizden başka, çalışmalarımızdan başka, akademik çalışmalarımızdan başka her yönümüzle de ilgilenirdi; problemlerimizle, dertlerimizle ilgilenirdi. Kendisini bir defa daha rahmet ve minnetle anıyorum.
Şimdi, Millî Eğitim Komisyonunun çalışmaları sırasında, özellikle bu vakıf üniversiteleri kurulurken, çeşitli konulara temas ediliyordu, bunları genelde birkaç başlık altında zaten değerli konuşmacı arkadaşlarımız söylemişti.
Bunlardan bir tanesi öğretim üyesi ihtiyacıydı. Bu vakıf üniversitelerinin öğretim üyesi ihtiyacını kendilerinin karşılayamadıkları ve devlet üniversitelerinden kaynak aktardıkları yönünde sürekli olarak tenkide maruz kalıyorduk. Biz bu üniversitede, Sabahattin Zaim Üniversitesinde bu tenkidi büyük ölçüde elimine etmek gayreti içerisindeyiz. Özellikle devlet üniversitelerinden çok fazla destek almadan, kendi yağımızla, yani üniversitenin kendi yağıyla kavrulmasını temin etmek, kavrulmasını sağlamak gayreti içerisindeyiz.
İlaveten, Millî Eğitim Komisyonu çalışmalarında YÖK’ün Komisyona bilgi vermemesi hususu devamlı olarak gündeme geliyor, arkadaşlar bunu gündeme getiriyor. Bunu da, son toplantılarımızın birisinde, karşılıklı konuşmalarla, karşılıklı mutabakatla bundan sonraki çalışmalarda sağlayacağımızı düşünüyorum. Bu görüşüldü, bir mutabakat sağlanıyor gibi oldu ve bu konuda bizim de talebimiz var, bizim de Komisyon üyeleri olarak YÖK’ten daha fazla bilgi talebimiz var çünkü gelecek, kurulacak üniversite hakkında, gerek vakıf üniversitesi olsun gerek devlet üniversitesi olsun, çok daha net bilgi sahibi olursak daha rahat karar verme imkânına sahip olabileceğiz.
Gene üçüncü konu olarak, bu YÖK’ün planlama yapmadaki, yani istihdamla ilgili planlama yapmadaki eksikliğinden bahsediliyordu. Bu konu üzerinde de gene gerekli çalışmalar YÖK ile beraber yapılırsa, bundan sonraki dönemlerde çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Şimdi, burada vakıfların mal varlığıyla ilgili bir sıkıntı vardı. Bu Sabahattin Zaim Üniversitesinde benim gördüğüm kadarıyla 37 trilyon Türk liralık bir mal varlığı var, vakfın mal varlığı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Doğruer.
İBRAHİM METE DOĞRUER (Devamla)Teşekkür ederim.
Üniversitenin mal varlığıyla ilgili olarak ve akademik çalışmalarını devam ettirmesiyle ilgili olarak inşallah herhangi bir problem olmayacak.
Burada, tekrar, Hocamızın adına layık bir üniversite oluşması için elimizden gelen gayreti göstereceğimize, ileriki dönemlerde de büyük bir özveriyle çalışmalarımıza arkadaşlarımızla beraber devam edeceğimize inanıyorum.
Bu duygularla hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 15 Nisan 2010