İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

İbrahim Özdoğan

Erzurum Milletvekili ·

Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Ocak 2006 · 609 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özdoğan, 18 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 609 kelime.

İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 18 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-01-18-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmasıyla ilgili yasanın 11 inci maddesinde söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlar, 11 inci madde şöyle diyor: "26.9.1984 tarihli ve 3045 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan 'Taşra Teşkilatı ile doğrudan merkeze bağlı Tapu Kadastro Meslek Liselerinden' ibaresi 'Taşra Teşkilatından' olarak değiştirilmiştir."

Değerli arkadaşlar, yani, millî eğitimin, Türkiye millî eğitiminin bir yığın problemi var, biz, maalesef, Türkiye'ye, Türk millî eğitimine faydası olmayan bir yığın ayrıntıyla ilgileniyoruz. Allah'ınızı severseniz, bu maddeden ne anlarsınız?! Bu maddeden ne anlarsınız?!

Bakın, millî eğitimin… Siz gülün, siz gülün; son gülen iyi güler!..

Millî eğitimin, Türkiye'de millî eğitimin en büyük problemi başörtüsü meselesidir değerli arkadaşlar. AK Parti, iktidara gelmeden önce, Türk Milletine, bu meseleyi halledeceğini söylemiştir; fakat, bugüne kadar halledememiştir. Bu mesele o kadar büyük mesele ki… Sekiz yıllık ilköğretimi uyguluyoruz, çocuklarımızın çoğunluğu sekiz yıllığı bitiriyor; fakat, sekiz yıldan sonra, maalesef, kız çocuklarının çoğunluğu okula gitmiyor. Neden gitmiyor; başörtüsü meselesi yüzünden, veliler göndermiyor. Türk nüfusunun yüzde 50'si, hatta yüzde 51-52'si kadınlardan müteşekkildir. Bu yüzde 50 nüfusun da en aşağı yarısı okula gitmemektedir. Bu nedir; bir milletin beyin gücünün yüzde 25-30'unun kullanılmaması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, Türk Milleti olarak, Türkiye olarak bugüne kadar kalkınamadık. Arkadaşlar, özgürlüklerin önünü mutlaka açmak mecburiyetindeyiz.

Bu yasa tasarısı bütçe görüşmelerinden önce burada tartışılırken, Sayın Millî Eğitim Bakanı "biz bu meseleyi halledeceğiz" dediler. Arkadaşlar, bu mümkün değil, bu mümkün değil!.. Yani, Türkçe'de çok hikmetli atasözleri vardır. Bunlardan bir tanesi de "ölme eşeğim ölme, yaz gelsin yonca vereyim."

Şimdi, Sayın Başbakan da Avustralya'ya gittiği zaman oradan mesaj gönderiyor; sanki, Sayın Başbakan, bir sütrenin arkasına gizleniyor, oradan mesajları veriyor; burada, maalesef söyleyemiyor. Orada ne diyor; işte, birtakım sivil toplum kuruluşlarıyla mutabakatı sağladık, bilmem hangi kurumlarla mutabakatı sağladık; bir yüksek yargı kaldı, bir de Cumhuriyet Halk Partisi kaldı.

Arkadaşlar, Türk Milleti, sizi çok büyük bir iktidar yaptı. Hangi mutabakattan bahsediyorsunuz; bunu çözmeniz lazım! Biliyorsunuz ki, özgürlüklerin önü, Anavatan İktidarı zamanında açılmıştır.

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya)28 Şubatta siz kapattınız! Ne konuşuyorsunuz?!

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)Rahmetli Turgut Özal 141'i, 142'yi, 163'ü kaldırarak özgürlüklerin önünü açmıştır. Bunları kaldırabilmek için, mangal gibi bir yürek ister, mangal gibi!

Değerli arkadaşlar, inşallah, biz de, iktidara geldiğimiz zaman, bütün özgürlüklerin önünü açacağız. Sayın Başbakan "şununla anlaştık, bununla anlaştık, şu kaldı…" Arkadaşlar, bu, Nasrettin Hocanın, maalesef, hikâyesine benzer. Şimdi, başörtüsü problemi olan insanlar, veliler, öğrenciler iktidardan alacaklı durumdadırlar; çünkü, onlara söz verdi. Nasrettin Hoca, fıkrasında ne diyor? Alacaklı Nasrettin Hocanın kapısına yanaşıyor kış günü "borcumu ver Hoca" diyor; Hoca da "ilkbahar gelsin, bizim bahçenin etrafına çit döşeyeceğim, koyunlar oradan geçecek, işte yünleri takılacak, ben o yünleri toplayacağım, yıkayacağım, eğireceğim, pazara götüreceğim, sonbaharda, inşallah, senin borcunu ödeyeceğim" diyor. Arkadaşlar, bu aldatmacadır. Türk Milleti artık bunu yutmuyor. Başörtüsü problemi olanlar bunu yutmuyor. Söz verdiğiniz şeyleri yerine getirin. Buradan iktidar oldunuz, buradan da yıkılacaksınız. Buradan sesleniyorum ben size değerli arkadaşlar.

Bunun adına, arkadaşlar, "şark kurnazlığı" denilir. Şark kurnazlığını da, bizim, Büyük Milletimiz asla ve katiyetle yutmaz; nedenini yakın tarihimizden söyleyelim: 3 Kasım 2002 seçimlerinde, bir yığın parti ne oldu; Meclisten dışarı itildi. Bunu yapan Büyük Milletimiz, inşallah, yapılacak ilk seçimlerde, söz verdiğiniz şeyleri tahakkuk ettirmediğiniz için, sizi de Meclisten dışarı itecektir. Bunu yaşayacağız Allah'ın izniyle. Ömrümüz olsun, göreceğiz bunu.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Millet itti, siz getirdiniz! Millet attı dışarı, siz aldınız içeri! Nasıl vereceksin hesabını?!

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)Sen, bir dahaki dönem yoksun!

ÜNAL KACIR (İstanbul)Allah, Allah!..

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)Bir dahaki dönem yoksun! Yağcılığı bırak Sayın Milletvekili!

ÜNAL KACIR (İstanbul)Allah büyük…

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)Yoksun, yoksun!..

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 18 Ocak 2006

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook