Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)
Erzurum Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 1.062 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S 1200)); konuşma 1.062 kelime.
İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-06-21-ataturk-orman-ciftligi-mudurlugu-kurulus-kanununda-degisiklik-yapilmas-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1200 sıra sayılı, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz'un, Atatürk Orman Çiftçliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Atatürk Orman Çiftliğinin kuruluş amacı, Ankara'nın çevresini ağaçlandırmak, araziyi ıslah etmek ve düzenlemek; halkın gezeceği, eğleneceği ve dinleneceği yerler yapmak; çiftçimizin ürettiği malları satın alarak, sağlıklı, temiz ve ucuz mamul ve yarı mamul gıda maddeleri üretmek ve pazarlamaktır. Bu amaçlar, aynı zamanda, Büyük Atatürk'ün, Çiftlik arazisini Hazineye bağışlamasıyla ilgili yazdığı 23.06.1937 tarihli yazıda da yer almaktadır; yani, 5659 sayılı kanunî düzenleme yapılırken, Büyük Önderin bu vasiyetine de harfiyen uyulmuş ve Atatürk Orman Çiftliğinin kuruluşu ve amaçları belirlenmiştir. 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kuruluş Kanununun 9 uncu maddesinde de belirtildiği gibi "çiftliğin bütün malları devlet malı hükmündedir. Bu mallar aleyhinde suç işleyenler, devlet malları aleyhinde suç işlemiş gibi cezalandırılır" hükmüne yer verilmiştir.
Yine, kuruluş kanununun 10 uncu maddesinde yer aldığı gibi "Atatürk Orman Çiftliğinin kanun çıktığı tarihteki sınırları içerisinde bulunan gayrimenkullerin gerçek veya tüzelkişilere devri, temlik ve kamulaştırılması özel bir kanunla izin alınmasına bağlıdır" hükmüne yer verilmiştir. Yani, canı isteyen veya Büyük Atatürk'ün mirasının idrakinde olmayan birisi, kafasına göre buraları satamaz veya kiraya veremez; iddia edildiği gibi, talan da edilemez.
Çiftlik arazisini satmak veya kiraya verebilmek için özel kanun çıkarılması gerekir. Bunun aksine, Atatürk Orman Çiftliğini talan etmek isteyenler, bedelini çok ağır öderler. Bugüne kadar da böyle yapılmıştır. 1950 yılından 1983 yılına kadar çıkarılan değişik kanunlarla, kuruluş kanununa uygun olarak satışı yapılan yerler, hep ifade ettiğim gibi, özel kanunlarla yapılmıştır.
Atatürk'ün hazineye bıraktığı çiftliklerin toplam alanı 150 000 dekardır. Bunlar, Atatürk Orman Çiftliği haricindeki çiftlikleri de içermektedir. Atatürk Orman Çiftliği 102 000 dekardır. Atatürk Orman Çiftliği arazileri ile kültür merkezi yapımına ayrılacak alanın ayrı düşünülmesi gerektiğini ve Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin SİT alanı ilan edildiğini ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız da görüşümüzü paylaşarak, Atatürk Orman Çiftliğine ait arazilerin ağaçlandırılması ve yeşilalan olarak muhafaza edilmesi yolundaki görüşümüzü benimsemiştir.
Bu kanun teklifi yasalaşırsa, bu teklifi, çok kuvvetle ümit ediyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız veto edecektir; tekrar yasalaşırsa, bu sefer, Anayasa Mahkemesine gideceğini kuvvetle ümit etmekteyiz. Bunun sonucunda Atatürk Orman Çiftliğine ait arazilerin master planda yeşil alan olarak işlenmesi ve böylece, başka bir şekilde kullanımının engellenmesi için gerekli çalışmaların başlatılması sağlanmıştır.
Şimdi, bu teklifin yasalaşması halinde, 1937 yılında Atatürk tarafından ulusa emanet edilen Atatürk Orman Çiftliği, kuruluş amacı ve felsefesinin tümüyle dışında olmak üzere, Ankara Büyükşehir Belediyesinin kullanımına açılacak ve böylece, yeni bir rant alanına dönüşecektir. Bunu, bedeli çok ağır olacak maceracı bir cesaret olarak nitelendiriyorum.
Yasa teklifinde, çiftlik arazisi üzerinde sürmekte olan hukukî sorunların giderilmesi ve kentsel altyapı yapımındaki zorluklar gibi yapay gerekçeler gösterilmekle birlikte, aşağıda açıklanacağı üzere, asıl amaç, öncelikle, on yıl için, ancak, aslında tümüyle Atatürk Orman Çiftliği arazisinin Büyükşehir Belediyesine devredilerek ortadan kaldırılmasıdır.
Bu plana karşı çıkmak tüm yurtseverlerin görevidir. Karşı çıkmanın gerekçelerini ortaya koymak ve ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak çalışma zemini üretmek amacıyla hazırlanan rapor kapsamında Atatürk Orman Çiftliğinin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği değişim incelenmekte, Atatürk'ün vasiyeti ortaya konulmakta, 5659'u değiştirme girişimlerinin altında yatan niyetler sergilenmekte ve son olarak, vasiyet amacına uygun gelişim tasarımlarına ilişkin öneriler bulunmaktaydı.
Diğer taraftan, 27.11.1994 tarihinde çıkarılan 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde özelleştirilen ve Çiftlik arazisinde özel kanunlarla yer verilen Sümerbank, Tekel Genel Müdürlüğü ve Ziraî Donatım Kurumu gibi kuruluşların Çiftlikten almış olduğu bu araziler de özel şahısların eline geçmiştir. Böylece, Atatürk Orman Çiftliği arazileri içinde, yeni, özel mülkiyet adacıkları meydana gelmiştir. 2005 yılı sonu itibariyle çeşitli nedenlerle Çiftlik arazilerinde ortaya çıkan arazi kaybı toplamı 22 078 dekardır. Bu miktarın, Ulu Önderin vasiyetiyle Hazineye hediye etmiş olduğu toplam arazinin yüzde 42'sine eşit bulunması, sürecin vahametini olanca açıklığıyla ortaya koymaktadır.
Bugün, Ankara'nın doğu kesiminden başlayarak batı yönüne doğru uzanan bir dizi halindeki, Gençlik Parkı, eski Hipodrom, Atatürk Orman Çiftliği, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe ve Bilkent Üniversitelerinden oluşan arazi topluluğu Başkentin havalandırma koridoru özelliğini taşımaktadır. Ancak, eski Hipodromun kaldırılarak bu alanın yapılaşmaya açılması, Atatürk Orman Çiftliği arazisinden satın alınarak yapılan toptancı hali, traktör ve çimento fabrikaları ile Toprak Mahsulleri Ofisi silosu, yeşil kuşağı zedeleyen olumsuz yapılaşmalardır. Bunun yanında, çıkarılan özel kanunlarla, bazı yapı kooperatiflerine mesken yapımı için 941 dekar arazi verilmesi, sürecin geldiği noktayı işaret etmesi bakımından önemlidir.
Özel kanunla yol geçişleri için verilen toplam arazi miktarı 1 070 dekardır. Ayrıca, mülkiyeti halen Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne ait olduğu halde Çiftlik arazisinden geçen yol ve kavşaklar da mevcuttur. Üstelik, Çiftlik yönetimi bu alanların Emlak Vergisini de ödemektedir.
5659 sayılı Yasanın açık hükmüne rağmen korunmanın sağlanmaması üzerine arazi kayıplarının önüne geçebilmek için yeni bir arayışa gidilmiş ve Atatürk Orman Çiftliği arazisinin doğal ve tarihî SİT alanı olması gündeme gelmiştir.
Bu kapsamda, Atatürk Orman Çiftliği 2. 6.1992 tarih ve 2436 sayılı kurul kararıyla doğal ve tarihî sit alanı ilan edilmiştir.
Günümüzde Atatürk Orman Çiftliği 10 413 dekar kuru ve sulu tarla tarımı yapılan, fidan ve süs bitkisi üretimi yapılan ve çayır, mera arazisi, 11 500 dekar orman ve park alanı, 6 881 dekar kiralanmış alan, 4 275 dekar taş ocağı, bataklık, yol, kanal, bina ve bu gibi, 320 dekar hayvanat bahçesi olmak üzere toplam 33 393 dekar araziye sahip bulunmaktadır.
Geçirilen talan ve engelleme sürecinin yanında, kaderiyle baş başa bırakılmasına rağmen, bugün bile Atatürk Orman Çiftliği, devlet bütçesinden hiçbir katkı almadan, kaynak ve imkânlarını rasyonel kullanarak yaşamını ve gelişimini sürdürmekte ve ekonomiye katmadeğer katarken, kamu yararı işlevini de sürdürmektedir. Bu bağlamda, Atatürk Orman Çiftliği, yılda 2 trilyon Türk Lirası düzeyinde bir yatırımı kendi öz kaynaklarıyla realize edebilmektedir.
İmar uygulamalarında bütünlük sağlanması gerekçesiyle, Atatürk Orman Çiftliğiyle taşınmaz ihtilafların çözümü için müstakil ada ve parsel uygulaması yapılması iddiasını ise şöyle değerlendirebiliriz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)Yasa teklifi, mevcut hukukî çekişmeleri çözüme kavuşturmak için Çiftliğe ait arazilerin aynı plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanması önerisini getirmektedir. Bu, yapay bir gerekçedir. Böyle bir düzenleme, madde teklifinin ileriki hükümlerinde de, devralacak kuruluş olarak tanımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesine ve kanunu uygulayacak kişilere geniş yetkiler verecektir. Aynı plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanabilir yaklaşımı, plan bölgesinin genişliği kavramının net olarak bilinmemesi sebebiyle sıkıntılara yol açabilir.
Bu sebeple, imara tabi tutulması zorunlu görülen alanların imar uygulamalarının incelenip değerlendirilmesi yapılmalı, parsel bazında numaraları belirlenmeli, bu parsellerin İmar uygulamasındaki yeri tespit edilmelidir. Aksi takdirde, uygulayıcılar kanunu diledikleri gibi uygulama esnekliğine sahip bulunabilirler. Zaten, istenenin de bu olduğu meydandadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 21 Haziran 2006