190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında khk.nin eki cevt.sağlık bak.bölümünde değ.yap.hak.
Ordu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Mayıs 2003 · 588 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Sami Tandoğdu (CHP), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KHK.NİN EKİ CEVT.SAĞLIK BAK.BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HAK.); konuşma 588 kelime.
İdris Sami Tandoğdu (CHP, Ordu). “190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında khk.nin eki cevt.sağlık bak.bölümünde değ.yap.hak”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-sami-tandogdu-22-2003-05-28-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-khk-nin-eki-cevt-saglik-bak-b (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İDRİS SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Ben söz istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Tandoğdu.
İDRİS SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yapılması düşünülen değişiklikle ilgili tasarı üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.
Bu tasarıyla yapılmak istenilen değişiklikle, Sağlık Bakanlığına 11 200 hekim kadrosu verilmesi düşünülmektedir. Sağlık Bakanlığına hekim kadrosu verilmesi ve bunun kısa sürede doldurulması, kuşkusuz, bazı ihtiyaçları karşılayacaktır; ancak, sorun sadece bununla sınırlı değildir. Öncelikli olarak, Sağlık Bakanlığında eleman açığının oldukça fazla olduğunu belirtmek gerekir. Bundan dolayı, tüm sağlık çalışanları, haftalık mesai saatinin üzerinde çalışmaktadırlar. Nöbet ve vardiyayla çalışma gibi uygulamalar, çalışanların mesailerini daha da artırmaktadır.
Sağlık Bakanlığının 2002 yılı temmuz ayında yaptığı bir açıklamada, 14 463 ebe, 28 071 hemşire ve 28 817 sağlık memuruna ihtiyaç olduğu ifade edilmiştir. Uluslararası ölçülerde hekim ve yardımcı sağlık personeli sayısı arasında olması gereken piramit, yardımcı sağlık personeli aleyhine ters dönmüştür. Ayrıca, SSK ve Sağlık Bakanlığı arasında, sağlık personeli sayısı bakımından, SSK'nın sağlık personelinin durumu içler açısıdır.
Yasanın gerekçeleri arasında, 2514 sayılı Yasayla hekimlerin zorunlu hizmeti olduğu, bu hizmeti yerine getirmeyenlerin, hiçbir kamu kuruluşunda veya serbest olarak mesleği icra edemeyecekleri ifade edilmektedir.
Bu, 12 Eylül mantığıdır. 12 Eylül mantığı, hekimleri cezalandırmayı ilke edinmiştir. Özellikle, 1982 yılından sonra tıp fakülteleri kontenjanı artırılmış, altyapısı hazır olmadığı halde, tıp fakülteleri açılarak, hekim sayısı artırılıp, ucuz işgücü yaratılmıştır. Şu anki, uygulamada da görülen o ki, sağlık ocaklarına hekim atanarak sağlık sorunu çözüleceği gibi bir yanlış düşünce hâkim kılınmıştır. 12 Eylül döneminde çıkarılan 2368 sayılı Kanunla, sağlık personelinin haftalık mesai süresi 45 saat olarak düzenlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre, haftalık mesai 40 saat olmasına karşın, sağlık personelinin haftada 5 saat fazla çalıştırılması, eşitlik ilkesine aykırıdır. Sağlık personeli, bu şekilde fazla çalıştırıldığı halde, ayrıca ek ücret almamaktadır.
Bu kararnamede, 11 200 doktor kadrosunun, Karadeniz Bölgesine de yayılacağı, ihtiyacı gidermek için kullanılacağı ifade edilmektedir. Ordu Milletvekili olarak bölgemin sağlık sorunlarının had safhada olduğunu biliyor, gözlüyor ve yaşıyorum. Bir de, buna, fındığa bağlı ekonomik krizin meydana getirdiği hastalık ilave edilirse, fakirlik sınırının altına inmiş olan Karadeniz halkının buna sekonder olarak da sağlığı iyice felce geçmiştir.
Ben, burada, bölgemin en önemli sorunlarından biri olan fındığa ve fındığı satamayan, fındıktan dolayı sağlık düzeni bozulan halkıma, AK Parti Sayın Genel Başkanının, şimdiki Başbakanımızın, o zaman vermiş olduğu söze göre, Karadeniz Bölgesindeki halktan fındığını 2 000 000 liradan almasını istiyorum, doğrudan gelir desteğini ödemesini istiyorum. Nisan ayında açıklanacak olan fındık taban fiyatının şimdi açıklanmadığını, mayıs ayının da bittiğini; ama, en kısa zamanda fındık taban fiyatının açıklanarak, rahatsız durumda olan, sağlığı felç durumda olan, bakıma muhtaç olan bu insanların sağlığa kavuşacağına inancım sonsuzdur.
Bu kararnameyle bölgemde sağlık kadrosunun tamamlanacağına inancım sonsuzdur. Bu çalışmayı kutluyorum. Böylece, bölgemdeki bütün il ve ilçelerde, beldelerde sağlık ocaklarının tam kadroyla çalışıp halkımı sağlığa kavuşturacağına inancım sonsuzdur; fakat, bu gerçekleri görerek, bu yasa üzerinde düşüncelerimi belirtmeden geçemeyeceğim.
Tıp fakültelerinin sayısı ve kontenjanı kesinlikle azaltılmalıdır. Tıp eğitiminde niceliğe değil, niteliğe yönelinmelidir.
Zorunlu hizmet kaldırılmalı, sağlık çalışanları boş olan yerlerde görev yapmaya özendirilmelidir.
Sağlık Bakanlığının yardımcı sağlık personeli açığı hemen giderilmelidir.
Acilen uzman dernekleriyle, Türk Tabipler Birliği Uzmanlık Dernekleri Koordinasyon Kuruluyla temas kurularak, Türkiye'nin uzman ihtiyacı belirlenip, Bakanlık bünyesinde doğru politikalarla yaşama geçirilmelidir.
224 sayılı Yasanın temel örgütlenme ilkesi yaşama geçirilmeli, sevk zinciri oluşturulmalıdır.
Sağlık ocakları, fizikî, teknik donanım ve diğer sağlık personeli açısından desteklenmeli, koruyucu sağlık hizmetleri yeterli hale getirilmelidir.
Sağlık çalışanlarının mesaisinin, diğer tüm çalışanlar gibi, haftalık 40 saate indirilmesi gereklidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlıklı bir toplum, sağlıklı bir Türkiye temennileriyle sözlerimi bitiriyor. Bu 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin sağlık sorununu çözmesindeki temennilerimi belirtir, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 28 Mayıs 2003