Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
İstanbul Milletvekili · MHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 897 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Faruk Aksu (MHP), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 897 kelime.
İsmail Faruk Aksu (MHP, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-faruk-aksu-2026-11-03-tutanak-metni (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91136
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, Komisyonumuzun değerli üyeleri, kıymetli bakan yardımcıları, bürokratlar, basın mensupları; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakanım, sunumunuz için teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.
Bakanlığınız, iş bulmaktan başlayarak çalışanların hak ve yükümlülükleri, sosyal güvenlikleri; sendikalaşma, işçi sağlığı ve güvenliği, ayrıca emeklilerimizi kapsayan, devlet olma fonksiyonunun en çok hissettirildiği, hem niceliksel hem de sosyal fayda olarak büyük bir hizmet ağına sahiptir. Anayasa'mızın 49'uncu maddesine göre, çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. İş gücünün niteliğinin yükseltilip etkin kullanıldığı, toplumun tüm kesimlerine insana yaraşır iş fırsatlarının sunulduğu, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının iyileştirildiği bir iş gücü piyasası oluşturularak işsizliğin bir sorun olmaktan çıkarılması, çalışma hayatına bakışımızın temelini oluşturmaktadır. Türkiye'nin, önündeki dönemin şartlarına, yeni gelişmelere ve kalkınma hedeflerine uyumlu -nitelikli iş gücüne sahip olması bakımından- yükseköğretim programlarını, çıraklık ve mesleki eğitim sistemini ihtiyaca uygun bir şekilde planlaması ve uygulaması şarttır.
Esasen, ekonomide sağlanan nitelikli büyüme, istihdama da olumlu yansımaktadır. İşsizlik oranı 2026 yılı Eylül ayı itibarıyla kırk bir aydır tek haneli seviyelerdeki seyrini devam ettirmiş ve yüzde 8,4 olmuştur. İstihdam edilenler ise 32 milyon 445 bin kişiye ulaşmıştır. Bununla birlikte, işsizler ile iş arayanları buluşturacak, ilave istihdam alanları oluşturacak daha etkin mekanizmalarla, yüksek düzeyde bulunan atıl iş gücü, istihdama yönlendirilmelidir. Her ailenin yeterli ve sürekli bir gelire sahip olması anlayışıyla her aileden en az bir kişiye iş imkânı sağlanmalıdır. Bu yöndeki mevcut uygulama etkinleştirilmelidir. Uzun süreli işsizlerin, gençlerin, kadınların ve dezavantajlı grupların istihdamını teşvik eden politikalar, ailenin güçlendirilmesi hedefiyle birlikte ele alınmalıdır. Kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalı, esnek çalışma imkânları geliştirilmelidir. Nitekim, doğum sonrası izin sürelerine ilişkin yapılan iyileştirmeler hem kadının ekonomik olarak güçlenmesine hem de Türk ailesinin geleceğine hizmet eden adımlar olmuştur.
Önemli bir başka sorun alanı olarak dikkat çeken, kalkınma planında da ifade edildiği gibi, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik mücadele kararlılıkla sürdürülmeli, toplumda bu yöndeki bilinç artırılmalıdır.
Sosyal devlet ilkesi, hiçbir vatandaşımızın geride kalmadığı bir düzenin güvencesidir. Bu doğrultuda, emeklilerimizin refah seviyesi ilave desteklerle artırılmalıdır. Aylıklarındaki artışların refah payı içeren şekilde genel enflasyon endeksi yerine bu kesimin tüketim kalıplarını ve hayat standardını dikkate alan özel bir endekse göre yapılması sağlanmalıdır. Emeklilerimizin bilgi ve deneyimlerinden istifade edecek mekanizmalarla tecrübelerinin paylaşılması sağlanmalı, her durumda huzurlu bir hayat sürmesini temin edecek şartlar oluşturulmalıdır. Ayrıca, emekli aylıkları arasında norm ve standart birliği sağlanmasını, farklı emekli aylığı bağlanmasına yol açan, çeşitli tarihlerde yapılmış düzenlemelerin ortaya çıkardığı eşitsizliklerin giderilmesini, ele alınıp düzeltilmesi gereken hususlardan biri olarak değerlendiriyoruz.
Bunlarla birlikte, işverene verilen asgari ücret desteği gibi kayıtlı istihdamı koruyan uygulamalara devam edilmesi, birinci dereceye gelen tüm memurların 3600 ek göstergeden yararlandırılması, SSK, BAĞ-KUR prim ödeme gün sayısı farkının giderilmesi, ücretlilere ilişkin gelir vergisi dilimlerinin yeniden belirlenmesi, staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hizmetine sayılması da beklentimizdir.
Değerli milletvekilleri, her vatandaşımızın sosyal güvenlikten yararlanmasını sağlayan sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi, ülkemizin sosyal adalet ve refah hedeflerine ulaşılmasında önemli bir role sahiptir. Bununla birlikte, sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak bakımından kayıt dışı istihdamın önlenmesi önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, prim gelirlerini azaltırken işçimizi haklarından mahrum bırakmakta ve haksız rekabete de yol açmaktadır. Çalışma hayatının en önemli boyutu şüphesiz çalışanların sağlığı ve güvenliğidir. Türkiye, başta maden kazaları olmak üzere zaman zaman iş kazalarıyla yüz yüze kalmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun resmî verilerine göre 2025 yılında toplam 766 bin 39 iş kazası kaynaklı 1.931 işçimiz hayatını kaybetmiştir. Bu vatandaşlarımızın 586'sı inşaat, 420'si imalat, 340'ı taşımacılık, 233'ü diğer hizmetlerde ve 116'sı ticaret sektöründedir. İlgili mevzuatın da emrettiği çerçevede kuşkusuz, modern üretim yöntemlerinde etkili tedbirler alınmakta, bunlar kontrol edilmektedir ancak kazaları tamamen ortadan kaldıracak hukuki, idari ve yapısal tedbirler artırılmalı, özellikle de denetim ve otokontrol sistemleri etkinleştirilmelidir. Konu can olunca bu mesele sayısal yahut oransal olarak bakılacak bir husus değildir. Hedef sıfır risk, sıfır kaza olmalıdır. Özellikle ölümle sonuçlanan iş kazalarının yoğunlaştığı inşaat, imalat ve taşımacılık sektörlerinde caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Küçük işletmelerimiz yalnız bırakılmamalı, iş güvenliği önlemlerini alabilmeleri için destek verilmelidir.
Sayın Bakanım, çalışma hayatındaki barışın tesisi yanında, kamu yönetiminde rasyonel üretken bir yapının tesisi bakımından kamu personel sisteminde statü, ünvan, ücret, işe alım, terfi, disiplin, ödüllendirme ve personel dağılımına ilişkin süreçlerin iyileştirilmesi ihtiyacı sürmektedir. Kamuda statü ve ünvan karmaşası giderilmeli, liyakatı ve başarıyı esas alan bir sistemle ücret dengesizliği ortadan kaldırılmalı, bu amaçla personel rejimi bütüncül bir yaklaşımla reforma tabi tutulmalıdır. Başta memur sendikacılığı olmak üzere sendikalaşmanın güçlendirilmesi gerekmektedir. Sendikalarımızın ücret sendikacılığının ötesine geçtiği, sektörlerin sorunlarını ve gelişme potansiyeline yönelik araştırma yapan, bu yönde öneriler geliştiren çağdaş bir sendikacılık tesis edilmelidir.
Sonuç olarak, Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi ve kalkınma hedefleriyle uyumlu ve sağlıklı işleyen bir çalışma hayatının tesis edilmesi, aynı zamanda da bunu sürdürecek yapısal tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bu doğrultuda bazı soruları da sizlere iletmek istiyorum: Kimi mesleklerin yok olacağı yapay zekâ çağında Türkiye'nin geleceği ve kalkınma hedefleriyle uyumlu iş ve meslek planlaması yapılmış mıdır ve bunun sosyal güvenlik sistemi dâhil etkilerine yönelik önlemler çalışılmakta mıdır? Hizmette nicelikten çok nitelik sorunlarının öne çıktığı bir ortamda mesleki yeterlilik ve standardizasyonu sağlamaya dönük tedbirler alınmakta mıdır? Bunların, ülkemizin eğitim-istihdam ilişkisini kurarak oluşturulacak insan gücü planlaması doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK'le yürütülen bir programı bulunmakta mıdır? Türkiye, Orta Vadeli Programa göre, 2027 yılında 33,2 milyon istihdamı hedefleyen büyük bir kapasiteye sahiptir ve köklü geleneğine hukuki, idari, beşerî ve kurumsal altyapısına uygun bir çalışma iklimini sağlayacak kapasitededir. Bununla birlikte, işsizlik yahut arzu edilen işi bulamama gibi sorunların yanında, iş güvencesi, iş kazaları, ücret yetersizliği, çalışma şartlarının zorluğu, kayıt dışı istihdam ve karar süreçlerine çalışanların katılımı gibi konularda alınacak mesafenin çalışma hayatının geliştirilmesini, çalışanların mutluluğuyla birlikte kamu hizmet sunumunda etkinliği mümkün kılacağını düşünüyoruz.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
19 konuşma daha · 3 Kasım 2026