İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 45. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mart 2003 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 467 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-03-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının 2 nci maddesinin altıncı fıkrası için vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, demin de anlatmaya çalıştım, hatırlarsınız belki, 1988 yılında çıkarılan iki kanun vardı. Bunlardan bir tanesi Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi Kanunu, bir diğeri de Konut Edindirme Kanunu. Bunların her ikisi de, bizim işverenlerimizden iyi niyetli olmayanlara, kısa yoldan köşe dönmeyi kafasına yerleştirenlere bazı şeyleri hatırlattı, o iki yasa bunlara alt işveren uygulamasını hatırlattı ve öyle bir hal aldı ki, o yasaların her ikisi de 10'dan az işçi çalıştıran işyerlerinde ve işletmelerde uygulana geldiği için, her bir tezgahı her bir tezgâhı bir başkasına kiraya vererek, bir işyeri gibi, işyeri numarası almalarını akıllarına getirdi. Durum öyle bir hal aldı ki, baktılar -Konut Edindirme ve Zorunlu Tasarruf Fonlarından kurtuldular- o işletmede de sendika var; ne yapalım; işletmenin her bir ünitesini parçalayalım, alt işverenlere verelim; oralarda ayrı ayrı örgütlenme gerekecek... Sonra, asıl işyerlerinde -ne yazık ki, ülkemizde büyük oranda işsizlik olduğu için- çalıştırdığı personelin içerisinden kendi akrabası ya da yakını olanları da işletme sahibi gibi gösterip, işleri devretmeye başladılar.
Dünyadaki uygulamalar böyle değil. Asıl işin bir başka alt işverene verilmesi muvazaaya dayanıyor. Bu, ILO normlarına da aykırı, uluslararası hukuk kurallarına da aykırı. Fransız Yargıtayının da bu konuda verilmiş kararı var ve böylesi asıl işin alt işverenlere verilmesi durumunda, asıl işverenin o işletmenin bütün sorumluluğunu üstlenmesini zorunlu görüyor.
Bizim ülkemizde, ne yazık ki, işletmelerin, işyerlerinin denetimi ve teftişi yeterli düzeyde yapılamıyor. Uzun yıllardan bu yana, işletmelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında bile "alt işveren uygulaması" adı altında, işçiler, çok daha kötü koşullarda, sendikasız, sigortasız, güvencesiz, hatta ve hatta çalışma koşulları açısından, yanındaki arkadaşından çok daha beter konumda çalışıyor. Benim milletvekili olduğum Kocaeli'nde pek çok sanayi kuruluşu var. Sanayi kuruluşlarında öylesi bir huzursuzluk var ki, bir yanda toplusözleşmeden yararlanan işçi, öbür yanda alt işveren dediğimiz müteahhit işçisi, öbür yanda kayıtdışı çalıştırılan işçi; yani, bütün bunlar, çalışma yaşamının kural haline getirilmesi gereken konuları değil, engellenmesi gereken çalışma biçimleri.
Biz, burada, bu önergeyle, işletmelerimizin daha verimli, daha huzurlu bir çalışma ortamına kavuşması, işçilerimizin üretim sürecine daha moralli katılması daha verimli olarak çalışma sürelerini tamamlaması açısından, hiç olmazsa, asıl işlerin, bölünerek, parçalanarak alt işverenlere, yani taşeronlara devredilmesinin uygun olmadığını söylüyoruz. Elbette, yardımcı işler dediğimiz temizleme, tamamlama, yemekhane gibi işler, asıl iş kavramının dışında değerlendirilebilir. Oralardaki hizmetlerin görülmesi açısından, başka birine verilmesi ya da istisna sözleşmesiyle bir başka işverene devredilmesi her zaman mümkün. Yapılması gereken uygulama bu. Ne yazık ki, eğer, asıl işi parçalayarak, alt işverene verirsek, işyerlerinde huzur bulamayız, işletmelerden verim alamayız, ülkemizdeki işletmelerin yabancı kuruluşlar karşısında rekabet gücünü geliştiremeyiz, koruyamayız. Bunun için bu önergeyi verdik. Amaç, gerçekten, çalışma yaşamının, bir başka deyimle, endüstriyel ilişkilerimizin çağdaş standartlara kavuşmasına yöneliktir, başka hiçbir düşünceye dayalı değildir. Bunları ifade etmek istedim.
Teşekkür eder, hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 13 Mart 2003