14 mart tıp bayramı nedeniyle
Balıkesir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 45. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mart 2003 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Turhan Çömez (AK Parti), 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 614 kelime.
Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir). “14 mart tıp bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2003-03-13-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yarın yurdun her yerinde kutlanacak olan 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ülkemizde, ne yazık ki, yıllardır yapılan hatalar, ihmaller ve aymazlıklar nedeniyle, bayram olması gereken bu gün, buruk bir yas gününe dönmüş ve sağlık çalışanlarının ağlama duvarı haline gelmiştir. Bugün sizlere, iyi işleyen bir sağlık sisteminden bahsedebilmeyi, doktorlarının mutlu, insanlarının da huzurlu olduğu, sağlıklı olduğu bir Türkiye fotoğrafını gösterebilmeyi çok arzu ederdim; ama, ne yazık ki, böyle bir tabloyu yaşayabilmemiz için biraz daha zamana ihtiyacımız olacak. Sayın Sağlık Bakanımız ve ekibinin geceli gündüzlü yürüttüğü çalışmalarının meyvelerini almamız için biraz daha sabra ihtiyacımız olacak; ama, inanın, gelecek yıl bu kürsüde 14 Mart Tıp Bayramı konuşmasının çok daha farklı duygularla yapıldığını hepiniz göreceksiniz.
Baktığımız zaman, ne yazık ki, gördüğümüz manzara şu: Uzayıp giden çile dolu hastane kuyrukları; sağlık alanındaki hizmetlerde gittikçe derinleşen bir eşitsizlik yapısı; bir taraftan hekim açığı, diğer yandan iş arayan hekimler; bir tarafta hasta bekleyen boş hastane koridorları, diğer yanda ise, aylarca yatak bekleyen hastalar; siyasî rant beklentileriyle kurulmuş tıp fakülteleri ve plansızca yetiştirilmiş binlerce genç doktorun gelecek kaygısı; hasta ile hekim arasındaki para trafiğinin çok olağan karşılandığı bir anlayış; köşe başlarına plansızca kuruluvermiş özel hastanelerden medet uman bir sağlık sistemi; paran kadar sağlık ve paran kadar hizmet anlayışının ötesine gidememiş, sosyalleşememiş, sağlığın bir fert için en temel hak olduğunun bile farkına varamamış bir yapı; hastası da, doktoru da, diğer sağlık çalışanları da mutsuz, günübirlik politikalarıyla personel ataması anlayışının ötesinde bir vizyonu olmayan yöneticilerin elinde oyuncak olmuş bir sağlık sistemi. Peki, ne olmalı?
Değerli arkadaşlar, bir ülkenin medeniyetinin ve gelişmişliğinin en önemli göstergesi, sağlık ve eğitimdir. Bugün, ne yazık ki, ülkemizde doğan her 1 000 bebeğimizden 40'ı, 1 yaşına gelmeden aramızdan ayrılıyor. Bu ne demek biliyor musunuz; her gün, içinde 160 bebek bulunan bir uçağın düşmesi demek. Rakamın ne kadar dramatik olduğunun altını çizmek için böyle söylüyorum ve ne yazık ki hiç önemsenmeyen koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık hizmetlerindeki ilkelliğimizi anlatabilmek için böyle söylüyorum. Radikal, akıllı, kararlı, tutarlı ve planlı çalışmalar yapmak artık şart ve böyle çalışmaların AK Parti kadroları tarafından yapılıyor olduğunu bilmek de gerçekten sevindirici ve umut verici.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün taraf ve ilgililerin desteğinin alındığı, konsensüsle ortaya konmuş ve değişen iktidarlarla değişmeyecek ulusal bir sağlık politikası süratle hayata geçirilmelidir. Hekim ile hastasının arasına paranın giremeyeceği bir genel sağlık sigortası mutlaka hayata geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarının planlanması ve yetiştirilmesi, politik kaygılardan uzak ve mutlaka gelecek projeksiyonlara uygun olarak yapılmalıdır. Sağlıkta yönetim ve denetim mutlaka tek elde, yani Sağlık Bakanlığında toplanmalıdır. Sağlık harcamaları disiplinize edilmeli, hizmet ve ürünlerin standardizasyon çalışmaları yapılmalıdır. Bu sayede önlenecek kayıp ve kaçaklar yine sistem içinde değerlendirmeli ve özellikle sağlık çalışanlarının özlük hakları mutlaka iyileştirilmelidir. Planlı bir aile hekimliği anlayışına da kademeli olarak mutlaka geçilmelidir. Belki yıllardır ifade edilen ve tüm kesimlerin kabul ettiği bu doğrular, ne yazık ki, bugüne kadar uygulanamamıştır. Bunların uygulanabilmesiyse, bir irade işidir, bir ekip işidir ve bir gayret işidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, ben, anlam dolu bu günün, gelecek yıl, çok daha mutlu ve heyecanlı kutlanmasını diliyorum.
Sayın Sağlık Bakanımızın şahsında, tüm meslektaşlarımın ve özellikle de tıp mesleğine yeni katılan ve yüreği heyecan dolu, vatan ve insan sevgisi dolu genç arkadaşlarımın bayramını kutluyorum. Aramızdan ayrılmış olan bütün meslektaşlarımızı, hocalarımızı ve hekim parlamenterlerimizi de saygıyla anıyorum.
Son bir mesajla sözlerimi noktalıyorum: Hekimler, bu ülkenin alınyazısında daima etkin ve belirleyici görevler üstlenmişlerdir ve bundan sonra da böyle olacaktır. Bu vesileyle, 19 Mayıs 1999'da Gazi Mustafa Kemal ile birlikte cumhuriyetin temellerini atan bir avuç vatanseverden özellikle üçünü, Dr. Reşit'i, Dr. Adnan Adıvar'ı ve Dr. Refik Saydam'ı saygıyla anıyor, tüm ulusumuza, barış, sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 13 Mart 2003