İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 45. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mart 2003 · 682 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 682 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-03-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Yok öyle; her işi uzmanı yapacak.
AHMET YENİ (Samsun)Biraz, işveren gibi de düşünelim...
ÜNAL KACIR (İstanbul)Sayın Çetin, yanlış bilgi vermeyin lütfen.
CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Yasası Tasarısının istisnalara ilişkin 4 üncü maddesi hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum .
Değerli arkadaşlarım, biraz evvel de söyledim, çalışma yaşamı gerçekten sıkıntılı bir alan. Özellikle yasal gerekleri yerine getiren işletmelerimiz ile yasal gerekleri yerine getirmeyen işletmelerimiz arasında büyük farklılıklar var. İş Kanununun kapsamı oldukça sınırlı, kısıtlı. Yasanın uygulandığını söyleyebilmek, yasalarımızın eksiksiz uygulanabildiğini söylemek, ne yazık ki, üzülerek söylüyorum, imkânsız.
Ülkemizde asıl korunması gereken kesimler, yoksul kesimler, işsiz kesimler, korumaya muhtaç kesimlerdir. Bunların çileleri, çalışma yaşamına alınmasıyla birlikte bitmiyor. Gerçekten, ülkemizde işyerlerimizde ödenen ücretler yeterli değil. Çalışanların büyük bir bölümü korumasız ve yetersiz ücret, yetersiz barınma, yetersiz ortamlarda çalışıyorlar.
Bu tasarıda pek çok kısıtlar var; istisnalar maddemizle birlikte, biz, yine, pek çok yerde yeni kısıtlar, yeni kısıtlamalar getiriyoruz. 1971 yılında çıkarılan 1475 sayılı Yasa, yürürlüğe girdiğinden bugüne kadar geçen süre içerisinde, zaman zaman değişikliklere uğradı, pek çok kez değiştirildi, her değişiklik sırasında, örneğin, orman işkolunda çalışan işçilerin, özellikle çalışma koşulları mevsime göre belirlendiği için bu kanun kapsamına alınması, otuz yılı aşkın zamandır gündeme geldi; ama, halen bir düzenleme yapılabilmiş değil.
Aynı şekilde -burada, maddeler üzerinde de görüşeceğiz- tarım işletmelerinde büyük sıkıntılar var. Ülkemizin kalkınabilmesi iki önemli sektöre bağlı; bunlardan birisi tarım, diğeri turizm. Bizim bir ilimiz kadar olan -Konya kadar bile olmayan- Hollanda, tarım işletmelerini KOBİ'ler şeklinde örgütlendirdi ve bizim toplam ihracatımızdan daha fazlasını sadece tarımdan elde ediyor, tarım işletmeciliğinden elde ediyor. Ülkemizde de tarım işletmeleri giderek yaygınlaşıyor. Oralarda çalışan işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek, onların da bu yasa kapsamında kendilerini bulabilmeleri, kendilerini, gerçekten, Türkiye Cumhuriyetinin, yasaların şemsiyesi altında bulabilen bir yurttaşı olarak görebilmeleri son derece önemli.
Değerli arkadaşlarım "istisnalar" başlıklı maddeye baktığımız zaman, şu yok, bu yok; şu, şu diye sayıyoruz; iki güzel işlem yaptı. Ben de, komisyon toplantısının bu madde görüşülürkenki bölümüne katıldım. İçinizde, sendikacılıkta birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın teklifi üzerine, kapıcıların ve kalorifercilerin bu yasanın kapsamına alınması için verdikleri önergeyi, komisyonda, arkadaşlarımız destekledi ve onlar da bu kanun kapsamına alındı.
Şimdi, burada, bakıyoruz, 50'den az işçi çalıştıran -50 dahil- tarım işletmeleri ile orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanlar muaf.
Sporcular... Vallahi, bu devirde, düzgün bir yaşam sağlayabilmek için, halkımız içerisinde yaygın söylem "ya topçu olacaksın ya popçu"dur; ama, topçular da korumasız. Bir oyun sırasında, maç sırasında ayağı kırılan ya da o yaşamdan, o alandan uzaklaşan, ömür boyu bir güvenceden yoksun, perişan oluyor. Onların, bu kanun kapsamına alınabilmesinin önü açılmalı; onların örgütlenebilmesinin önü açılabilmeli.
Gazeteciler hakkında bu kanun istisna hükmü getiriyor; niçin; haklarında Basın İş Kanunu var.
Değerli arkadaşlarım, eğer, Basın İş Kanununda yeterli olmayan hükümler varsa, temel bir yasa olmamakla birlikte, İş Yasası, ülkemizde çalışanların tamamını ilgilendiren bir yasa. O nedenle, gazetecilerin de burada istisna içerisine alınmasını anlayabilmiş değilim.
Yine, ülkemizde Deniz İş Kanunu var. Hava işkolunda çalışan arkadaşlarımız arasında yer hizmetlerini görenler kanun kapsamında; ama, hava ulaştırma işlerinde çalışanların; yani, yaşamı bir teknik arızayla ortadan kalkan -Allah göstermesin- küçücük bir uçak kazasında bile kurtulma şansları milyonda bir bile olmayan pilotların, hosteslerin, bu kanun kapsamında akit yapamamalarını anlamanın olanağı yok.
Onun için, burada, eğer, gerçekten, ülkemizi çağdaş dünyayla buluşturabileceksek; eğer, Avrupa Birliğine girme sevdamızı gerçekleştirebileceksek; eğer, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, her yıl, ILO'nun kara listelerine girmekten kurtulabileceksek, istisnaları azaltıp, yasa tasarısının tüm çalışanları kapsayacak şekilde düzenlenmesi görevi hepimize düşüyor. O nedenle, bu tür kısıtlamalara gerek kalmadan, istisnaları çok aza indirerek, bu yasa tasarısını güzelleştirmek hepimizin elinde. Yine, aynı yere geliyorum.
Değerli arkadaşlarım, AKP'li arkadaşlarım, sizlere sesleniyorum...
HALİL AYDOĞAN (Afyon)AK Parti!.. AK Parti!..
İZZET ÇETİN (Devamla)Gerçekten bu yasa tasarısı toplumun ihtiyacına cevap vermiyor. Bakın "AK Parti" diyebilmenin yolu, en haklı önergelere bile "hayır" demekle sağlanamaz. Ak olduğunuzu belli edebilmek, hiç olmazsa, haklı olan önergelere "bu doğru" diyebilmek, özgür olabilmek, özgürce oy kullanabilmekten geçiyor.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Biz, oylarımızı özgürce kullanıyoruz.
İZZET ÇETİN (Devamla)Gerçekten, bazı konulara yüreğiniz sızlayarak "hayır" diyorsunuz; yani, ben -kusura bakmayın- beddua etmek istemem; ama, bu yasa tasarısına "evet" diyenlerin çocukları, inşallah işçi olur diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 13 Mart 2003