İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 541 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-6 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Konuşacağım Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun.

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bakınız, biraz önce, 41 inci maddede, fazla çalışma ücretinde, fazla çalışma koşullarını anlattım. İşçi, herhangi bir işyerinde çalışırken, kendi iradesiyle, isteğiyle "ben fazla çalışacağım" diyemez; mutlak surette, bir ihtiyaçtan, verimliliğin artırılması ya da işin tamamlanması için işveren tarafından bırakılır ve orada uyarılarımıza rağmen, fazla çalışmaya ilave, bir "fazla süreli çalışma" kavramı koydunuz. 41 inci maddede bile "fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir" diyoruz; ama, zorunlu nedenlerle fazla çalışmada böyle bir onay durumu yoktur; çünkü, ortada bir zorunluluk vardır; ya bir arızanın olması ya bir arızanın mümkün görülmesi halinde ya da herhangi bir sürekli üretim yapan, örneğin, bir dökümhanede potaların soğumaması için, onun içindeki malzemelerin zayi olmaması için, o işin tamamlanması gibi durumlarda, işveren, işçilerin iradesine başvurmadan, onların onayını almadan, onları zorla çalıştırmak zorundadır; o işin gereği, fazla çalıştırmayı gerektirebilir. Böyle bir durumda, bu maddede işçinin iradesi bile yok; ama, ne var; böyle bir zoraki çalıştırmada bile, "41 inci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır" demişiz. Yani, fazla çalışma ücretini yüzde 50 zamlı ödemeyi hüküm haline koymuşuz; ama, fazla süreli, yani, haftalık çalışma süresini tamamlamadığı halde, bir gün izin almış ise ve diğer günlerde fazla çalışmış ise, o fazla süreli çalışmalarda yüzde 25 öngörmüşüz. Burada, işçinin iradesi de alınmadığına göre, zorla çalıştırıldığına göre, bunun ücretinin, fazla süreli çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi büyük bir haksızlıktır. Bir sonraki maddede de benzer bir durum vardır.

Bizim önergemizde de, bir yazım hatası sonucu "beşinci fıkra" olarak geçmiş, oysa, burada "ikinci fıkra" olması gerekirdi. Bu vesileyle onu düzeltiyorum ve önergemizin öyle algılanmasını istiyorum.

Hiç olmazsa, bu tarz ödemenin, fazla çalışma halinde ödemenin yüzde 25'e düşürülmeden, fazla çalışma ücretiyle ilgili maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği gibi, yüzde 50 olarak ödenmesi koşul haline getirilmeli. 1475 sayılı İş Yasamızın 36 ncı maddesindeki hüküm, bundan oldukça ileri bir hüküm idi; ama, orada da, en az o koşullarla, yani, yüzde 50 fazla ödeneceği kabul edilmiş idi.

Şimdi, değerli arkadaşlar, yeni uygulamada, bu durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur diyoruz. Elbette, fazla çalışma tüzüğünde bu hüküm belirlenmiş. İşçiler, normal olarak 8 saat çalışmış, günü tamamlamışlar ise, bir ara dinlenmesi vermeden, onları, devam eden bir biçimde, sürekli çalıştırmak insanî değil. Ara dinlenmesinin, o süre içerisinde yaptırılması hem işin gereği hem de işçinin, çalışan insanın fiziken bu dinlenmeye ihtiyacı var. Onun, bir yenilik olarak konulması, belki burada bir değişiklik, bir ileri hak gibi görülmüş.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, bugün sayıları 700 000'le sınırlı olan, belki yarınlarda -bu yasadan sonra- o sayıları bile çok çok arayacağımız, sayıları çok daha aşağıya düşecek bir sendikalılık varlığı gerçek; ama, kabul etmeliyiz ki, ülkemizde, tarımdışı çalışan nüfus 12 000 000 dolayında ve bunlar da sendikalılaşabilir. Eğer, ülkemizde örgütlülüğü geliştiremiyor isek, bu, başta bizlerin eksikliği, ülkemizi yönetenlerin eksikliğidir. Burada, böylesi önemli yasa maddeleri görüşülürken, gelip sadece sıra tutmak amaçlı, 1 dakika içerisinde "halkın iradesine saygılıyız, halk bunları bilmez" mantığıyla söylem içerisine girmek, Parlamento adabına da, bu Meclisin saygınlığına da yakışmıyor.

Bizim, oyalama gibi bir düşüncemiz yok, amacımız katkı vermek. Bakınız, düzenlemeyi bir kez daha söylüyorum: Normal çalışma düzeninden farklı bir çalışma düzenidir. Burada, fazla süreli çalışma gibi ücret ödemek hakkaniyete uygun değildir. Geliniz, buradaki hükmün birinci ve üçüncü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook