Avrupa günü nedeniyle gündem dışı
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 537 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA GÜNÜ NEDENİYLE GÜNDEM DIŞI); konuşma 537 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Avrupa günü nedeniyle gündem dışı”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-05-08-avrupa-gunu-nedeniyle-gundem-disi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli izleyiciler; yarın 9 Mayıs; ben, Türkiye - AB Karma Parlamento Komisyonu üyesi olarak, Avrupa Günü nedeniyle söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve bana bu olanağı sağlayan Sayın Başkanvekilimize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum.
Avrupa Günü, 9 Mayıs 1950'de, iki Fransızın "Avrupa birleşsin" yönündeki adımlarıyla, Jean Monet ve Robert Schuman'ın, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği kuruluşu yönündeki girişimleriyle gündeme gelmiştir ve 1985'ten bu yana kutlanmaktadır.
Değerli üyeler, ülkemiz, Avrupa Birliği adayıdır ve Türkiye'nin, Avrupa Birliği adaylığı yönünde, çok uzun bir yoldan geldiğini ve çok uzun bir yolda gitmekte olduğunu vurgulamak isterim.
Avrupa'nın, yasal ve kurumsal düzenini, laikliğini, eğitim birliğini ve bununla eşanlamlı olarak Anadolu aydınlanmasını benimseyen Türkiye, Kurtuluş Savaşıyla, bir taraftan Avrupa ile savaşmış, bir taraftan da Avrupa'yı özümsemiştir; bu çelişkiye dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye, bugün de cumhuriyetin o kazanımlarının getirilerini kullanmaktadır Avrupa yolunda. İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa'nın yeniden inşasında Türkiye'nin büyük katkıları vardır. Türkiye, Avrupa Konseyinin üyesidir, Avrupa Kalkınma Örgütünün (EEC) kurucu üyesidir ve o bağlamda, Avrupa'nın spordan sosyal güvenliğe kadar tüm örgütlerinin kurucu üyesi ya da üyesi özelliğini taşımaktadır. Son zamanlarda -geçtiğimiz günlerde- Avrupa Parlamentosunda vurgulanan, Türkiye'nin geçmiş değerleri ve bu arada Refah Partisine ilişkin 13 Şubat 2003 tarihli kararı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.
Türkiye'yi Avrupa'ya taşıyan değerlerimiz Efesli Heraklitus'tur, Sinoplu Diojen'dir; ama, bunların ötesinde, Mevlana'dır, Hacı Bektaş'tır, Yunus'tur, Şeyh Bedrettin'dir, Nikoos Ağa'dır, Ahmet Saygun'dur, matematikçi Cahit Arf'tır, Şair Nazım Hikmet'tir, Mehmet Âkif'tir, Yahya Kemal'dir, Yaşar Kemal'dir, Suna Kan'dır, İdil Biret'tir. Kısaca, alınakımız olan yaratıcı insanlardır; bilim insanlarımızdır, sanat insanlarımızdır.
Yapmamız gereken çok sayıda güncel iş var: Siyasetin temizlenmesi ve milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması, insanımızın özgürleşmesinin önündeki engellerin kaldırılması, eğitim sisteminin yaratıcı yetenekleri güçlendirecek biçimde yeniden yapılandırılması, ekonomiyi kayıt altına almak, kadınların işgücüne katılması oranını artırmak ve gençlerimizin -yüzde 80'i bu ülkeyi terk etmek isteyen gençlerimizin- bu ülkenin onurlu, üretken, girişken ve başarılı insanları olarak yaşamalarını sağlamak...
Bunun ötesinde, iki güncel konuya daha değinmek istiyorum. Bütçe çıkalı bir ayı geçti; ama, Avrupa Birliği Araştırma Alanının gerektirdiği ilk taksit henüz ödenmemiştir.
Bir de, insan hakları ihlalleri, pankart asmak, yürüyüş yapmak gibi nedenlerle, gençleri ve çocukları, örgütleri baskı altında tutmak dönemi artık kapanmalıdır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyeliğinin dostları da var, düşmanları da var. Dostları, genellikle, sosyalist ya da sosyal demokratlardır; düşmanları ya da istemeyenleri ise, genellikle, sağcı kesimlerdir; ama, bu noktaları aşmak gerekiyor bilinçle ve düzgün bir biçimde. Biz, neyiz? Biz, tümümüz, birlikte, kendi dostumuz olabiliyor muyuz ve kendi ulusumuzun çıkarını, ulusal çıkarımızı en yüksek noktaya taşıyacak girişimlerde bulunabiliyor muyuz? Kısaca, kendimiz için kimi değerleri yaşama geçirebiliyor muyuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
YAKUP KEPENEK (Devamla)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
O nedenle, yapmamız gereken, kendi işimizi tam yapmak, kendi çıkarımızı en çoklaştırmaktır.
Sayın milletvekilleri, son aylarda büyük değişimler yaşıyoruz. Büyük Meclisin 1 Martta ünlü tezkereyi reddetmesi büyük bir olaydır. Kıbrıs'ta, 23 Nisandan bu yana yaşananlar, Türk Halkının barışseverliğinin ayrı bir kanıtıdır. Avrupa Birliği yolunda her iki olaydan da ders alınmalı, yeterince yararlanılmalıdır.
Son iki gündür Washington'dan gelen "Türkiye 'yanlış yaptık' desin" ya da "hiçbir şey olmamış gibi davranamayız" şeklindeki saldırı ve tehditler, Irak'a demokrasi götürdüğünü öne sürenlerin demokrasiden ne anladıklarının en güzel kanıtıdır. Millet Meclisinin onurlu kararını yok saymaya hiç kimsenin, gücü ne olursa olsun, hakkı yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003