İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 82. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Mayıs 2003 · 631 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 631 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa tasarısı görüşülmeye başlandığından bugüne kadar geçen süre içerisinde, hem insan haklarına hem çalışma yaşamına hem Anayasaya aykırılığını ileri sürdüğümüz pek çok madde vardı. Biraz evvel, eski sendikacı arkadaşlarımdan birisi de, ilgili maddenin 1475 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde düzenlendiğini söyledi; doğrudur, "Sanayi ve ticaret işleri" başlığıyla çok geniş bir düzenleme yapılmış ve hangi işlerin sanayiden, hangi işlerin tarımdan sayılacağı burada belirtilmişti. Gerçekten, ülkemizde, 1475 sayılı Yasanın, otuziki yıldır uygulamada olduğu süre içerisinde, hem teknolojik gelişmelere hem bilimsel gelişmelere uygun olarak bazı hükümlerinin değiştirilmesi bir ihtiyaçtı belki; ama, Türkiye'nin acil sorunu, 1475 sayılı İş Yasasını değiştirmek, yeniden düzenlemek değil, işsize iş bulmak, yolsuzluğu, yoksulluğu ortadan kaldırmaktı. Türkiye'nin bunun gibi acil sorunları varken, birdenbire böyle bir yasa tasarısının getirilmiş olması... Tasarı hazırlanırken, her ne kadar, geniş bir konsensüs oluştuğunu, bilim adamlarının katkı verdiğini, sendikalarla diyalog içerisine girildiğini belirtiyorsa da iktidar partili arkadaşlar, bu işin pek de öyle olmadığı tasarı metninden anlaşılıyor.

Değerli arkadaşlarım, yasama ile yürütme erklerinin görev alanlarını birbirine karıştırmamamız gerekir. Tarım ve orman işlerinin de 1475 sayılı Yasanın kapsamına alınmasını, hava taşıma işlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesini, uzun yıllardan bu yana çalışma yaşamının içinde olan herkes söyleyegeldi. Ancak, bakıyoruz, sanki, Meclisimizde, bu Yüce Mecliste, 13 Marttan bu yana, kimi zaman komisyon toplanmadı, kimi zaman komisyon olmadı, bakan olmadı diye gündemin 1 inci sırasında bekledi, görüşmelere ara verildi; ama, dört haftadır, bu yasa tasarısı üzerinde tartışıyoruz, konuşuyoruz. Bu da bir madde olarak düzenlenip, görüşülebilirdi.

Şimdi, tarım ve ormandan sayılan işlerde çalışanların, çalışma koşullarına ilişkin hükümleri, hizmet aktinin nasıl olacağını, ücret ve ücret belirleme yöntemlerinin ne olacağını, işin düzenlenmesini ve sair hükümleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına devredemeyiz. Bu, Yüce Meclisin görevidir, yasama organının görevidir; böyle bir yetki devri, yanlıştır, Anayasaya aykırıdır. O nedenle, biz, fıkranın, Anayasa Mahkemesine gitmeden, burada düzeltilmesini istiyoruz ve madde metninden çıkarılmasını istiyoruz. Bu, yasa yapma tekniği açısından da doğru bir yaklaşım değildir. O nedenle önergemizi verdik.

Bundan evvelki tasarıya bakarsanız, o, çok savunduğunuz bilim adamlarının hazırlamış olduğu öneri metnine de bakarsanız, böyle bir yetki devri söz konusu değildir; orada, sadece, birinci fıkraya ilişkin, halen işkollarını belirleme yetkisi -tarımda, sanayide ve ormanda çalışılan işlerin neler olduğunu belirleme yetkisi- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının uhdesindedir ve bu tasarıda da öyle olması gerekir. Birinci fıkra buna izin veriyor, yetki veriyor; ama, ikinci fıkrayla, bu Yüce Meclis, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, böyle bir görevi, böyle bir yetkiyi devredemez diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, ben, Hak-İş'ten gelen, Konfederasyondan gelen iki arkadaşımın düşüncelerini, önerilerini, burada, dinlediğim zaman -ben de, sendikal yaşamın içinde uzun yıllar görev yapan birisi olarak- üzüntü duyuyorum. 3 Kasım öncesinde, daha seçimlere bir iki ay kala da, arkadaşlarımla, bir iki konuda sohbet ettim; kesinlikle böyle düşünmüyorlardı. İstihdam koşulları bizim gibi olmayan, ekonomik gelişmişlik düzeyi bizim gibi olmayan, çalışma ortamı, iş ilişkileri bizden çok ileri ülkelerde bu hükümler var diye, kalkıp, oralardaki hükümleri toplayıp, derme çatma bir yasa yaparak kime yaranacaksınız, kime yaranacağız; onu bilemiyorum. Gerçekten, çağrı üzerine çalışma, istihdamda, tam istihdam koşullarına yaklaşılmış bir ekonomik ilişkide elbette ihtiyaç olabilir; ama Türkiye'de 10 000 000'dan fazla açık işsiz var, sadece ekonomik krizlerde 2 000 000'dan fazla işçi işini kaybetti, ülkemizde doktorlar işsiz, mühendisler işsiz, meslek sahibi olmayan işsizlerimizi söylemeye bile gerek yok...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İZZET ÇETİN (Devamla)Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Çetin.

İZZET ÇETİN (Devamla)Böyle bir dönemde, Almanya'da bu var, Hollanda'da bu var, İngiltere'de bu var, Avrupa Sosyal Şartında şu var -biraz sonra, arkadaşlarımın bilgilenmesi açısından, Avrupa Sosyal Şartını da sizlere sunacağız- bu var deyip, böyle bir yasa yapmaya kalkarsak, kendimiz emek vermezsek, emeğin kıymetini, değerini anlayamayız. Hele bunu emeğin içinden geldiğini söyleyen arkadaşlarım belirtirlerse, son derece üzücü olur, işçilere, çalışanlara ve bu yasadan hizmet bekleyenlere de ayıp olur diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 21 Mayıs 2003

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook