Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Şubat 2004 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 25 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 531 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-25-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Konuşacağım Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Çetin.
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sadece, bu maddenin değil, tasarının bütününün geri çekilmesine ilişkin görüşlerimizi her seferinde söylüyoruz.
Sayın Bakan, biraz evvel, hem Genel Başkanımızın konuşmalarından hem de bizim daha evvel hazırlamış olduğumuz, 1998 yılında hazırlanan belgelerimizden alıntılar yaparak kafaları karıştırmaya çalışıyor.
Şunu, altını çizerek söylüyorum: Türkiye'nin, kuşkusuz, bir idarî reforma ihtiyacı vardır; fakat, bunun hem idarî işlerin basitleştirilmesi ve hızlandırılması hem de suiistimalleri, yolsuzlukları önleyecek birtakım tedbirleri alacak yöntemleri bulup çıkarması gerekir. Daha evvelki konuşmalarımda da söyledim, mahallî idarelerin, mutlaka, güçlendirilmesi ve malî imkânsızlıklarından kurtarılması bizim de düşüncemiz, bizim de önerimiz. Elbette, biz, olumlu olan her şeye katkı yapıyoruz, yapmaya da hazırız. Bir tanesini örnek olarak vermek istiyorum. Bu Mecliste, daha 22 nci Dönem açıldığında, demokrasinin aksak olmaması için, bir siyasal partinin genel başkanının Parlamento dışında kalmasının demokrasiyle uyumlaşmayacağını kabul ederek, Sayın Başbakanın yasaklılığını, kısıtlılığını, Cumhuriyet Halk Partisinin oylarıyla, birlikte kaldırdık; ama, iddiayla söylüyoruz, rahatsızlık duysanız da bir kez daha söyleyeceğim: Bakınız, buraya çıkmamdaki ana nedenlerden birisi -gerçi madde geçti ama- cumhuriyeti ve demokrasiyi tahrip edecek bir yasal düzenlemeden söz ettiğimizde, AKP içerisinde kimi arkadaşların olumlu tepki verirken, kimilerinin de şiddetle tepki gösterdiğine tanık oluyoruz. Örneğin, yasanın 4 üncü maddesinde, kamu yönetiminin temel amaç ve görevleri gerekçede yazılırken, Anayasamızın 5 inci maddesine atıfta bulunuluyor ve deniliyor ki: "Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletini korumak." Burada, eğer kişilerin ve toplumun refah ve huzurundan önceki cümle "cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak" ise ve de bu, madde metninden çıkarılıyorsa, elbette, bu yasanın getireceklerinden kuşku duyuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanın biraz evvel -biraz evvel değil, her gün- bir bakan sorumluluğundan, bir devlet adamlığı, bir hükümet üyesi olmanın sorumluluğundan uzak, ne tür soru sorarsak soralım verdiği yanıt aynı; Köy Hizmetlerinde çalışanların zaten illerde çalıştığını ve şimdi de valiliklere bağlı olarak çalışmaya devam edeceklerini söylüyor; ama, Sayın Bakan, eğer o koltukta otuyor ise, onların bir işverene bağlı olarak çalıştıklarını, sendikalılık haklarını kullandıklarını, yarın da, eğer bu yasal düzenleme geçerse, sendikalılık haklarını kaybetmeleri bir yana, toplusözleşme haklarından da mahrum bırakılacaklarını, 1 işveren yerine 81 ayrı işvereni olacağını; bırakınız işçileri, o kurumda çalışan memurların da, sözleşmeli statüye aktarıldıktan sonra, belki, seçimden seçime uzatılacak şekilde onları idareye bağımlı hale getirmeyi amaçladıklarını; binbir çileyle, uzun yıllar mücadeleyle elde ettikleri sendikalılık hakkı toplusözleşme hakkından yoksun olsa da, o sendikalılık hakkını, kullanamayacaklarını, kaybedeceklerini, en az benim kadar bilmiş olmasına rağmen, istismar ediliyor.
Bir başka konu: Gerçekten, bu tasarının başına bakıldığında, iki bürokratla birlikte, TESEV'e, TÜSİAD'a, TOBB'a, YASED'e teşekkür ediliyor. Orada, açıkça, şunun anlaşılması gerekir: Bu tasarının bir ayağı bürokrasi, bir ayağı TESEV, TÜSİAD, TOBB, YASED, bir ayağı da hükümet; yani, sermaye tabanlı kuruluşlar ile hükümet bir olmuş, halkın elindeki, demokratikleşme adına, ekonomik kalkınma adına, uzun yıllar vermiş oldukları mücadeleler sonunda elde ettikleri hakları, tek tek yontma çabasından başka bir şeyi görebilmek mümkün değil. Gerçekten, ikide bir, konuşmacılar, çıkıyorlar, diyorlar ki, katılım; Cumhuriyet Halk Partisi katkı vermiyor... Görüyoruz, sahte önergelerle, önerge hakkımızı tıkadınız; sözlü soruları basarak, tıkamaya çalışıyorsunuz. Biz ne soru sorarsak soralım, bakan, katkılardan uzak, benim oğlum bina okur, döner döner yine okur diye, aynı mantıkla konuşmaya devam ediyor; böyle mi katkı olacak?!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 25 Şubat 2004