İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · SALI

Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 86. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Nisan 2011 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (CHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 570 kelime.

Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini-5 (erişim: 30 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 746 sıra sayılı Yetki Kanunu Tasarısı’nın 1’inci maddesiyle ilgili olarak verilen önerge üzerinde söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Aslında bana kalsaydı, maddenin tasarı metninden çıkarılması şeklinde verirdim ama arkadaşlarımız öyle vermişler.

Şimdi, sayın milletvekilleri, seçime girerken eski ÖSYM Başkanı Profesör Doktor Ünal Yarımağan bugün ne diyor biliyor musunuz? “Sekiz aydır korkumdan konuşmuyorum.” diyor. Sekiz aydır yani ÖSYM imtihan sorularının çalındığı tarihten…

Türkiye, korku imparatorluğu hâline geldi. Neden hiçbir üniversitede ses çıkmıyor? En dinamik beyinler konuşmuyor? Bu, ülke adına çok büyük bir olumsuzluk. Devri iktidarınızda ülke karanlıklara sürüklendi. Bugün kimse yarından emin değil.

Şimdi, YGS imtihan soruları şifrelenmiş. 1 milyon 700 bin aileyi ilgilendiriyor. Allah rızası için kimse çıkıp da bu 1 milyon 700 bin ailenin sorunlarını, tereddütlerini giderecek bir şey söylemiyor. Abdullah Gül diyor ki “Ben tatmin oldum.” Sen ne anladın ki tatmin oldun? Tatmin olduysan çık konuş bakalım!

Şimdi, bakın beyler, ar, namus, insanlık, haysiyet her insan için gerekli olan bir durumdur. Bir memlekette namuslu, dürüst, arlı, edepli bir nizam kurmak herkesin görevidir. Şimdi, ben soruyorum size: Getirdiğiniz bu yetki kanunu ile kamu personelinin görevine son verme yetkisini Hükûmete veriyorsunuz. Peki, neye göre son vereceksiniz? Anayasa Mahkemesinin Kuruluş Kanunu’nda, siz, Başkanı memnun etmek için -16 mı veya o civarda- 17 tane daire başkanının kanunla görevini feshettiniz. Şimdi, ne yapacak? Anayasa Mahkemesi Başkanının takdirine bıraktınız. Eğer hanımsa diyecek ki “Gel benim evimdeki bulaşıkları yıka ki ben seni bir yere göndermeyeyim.” Yani sizin kamu personeline getirdiğiniz statü bu. Doğruluğunu savunuyorsanız…

Kamu personelinin durumunun iyileştirilmesi için yetki verildi -yani aylık ve ödeneklerinin durumunun yükseltilmesi, onların terfilerinin kolaylaştırılması- ama hiçbirisinde bunların görevine son verme yetkisi Hükûmete verilmedi. Peki, siz görevine son vereceğiniz bu personelin görevine hangi kıstasa göre son vereceksiniz? Zaten, bizim kanunlarımızda hangi kıstasa göre bir kamu personelinin görevine son verileceği belli, bunun dışında niye ayrı bir yetki alıyorsunuz? Yarın seçime giderken diyeceksiniz ki sandık başındaki memurlara “İşte, benim istediğim şekilde oy getirmezsen senin görevine son veririm.” Bu dürüst, namuslu, haysiyetli bir insanın düşüneceği bir davranış biçimi midir? Kamu personelinin arını, namusunu, statüsünü, güvencesini sağlamak Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi değil midir? Peki, eğer bu göreviyse neden bu hakkı bu kamu personelinden alıyorsunuz?

Tabii, o kadar çok şey var ki… Geçen gün elime bir belge geçti, bu İhracatçılar Birliği… AKP’nin eski Genel Merkezini -MHP’nin Genel Merkezinin altında olan yeri- dört sene önce İhracatçılar Birliğine kaça sattınız? Arkadaşlar, dört senedir hâlâ o bina boş orada. 15,5 trilyon liraya satmışlar. Kim almış? İhracatçılar Birliği. İhraçtılar Birliği bu binayı dört senedir orada boş tutuyor ve 15,5 trilyon liraya… Yine o İhracatçılar Birliğinde, senede ihracatçıdan alınan aşağı yukarı 1 trilyon liraya yakın da para var. Arkadaşlar, bir ay benim elime geçmişti; orada bazı bakanların, müşavirlerin özel arabalarının akaryakıt paraları, kendi danışmanlarının telefon paraları, bakanların bayram kartlarının paraları… Bu devleti talan ediyorsunuz. Yani fırsat elinize geçti mi talan ediyorsunuz, bir de böyle bir yetki aldınız mı ne yapacaksınız? Artık bu devleti yok sayacaksınız. Tayyip Erdoğan diyor ki “Ben ustalık dönemime girdim.” Yani diyor ki “Ustalık dönemime girdim, artık bu yetki kanununu da alınca milletin çanına ot tıkayacağım.” Arkadaşlar, bu yetki dünyada hiçbir kimseye verilmemiştir. Evet, yetki belli sınırlarla verilebilir. Ben biraz önce Sayın Bakana “Bu yetki kanunu kapsamına girmeyen bir tane devlet dairesini sayabilir misin?” diye sordum. Sayamaz ki hepsini sokmuşsunuz.

Onun için, bu, yüz karası bir yetkidir. Siz, devleti, diktaya, faşizme, milleti götürüyorsunuz, milleti köle yapmaya çalışıyorsunuz. Bunun için, gerçekten çok yüz kızartıcı bir durum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 5 Nisan 2011

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook