Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 86. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Nisan 2011 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (CHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 577 kelime.
Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini-7 (erişim: 30 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ülkemiz için gerçekten bir felaket niteliğini taşıyacak bir kanunun aleyhinde konuşmak benim için gurur vericidir.
Şimdi, sayın milletvekilleri, Shakespeare’in bir meşhur lafı vardır: “Şeytan günah işlediği zaman, işe günahını kutsallık zırhına sarmakla başlar.” diyor.
Şimdi, bu kanun da şeytanımsı bir günah işliyor. Orada da diyor ki kamu hizmetlerini düzenli, süratli, etkin yapmak üzere böyle bir yetkiyi veriyoruz. Hâlbuki kamu hizmetlerini etkin, verimli, sağlıklı yapmak için değil, kamu hizmetlerinde siyasi iktidarın lehine düzenlemeler yapmak için, devletin kamu hizmetini gören memurlarını siyasi iktidarın kölesi yapmak için, Türkiye’de hukuk düzenini yok etmek için, Türkiye’de hâkim teminatını yok etmek için, Türkiye’de, Türkiye’yi ayakta tutan kurumları yok etmek için böyle bir yetki kanunu bana göre veriliyor.
Biraz önce söyledim… Mustafa Bey, öğrendin değil mi binanın kime ait olduğunu, satıldığını. İşte, Bakan Bey burada, söylesin o zaman. İki buçuk üç sene önce sattınız mı İhracatçılar Birliğine? Bakın, yarın bunun hesabını da soracağım sana, yarın çıkaracağım bunu. Bir de seninle hesaplarımızı inceleteceğiz maliyeciler. Tamam mı? Yapacağız bunu.
Şimdi, bu bakımdan, değerli milletvekilleri -Sayın Şandır’ın biraz önce burada yaptığı konuşma gibi- hakikaten bugüne kadar yaptığınız uygulamalarda bir sıkıntı içinde olan kamu görevlilerinin sıkıntılarını gidermek için böyle yetki alsanız seve seve veririz ama sizin Başbakanlık makamına getirdiğiniz, Cumhurbaşkanlığı makamına getirdiğiniz kişilerin eylem ve işlemleri ortada. Bir Abdullah Gül’ün yaptığı atamalar ortada, Danıştaya getiriyor, hiç hukukla ilgisi olmayan kişileri Danıştay üyeliğine atıyor. Ondan sonra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yine öyle. Anayasa Mahkemesine bir rüşvet kanunu çıkardınız, o da yetmiyormuş gibi, getirdiniz, Anayasa Mahkemesinde müdür seviyesinde bulunan, ondan sonra orada belli bir makama gelen insanları bir kanunla feshettiniz, o insanları güvenceden yoksun bıraktınız ve dolayısıyla Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’a o insanlar üzerinde bir krallık yetkisini verdiniz ve bu insanlar, ki artık Haşim Kılıç’ın merhametine kalmış, isterse doğuya gönderecek, isterse bilmem başka bir yere gönderecek, isterse, kendisinin beğenisini kazanıyorsa orada bir makamlara getirecek.
Getirdiğiniz bu kanunla da bunları yapacaksınız. Bunların günahını çekemezsiniz, yani sizin bu getirdiğiniz kanunla Hükûmet yarın birçok masum memurun görevin son verdiği zaman… Çünkü verdiği zaman da, bu defa da bunların hak arama yollarını da tıkıyorsunuz. Bakın, sizin getirdiğiniz bu anlayış -12 Eylül’de de ben görev yaptım- 12 Eylül’de yoktu böyle. 12 Eylül’de yirmi dört yıllık memurlara bir tebligat gidiyordu: “Görünen lüzum üzerine görevinize son verilmiştir.” deniliyordu ama sonradan yargı yolu açıldı, bu insanlar tek tek döndüler yerlerine ama sizin getirdiğiniz bu kanunla, yani keyfine…
Zaten, artık bu biraz tasarrufta bulunurken, bugüne kadar bazı şeylerde bir vicdan muhasebesinden geçirmek gerekiyordu, şimdi artık ona da gerek yok çünkü bir ideolojik mücadele, bir ideolojik savaş veriyorsunuz. Bu ideolojik savaş ve mücadelede karşınızdaki gruba hiçbir şans hakkı tanımıyorsunuz ve tanımamaktasınız.
Dolayısıyla, seçimlerde yine, işte size karşı olan kamu personellerini tek tek bu kanunla ve aldığınız yetkiyle korkutup terbiye edeceksiniz. Dolayısıyla, Türkiye’nin bu karanlık rejimle, bu yasalarla gittiği zaman, bunun sonucunun nereye varacağını hepimiz göreceğiz.
Bakın, Doğu, Güneydoğu’daki olaylar ortada, ülkeyi ne duruma getirdiniz. Dolayısıyla bu yönetimle benim size bir tavsiyem şu: Dokuz senedir şu memleketi yönetiyorsunuz ve artık iktidar yorgunluğu oldunuz. Sizin dokuz sene sonra bu memlekete vereceğiniz yeni hiçbir şey yok. Zaten yapsaydınız, doğru dürüst, dokuz senede yapardınız.
Tayyip Bey çıkıyor diyor ki: “6 bin kilometre yol yapılmıştı cumhuriyet kurulduğundan beri, biz 13 bin kilometre yol yaptık.” Sen duble yol yaptın. Hiç yeni bir yol yaptın mı arkadaş? Duble yol ne kadardı? 6 bin kilometre. 6 bin kilometrenin yanına ancak 6 bin kilometre yol yaparsın. 13 bin kilometre nereden geldi?
O bakımdan, kanuna karşıyım efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 5 Nisan 2011