Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 86. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Nisan 2011 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 524 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini-6 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğim bir önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, tabii, biz burada yaptığımız konuşmaları tarihe konuşuyoruz. Bakın, ünlü Fransız tarihçisi Bernard Lewis diyor ki: “On yıl sonra Türkiye ile İran yer değiştirecek. Türkiye’de hareket giderek daha hızlı bir biçimde yeniden İslamlaşmaya doğru. Hükûmet gayet akıllıca kurumları birbiri peşinden teslim alıyor. Ekonomi, iş dünyası, akademik camia, medya; şimdi de geçmişte cumhuriyetçi rejimin kalelerinden biri olan yargıyı devralıyorlar.”
Biraz önce burada okudum, eski ÖSYM Başkanı diyor ki: “Maalesef, korkumdan konuşmuyorum.”
Türkiye devri iktidarınızda çok karanlık bir rejime gitti ve götürüyorsunuz da. Tabii, bunun günahını göreceksiniz. Yarın çocuklarınız hiçbir zaman, zannetmiyorum ki sizinle gurur duyacak, iftihar edecek. Bu ülkeyi çağdaşlıktan uzaklaştırarak, bu ülkeyi Orta Çağ karanlıklarına götürerek, devletin kaynaklarını kendi şahsi emelleri için tarumar ederek, yargı denetimini ortadan kaldırarak, devletin bütün kurumlarını bu yetki kanunuyla ortadan kaldırarak, tamamen devlete tek kişinin hâkimiyetini sağlayarak bir ülke yönetmeye kimsenin “evet” dememesi lazım. Demokrasiye inananların, insan haklarına inananların, insan onuruna inananların bunlara karşı çıkması lazım.
Bir devleti ayakta tutan memurlarıdır, kamu görevlileridir. Kamu görevlilerinin mesleğe alınmasında gereken nitelikler Anayasa’mızın 70’inci maddesinde sayılmıştır, hizmetin gerektirdiği nitelikler dışında başka bir ayrım gözetilemez. Siz getirmişsiniz, diyorsunuz ki: “Ben kamu görevlilerinin tümünü görevden alabilirim, yerine atama yapabilirim.” Peki, zaten, bizim yürürlükteki kanunlarımıza göre, bunları göreve alma konusunda aranması gereken nitelikler belli, görevine son verme sebepleri belli. Ama bunlarla yetinmiyorsunuz çünkü siz istiyorsunuz ki bu Türkiye Cumhuriyeti devletini tamamıyla ortadan kaldırmak. Bu, açık artık. Bunu biz demiyoruz arkadaşlar, bunu birileri… Yani artık tarihçiler görüyor, bugün yetmiş dört yıldır Türkiye tarihini en yakından inceleyen bir Bernard Lewis diyor, bu Fransız… Bunlar herhâlde bizden daha fazla bu Türkiye’yi yakından takip ediyorlar.
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Bunu söyleyenler hasta efendim, hasta.
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, onun için böyle bir kanun getiriyorsunuz. Bu kanunla işte Tayyip Bey diyor: “Ben tabii şimdi artık ustalık dönemine girdim.” Ustalığı niye şimdi aklına gelmişse bilmiyorum ama Türkiye uluslararası arenada hep itibar kaybeden bir devlet. İşte önce çıktı dedi ki: “NATO’nun Libya’da ne işi var?” Sonra tıpış tıpış gitti Türk ordusunu… Daha burada yetki verilmeden gemileri Libya’ya gönderdi. Bir dışişlerine bakan, sizin sanki içinizde bakanlık yapacak kimse yokmuş gibi, Ahmet Davutoğlu denilen bir kişi var, o da çıktı “Türkiye Haçlı seferlerinin bir elemanı olamaz.” dedi. Ama maalesef yine o da gitti o Haçlı seferlerine eleman oldu.
Şimdi tabii böyle bir Türkiye, hiçbir kimsenin güvencesi yok. Bundan önce birçok kanun hükmünde kararnameler çıkarıldı ama bu kanun hükmündeki kararnameler bundan daha dar kapsamlı olanlar Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği, işte, sizin Hükûmet sıralarında oturan kişinin de imzasının olduğu 5/10/2000 tarihli 2005/45 sayılı Karar’da Kanun Hükmünde Kararnamede hiç olmazsa Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği bundan istisna tutulduğu hâlde siz hiçbir kurumu istisna tutmadan bu kadar düzenleme yetkisini veriyorsunuz Hükûmete. Kaldı ki o istisna getirilen düzenlemede bu Hükûmete verilen böyle bir yetkinin Anayasa’nın 91’inci maddesine aykırı olduğu açıkça belirtildiği hâlde, maalesef, işte ne hukuk dinliyorsunuz, ne hak dinliyorsunuz. Siz diyorsunuz ki “Bizim bu parmaklarımız her şeye kadir.” Ama bu parmakların her şeye kadir olmadığını en yakın tarihte göreceğiz. Bu milletimiz anlayacak bunu, yani karanlık rejime bu memleketi sürüklemeye engel olacağına inanıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 5 Nisan 2011