İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Fındık üreticisine verilmesi planlanan ek fiyata ilişkin (6/10)

Kazım Türkmen

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 22. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Ocak 2003 · 645 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kazım Türkmen (CHP), 15 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FINDIK ÜRETİCİSİNE VERİLMESİ PLANLANAN EK FİYATA İLİŞKİN (6/10)); konuşma 645 kelime.

Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “Fındık üreticisine verilmesi planlanan ek fiyata ilişkin (6/10)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2003-01-15-findik-ureticisine-verilmesi-planlanan-ek-fiyata-iliskin-6-10 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAZIM TÜRKMEN (Ordu)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün ülkemizde, Türkiye'de 14 ilimizin, 8 000 000'a yakın insanının geçim kaynağı, ekmeği, aşı fındıktan temin ediliyor. Ne yazık ki, 8 000 000 insan için hayati önem taşıyan, insanların geleceği, umudu olan fındığımız, son yıllarda alınan politik, yanlış kararlar itibariyle, o ülkede yaşayan insanlar için bir gelir kaynağı olmaktan çıkmış, âdeta bir ıstırap şekline doğru dönüşmüştür. Kaldı ki, bu 14 ilimizin özellikle, Orta Karadeniz Bölgesinde fındık mahsulünden başka hiçbir ürün de olmamaktadır.

Sayın milletvekilleri, biliyorum ki, bugün bu hükümette bulunan birçok sayın milletvekili ve sayın bakanlarımız Karadenizi yakinen bilmemektedir. Dolayısıyla, Karadenizi yakinen bilmeden, onun fizikî yapısını yakından görmeden, irdelemeden oradaki insanlarımızın ıstırabını içlerinde hissetmeleri de mümkün değildir.

Karadenizde, Ordu'da, Giresun'da ve 14 ilimizde herkesin umudu ve beklentisi fındıkla ilgili millî bir politikanın ortaya konulmasıdır. Fındık politikası sadece fındığın fiyatıyla da ilgili değildir; çünkü, bugün fındığı üreten bütün illerimiz, geçiminin tümünü fındıktan temin etmiş olmasına rağmen, bir sene boyunca evinde fındık yememiş olsa onlar için büyük bir mahsur teşkil etmiyor; çünkü, fındık bir ihraç ürünüdür, tamamen bir sanayi ürünüdür. Dolayısıyla, ülkemizin cebinden hiçbir girdi çıkmadan devletin kasasına, hazinemize büyük bir gelir temin eden fındık gibi önemli bir ürün, onlarla ilgilenen müstecir âdeta boşta bırakılmıştır.

Seçim meydanlarında söylediğimiz ve özellikle fındık üreticisini mutlu edeceğimizi ifade ettiğimiz rakamlar, özel fiyatlar, ne yazık ki, ikibuçuk ay gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen, hâlâ bir hayal olmaktan öteye gitmemiştir. Biliniz ki, bu illerde fındıkla ilgili gelir, yalnız köylüyü, müstahsili ilgilendirmiyor, o kentte oturan tüm tüccarı, müstahsili, esnafı yakinen ilgilendiriyor; çünkü, bu kentler, birbirine bağlı, doğal yapısı itibariyle, köylü kentli gibi de görseniz, tamamen bir bütündür. Dolayısıyla, fındığa verilmiş olması gereken fiyat, daha önce şu andaki iktidar partisi tarafından vaat edilen 2 000 lira bugüne kadar verilmemiş ve verileceğine dair bir umut da henüz ortada görünmüyor. Bunun zorlukları var deniliyor; bu doğrudur. Baştan beri iddia ettiğimiz konu şu olmuştur: Zaten son iki senedir ekonomik krizler yüzünden çok zor durumda kalan bu bölge halkımız borçludur, fındığını eylül ayında pazara indirmek ve satmak zorundadır; çünkü, çocuğunun harçlığı, okul parası, ona yapacağı düğün, her türlü borçların ödeme zamanı fındık bölgelerinde daha çok eylül ayını kapsadığı için, fındığın fiyatının ne olacağına bakmaksızın fındığını satmak zorunda kalmıştır. Bu fındığı satarken, o günlerde, Fiskobirlik'in ilan ettiği fiyat üzerinden kendileri fındıklarını vermek istemiş olsalar bile, ne zaman parasını alacaklarını bilmedikleri için, o gün, peşin parayı kimden alacaklarsa ilk fırsatta fındığı ona vermişlerdir. Dolayısıyla, fakir fukaranın elinde zaten fındık yoktur. Şu anda 300 000 000 kilo kadar elde fındık vardır; bu fındığın 50 000 000 kilosu üreticidedir, geri kalan 250 000 000 kilosu ise manav ve tüccardadır.

Sayın milletvekilleri, elinde 50 000 000 kilo fındık olan köylümüz, zaten durumu iyi olan insanlardır. Dolayısıyla, bunların, fındığın ellerinde kalmış olmasından dolayı bir mağduriyeti yoktur; ama, asıl fındık, manavın ve tüccarın elinde kalmıştır. O bakımdan, diyoruz ki, bu bölgeler için, fındık fiyatları, piyasa fiyatları üzerinde belirlendiği zaman, asla ve asla üreticinin eline para geçmeyecektir, fakir fukaranın eline para hiç geçmeyecektir; dolayısıyla, herkesin elindeki arazi yapısı bellidir ve bunlar çıkarılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAZIM TÜRKMEN (Devamla)Ortalama her ilde 1 kilo fındığın maliyeti ile nerede, ne kadar fındık çıkacağı bellidir. Kısa olarak, 1 dönümden ortalama 100 kilo fındık üretildiği varsayımına dayanarak, bunu güçlendirme adı altında eğer bunun parası ödenmiş olursa, hem elinde fındık tutan hem elindeki fındığı borçlanarak satmak durumunda kalan köylümüz hem de tüccarımız mağdur olmayacaktır. Dolayısıyla, her ikisinin eline eşit de olsa, tam hakları olmamış bile olsa, belli bir miktar para geçmesi temin edilmiş olacaktır.

O bakımdan, hiç zaman kaybetmeden, şu anda bütün beklentisini ve umudunu fındıktan gelecek yeni fiyata bağlayan, bu kış günlerinde hayvanın yemini, yeni yapacakları tarım girdilerinin hepsini buna bağlayan bu insanlarımıza yeni fiyatlar verilmemiş olursa, biliniz ki, gelecek sene de, yeniden, yeni mahsul almak olanağı oldukça zor olacaktır.

Hemen hemen her bölgedeki tarım il müdürlükleri tarafından, insanların elindeki arazinin miktarı, yapısı ve dönüm başına gelir miktarı belirlenmiştir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 15 Ocak 2003

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook