Narenciye üreticilerinin sorunları konusunda
Genel Kurul, 53. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Şubat 2005 · 690 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Sağ (CHP), 2 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NARENCİYE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI KONUSUNDA); konuşma 690 kelime.
Kemal Sağ (CHP, Adana). “Narenciye üreticilerinin sorunları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-02-02-narenciye-ureticilerinin-sorunlari-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; başta Adana olmak üzere, ülkemizdeki narenciye üreticisinin içinde bulunduğu sorunları dile getirmek, onların sesini kamuoyuna ve hükümetin tüm üyelerine duyurmak üzere söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, merak ediyorum, acaba, içimizde kaç arkadaşımız, narenciyenin Türkiye ekonomisi üzerindeki önemini kavramış durumda ve bu konuda rakamlara sahip.
Bilindiği üzere, yurdumuz, dünya narenciye üretimi alanının kuzey sınırında yer almaktadır. Narenciye üretimi, ülkemiz ve özellikle Çukurova bölgesi açısından büyük bir önemi haizdir.
Dünya narenciye üretimi toplam 100 000 000 tondur. 7 000 000 tonluk üretimiyle Brezilya başı çekerken, Türkiye, yaklaşık 2 500 000 tonluk üretimiyle dünya sıralamasında ilk 10, Akdeniz ülkeleri içerisinde ise ilk 5 arasında yer almaktadır.
Ülkemizdeki narenciye üretiminin yaklaşık 500 000 tonunu mandalina, 1 000 000 tonunu portakal ve geriye kalanını da limon ve greyfurt oluşturmaktadır.
Adana, Türkiye'deki narenciye üretiminin en önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Ülkemizdeki toplam üretimin yüzde 30'u Adana'da yapılmaktadır. Ülkemizdeki toplam üretimin ancak yüzde 25'ini ihraç edebilmekteyiz. Üstelik, ülkemizin elinde bulunan narenciye pazarlarını da bir bir kaybediyoruz. Bunun son somut örneğini, Rusya'nın Mısırlılar tarafından ele geçirilmesini öne sürebiliriz.
Değerli milletvekilleri, ülkemiz ve bölge ekonomisi için böylesine önemli bir yere sahip olan narenciye üretiminde, son yıllarda, diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi, hatta daha büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Ne yazık ki, 2004 yılı ürünü olan narenciye, maliyetinin çok altına düşen satış fiyatları yüzünden, maalesef, ya toplanmadan dalında çürümeye terk edilmekte ya da yollara, hatta sulama kanallarına dökülmektedir. Dalında çürümeye terk edilen veya maliyetinin altında bir fiyatla alıcı bekleyen narenciye, hepimizin bildiği gibi, insan sağlığı ve beslenmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Üreticinin gözden çıkardığı ve 150 000 liraya alıcı dahi bulamadığı narenciye ürünleri, ne kadar acıdır ki, marketlerde ya da pazarlarda üreticinin sattığı fiyatın 7-8 kat fazlasına tüketiciye sunulmaktadır.
Değerli milletvekilleri, seçim bölgem olan Adana'ya bayram tatili nedeniyle gittiğimde, narenciye üreticisinin feryadıyla karşılaştım. Merak edip araştırdığımda gördüm ki, narenciye üreticisinin hali gerçekten yürekler acısı. İşin kötü tarafı, diğer tarım ürünleri gibi, her yıl değiştirilebilecek bir ürün de değil, en az altı yedi yıllık bir emek sonrası meyve vermekte ve onbeş yirmi yıl ürün değiştirme şansı bulunmamaktadır. İşte bu tablonun bir de perde arkası, yani narenciye üreten çiftçinin yaşadığı acı sorunlar vardır. Üretici, ürününe değer fiyat bulamadığını, o nedenle ürünün dalında kaldığını haykırırken, çözüm için yapılması gerekenleri de dile getiriyor. Üreticinin bu işin uzmanlarıyla yaptığı değerlendirme sonucunda konunun çözümü için ortaya koyduğu önerileri kamuoyunun dikkatlerine sunmak istiyorum. Görüldüğü gibi, çiftçimiz, artık, babadan gördüğüyle değil, uzmanlarla işbirliği içerisinde üretim yapmaktadır; bu, sevindirici bir durumdur ve bu bilince ulaşan çiftçimizi, buradan, kutlamak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, narenciye üreticisi, yaşadığı olumsuzlukları şöyle sıralıyor:
1- Yüksek maliyetler dolayısıyla ihracatta pazar kaybı.
2- İhracata uygulanan düşük teşvik primi, yani, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan aktarılan kaynak yetersizliği.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayın.
KEMAL SAĞ (Devamla)3- Mevcut Hal Yasası uygulaması ve sonuncusu da, narenciye işleme sanayiinin yetersiz oluşu.
Üreticinin çözüm önerileri ise şunlardır:
1- Sayın milletvekilleri, bu çok önemli; limonda ton başına 42 dolar, mandalina ve portakalda 35 dolar, greyfurtta 30 dolar olan ihracat teşvik priminin, daha önceki yıllarda olduğu gibi, tekrar 100 dolara çıkarılması ve bunun en az yüzde 15'inin üreticiye yansıtılması.
2- Virüsten arındırılmış, aşı gözü ve sertifikalı fidan üretiminin teşvik edilmesi.
3- Aynı zamanda endüstri ürünü olan narenciyenin Hal Yasası kapsamından çıkarılması ve tüketiciye uygun fiyatla sunulmasına zemin hazırlanması.
4- Yurtiçi nakliyelerde yüzde 50 oranında teşvik primi verilmesinin sağlanması.
5- Narenciye işleme sanayiinin desteklenerek geliştirilmesi, meyve suyu, reçel, konserve, dondurulmuş meyve üretimi gibi katmadeğer yaratacak alanlarda kullanılmasının desteklenmesi ve son olarak da, geçmiş yıllarda, mercimek ve fındıkta olduğu gibi, narenciye için de, devlet tarafından, tüketimi özendirecek reklam kampanyalarının düzenlenmesi.
AKP İktidarının sayın yetkilileri, ülkemizdeki narenciye üreticisinin ve çiftçinin tablosu işte budur. Siz değil miydiniz seçim öncesi çiftçiye her türlü vaatte bulunan?! Siz değil miydiniz tarımı kalkındıracağım diyen? Lütfen, artık, IMF'ye bağlı tarım politikasından vazgeçelim, millî bir tarım politikası uygulamasına geçelim. Görüyorsunuz Çukurova'da pamuk bitmek üzere, Çukurova'da mısır ekimi bitmek üzere; gelin de narenciye bahçelerini görün Adana'da. Çiftçi umudunu kesmiş, şimdi de narenciye ağaçlarını kesmeye başlamıştır. Çukurova'da narenciyeyi de bitirirseniz Çukurovalıyı nereye taşımayı düşünüyorsunuz?.. Çukurova çiftçisine bundan sonra artık hangi işi yapmayı tavsiye ediyorsunuz?..
Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 2 Şubat 2005
