Osmanlı devletinin kuruluşunun yıldönümü münasebetiyle
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 53. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Şubat 2005 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdulmecit Alp (AK Parti), 2 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞUNUN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 501 kelime.
Abdulmecit Alp (AK Parti, Bursa). “Osmanlı devletinin kuruluşunun yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulmecit-alp-22-2005-02-02-osmanli-devletinin-kurulusunun-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ABDULMECİT ALP (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Osmanlı Devletinin kuruluşunun 706 ncı yıldönümünde gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Osmanlı İmparatorluğu, üç kıtada at oynatmış, birçok devleti ve imparatorluğu tarihten silmiş, çağ kapatıp çağ açmış, tarihe damgasını vurup yön vermiş ve hükümdarlığı süresince, bugün barut fıçısı gibi bulunan Irak'ta, Filistin'de yıllar boyu kardeşliği, barışı, barış ortamını tesis etmiş büyük bir medeniyetin beşiğidir. Ecdadımızın kurduğu bu medeniyetle ne kadar iftihar etsek, azdır. Bu nedenle, Osmanlının kuruluş yıldönümünü anmak, onun hatırasını yaşatmak, boynumuzun borcu olduğu gibi, aynı zamanda, büyük Osmanlı mirasının yegâne vârisi olmamız hesabıyla Osmanlıyı hayırla anmak lüzumu doğmaktadır. Bu görev, bütün kurumların olmakla birlikte, öncelikle bu ulvî çatı altındaki bizlerindir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Partinin "devlet, millet için vardır" diye savunduğu kural, işte bu inanç ve insan idrakinin günümüz asrına uygun, çağdaş yorumudur. Osmanlı İmparatorluğu, kuruluşunu takip eden Kosova Meydan Muharebesinden kısa bir süre sonra, Avrupa'nın ortasına, kuruluşundaki temel ilkeleri götürdü. Yönetiminde basiret, adaletinde insaf, hükmünde dirayet olan ve üslubunda sanat ve medeniyetin doruklaştığı bir terkiple gitti. Bu terkip, kuruluşunu takip eden 150 nci yılın sonuna, dünyada yeni bir çağ değiştiren büyük fethin ilahî ilhamıyla bir araya geldi ve bir cihan imparatorluğu oluşunu idrak etti. Demek ki, üç kıtada bir devlet ve çok kültürlü medeniyet tarifinin simgesi olan Osmanlı İmparatorluğu bu noktada doruklaşmıştır. Bugün bu doruk, bu kültür ve bu medeniyet zirvesi, 21 inci Yüzyılda dünyanın en iddialı devletinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu gösterir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Osmanlı devlet düzeni ve tarih tahlili sadece fetihlerden, egemenliklerden ve askerî üstünlüklerden ibaret değildir; asil ve önemli olan özelliği, devlet örgütlenişi, devlet disiplini, dengeli ve âdil yönetimi, kültür ve sanat üstünlüğü ve bütün vatandaşlarına hiçbir ayırım gözetmeksizin tanıdığı din ve vicdan özgürlüğüdür. Osmanlıya bu açılardan baktığımızda, onun egemenliğinin, savaş yetkilerini bile sınırlandıran bir hukuk devleti olduğunu görebilmekteyiz. Çöküş dönemlerini, birtakım olaylarını kötü niyetlerle ve mübalağalı üsluplarla anlatarak kendi güzelliklerimizi karalamaya çalışmak bu gerçeği değiştirmez.
Değerli milletvekilleri, Osmanlı tarihinin kayıtlarında Ertuğrul Gazi'nin Osman Gazi'ye, Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi'ye vasiyetinin özü "insan Allah'ın emanetidir, ona o gözle bakacaksın ve adaletle hizmet edeceksin" ilkesidir. Temel inanç sistemimizde de, insan, varlığın en şereflisi ve en değerlisidir; bütün varlık ona nispetle anlam ve değer kazanır. Devlet de böyledir; insanı korumak ve ona hizmet etmek için vardır. İnancımızın emri de bu yöndedir. Bu nedenledir ki, tarih boyunca Osmanlı toplumunun hiçbir döneminde, Batı'daki anlamında sömürücü, çatışan sınıflar var olmamış, bilakis, fethettiği yerlerde kendinden olmayan toplumlara karşı da sömürücü değil merhametli ve hizmet edici bir tutum içinde olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işte, 706 yıllık haşmet dolu bir geçmişten geleceğe uzanan bu derin tarih şuuru ve kültür mirası, bizim en önemli değerimizdir. Onun için, 21 inci Yüzyılda, 706 yıllık geçmişimize dönerek ve bu iftihar zemininde abideleşerek diyoruz ki: Cumhuriyetimiz, inancımızın geleceğe yönelen en seviyeli varlığıdır. Cumhuriyetimiz, kültür damarları itibariyle, Osmanlının kültür akımlarını benimsemiş, oradan beslenmiş ve orada gürleşmiştir. Cumhuriyetimizin medeniyet anlayışı da, Osmanlıdan kaynaklanmaktadır. Bu kültür ve bu medeniyet anlayışı içerisinde, topluma yön veren en önemli taban dinamiğimiz adalet ve kalkınma hedeflerimizdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 2 Şubat 2005