Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Mart 2006 · 888 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Sağ (CHP), 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 888 kelime.
Kemal Sağ (CHP, Adana). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-03-21-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 1103 sıra sayılı yasa tasarısının 10 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, nihayet, haftalardan beri görüşülmekte olan bu yasa çıkıyor; ama, kime yarar getirir, doğrusu, ben merak ediyorum. Bu yasa, 2005 yılının ağustos ayında Plan ve Bütçe Komisyonundan çıkmış bir tasarı ve maalesef, 2006'nın şubatında Genel Kurula sunuluyor. Bu kadar uzun bir süre geçmesine rağmen, bu kadar tartışılmasına rağmen, ne yazık ki, bu tasarı, bu tasarıdan beklentisi olanların beklentilerine cevap vermekten çok uzak değerli arkadaşlar ve şunu söyleyebiliriz kısaca: Bu tasarıyla, AKP, memurlara ümit yerine başka şeyler dağıtmıştır; yani, dağ fare doğurmuştur.
Sayın Başkan, kurumlar arasında zaten bozuk olan ücret dengesi, bu tasarıyla biraz daha bozulmaya yüz tutmuştur. Kurum içi dengeler ise, yine bu tasarıyla biraz daha sarsılmaktadır. Örneğin, bir dairede, müdüre bağlı olarak çalışan uzmana makam ve görev tazminatı verilirken müdür bundan mahrum bırakılmıştır. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak verilen tüm önergeler AKP Grubunca reddolunmuştur.
Değerli arkadaşlar, 40+40'larla memurların büyük çoğunluğunu oluşturan kesimin ağzına bir parmak bal sürülürken, tasarının 10 uncu maddesiyle temsil yetkisini haiz personele temsil giderlerindeki harcamaları için kısıtlama getirilerek, bir yandan bugüne kadar yasal olmayan harcamalara yasal bir zemin hazırlanmakta, bir yandan da kamuoyunun gözünü boyamaktasınız. Ancak, bu maddeyle temsil ödeneklerine bir sınır getirilmesini takdir ediyoruz, temsil ödeneklerinin yasal bir zemine oturtulmasını takdir ediyoruz. Ancak, peki, bugüne kadar, yasal olmayan tarzda kullanılmış temsil ödenekleri varsa bunlar için ne yapmayı düşünüyorsunuz; doğrusu, bunu da merak ediyorum.
Bakın, bir kanayan yaraya parmak basmak istiyorum değerli arkadaşlar. KİT Komisyonu denetimleri sırasında, İller Bankasında, üst yönetime, temsil ödeneği altında bir ekücret dağıtılmaktadır. Bu ücretin alınması için de, maalesef, müdürler ve diğer bu işi alan arkadaşlarımız ya belge toplamak zorunda kalmakta ya da gider pusulasıyla bunu almak durumunda olmaktadırlar.
Değerli arkadaşlar, bu arkadaşlarımıza, eğer, bir zam vermeyi düşünüyorsak, bir temsil ödeneği vermeyi düşünüyorsak, neden bu arkadaşlarımızı böylesine -amiyane tabirle- belge dilencisi durumuna düşürüyoruz arkadaşlar? İşte, bu maddenin bu hükmünü bu yüzden takdir ediyoruz; inşallah, bundan sonra düzgünce kullanılır.
Yalnız, burada bir gerçek daha kendisini göstermektedir, o da şudur arkadaşlar: 2002 yılından bu yana, bildiğiniz gibi, bu hükümler bütçe yasalarına konuluyordu; ama, bunun yanlış olduğunu Cumhuriyet Halk Partisi kaç kez belirtti ve kaç kez Anayasa Mahkemesine gitti ve kaç kez de Anayasa Mahkemesinden iptal kararı çıktı. İşte, bugün, nihayet, bu konu bir yasal zemine oturtuluyor; ama, şunu kabul edin ki, demek ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu iddiasında her zaman haklı çıkmıştır.
Evet arkadaşlar, bütçe yasalarında yer alan ve iddia edilen bu hükümler bizi haklı çıkarırken, emekli aylıklarındaki çarpıklığı da dile getirmek zorundayım.
Değerli arkadaşlar, bu tasarıyla, emniyet hizmetleri, din hizmetleri ve teknik hizmetler sınıfına ilave tazminatlar veriliyor. Bu güzel, bunu biz de destekliyoruz; ancak, bunu yaparken de, diğer sınıflara 40+40 verip, başka bir dengesizliğe yol açıyorsunuz. Biz, hiçbir memura, hiçbir sınıfa zam verilmesine asla karşı değiliz; ama, bu zammı verirken de tüm memurlar için bir dengenin gözetilmesini de özellikle arzu ediyoruz.
Bakın, bir başka aksama var, o da şudur değerli arkadaşlar: Sadece, bu zammın verildiği sadece emniyet hizmetleri sınıfına bu zamlarının emekli aylıklarına yansıması imkânı verilmiştir. Bu çok güzel; ama, neden diğer hizmetler sınıfına da böyle bir imkân verilmediğini de, burada, Yüce Meclis huzurunda sormak istiyorum değerli arkadaşlar.
Size bir kötü örnekten bahsetmek istiyorum. Biliyor musunuz ki, şu anda, yüksekokul mezunu bir şoför ile yüksekokul mezunu bir vergi dairesi müdürünün emekli aylıkları aynıdır. Bir müdür olmak için, vergi dairesi müdürü olmak için o arkadaşımız en az altı yedi kez sınava girer; ama, şoför, hiçbir sınava girmeden aynı emekli maaşını alır.
Değerli arkadaşlar, eğer liyakate, eğer kariyere önem veriyorsanız, lütfen, bu dengelere de dikkat ediniz.
Değerli arkadaşlar, geçenlerde burada yapılan gensoru görüşmeleri sırasında, Sayın Maliye Bakanımız, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından gündeme getirilen iddialar hakkında, çocuklarına yapılan eleştiriler konusunda "ne yiyecek bu çocuklar" demiyor muydu? Sayın Bakanım, çocuklarınız için göstermiş olduğunuz bu endişe ve şefkat duygusunu acaba neden devlet memurları için de göstermekte tereddüt gösteriyorsunuz? Haksız mıyım değerli arkadaşlar? Onlar da kazansınlar; ama, devlet memurlarının da açlıktan ağızları kokmasın değerli arkadaşlar.
Bakınız, bir başka çarpık olay: Bu tasarı Plan Bütçe Komisyonunda görüşülürken bazı hükümler konulmuştu; ama, şimdi, burada, bu hükümlerin hemen hemen tamamı tekrar tasarıdan çıkarıldı. Özellikle üniversiteyle ilgili olan unvanlarda, YÖK'le ilgili olan unvanlarda tüm ek tazminatlar iptal edildi arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, AKP Hükümeti olarak, YÖK'ten, üniversiteden bu kadar mı uzak duruyorsunuz? Onlarınki görev değil mi, onlarınki unvan değil mi arkadaşlar? Burada bu haksızlığı yapmayı, ben, doğrusu, protesto ediyorum ve bu düşünce yapısını da burada kınıyorum değerli arkadaşlar.
Evet, biz, yine, 1 inci ve 3 üncü maddelerde vermiş olduğumuz bazı önergeler ile bakanlıklardaki şube müdürleri ile illerde şube başkanlarının altında görev yapan şube müdürlerinin ve Maliye Bakanlığında görev yapan denetmenler için önergeyle ek tazminat talebinde bulunmuştuk; ama, bu önergeleri görüşmeye bile gerek duymadan, anında reddettiniz. Bunları da bir kez daha hatırlatmak istiyorum değerli arkadaşlar. Sayın Bakanım, bu önergelerin tamamı mı yanlıştı?
Sözlerimi bitirirken değerli arkadaşlarım, bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Emeğiyle geçinen insanlar, tüm bu olup bitenleri dikkatle izliyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin ve toparlayın.
KEMAL SAĞ (Devamla)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Bu onurlu insanlar, kamu mallarını babasının malı gibi satanlara, "parayı veren düdüğü çalar" diyenlere, "bunlar memurdur üç koyunu bile güdemezler" diyenlere yanıtın ne olacağını çok iyi biliyorlar.
Bu düşüncelerle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum değerli arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 21 Mart 2006
