Yakup kepenek'in özelleştirilen kit'lere ilişkin(6/626),kemal anadol'un tütün alımına ilişkin(6/627),yakup kepenek'in kamu çalışanlarının maaşlarına ilişkin(6/636),atilla başoğlu'nunthy uçaklarındaki bazı hizmetlere ilişkin(6/643),m.vedat melik'in tekel şanlıurfa suma fab.kapatılacağına ilişkin(6/687)soru önergeleri
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 12. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Kasım 2004 · 1.785 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 2 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAKUP KEPENEK'İN ÖZELLEŞTİRİLEN KİT'LERE İLİŞKİN(6/626),KEMAL ANADOL'UN TÜTÜN ALIMINA İLİŞKİN(6/627),YAKUP KEPENEK'İN KAMU ÇALIŞANLARININ MAAŞLARINA İLİŞKİN(6/636),ATİLLA BAŞOĞLU'NUNTHY UÇAKLARINDAKİ BAZI HİZMETLERE İLİŞKİN(6/643),M.VEDAT MELİK'İN TEKEL ŞANLIURFA SUMA FAB.KAPATILACAĞINA İLİŞKİN(6/687)SORU ÖNERGELERİ); konuşma 1.785 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Yakup kepenek'in özelleştirilen kit'lere ilişkin(6/626),kemal anadol'un tütün alımına ilişkin(6/627),yakup kepenek'in kamu çalışanlarının maaşlarına ilişkin(6/636),atilla başoğlu'nunthy uçaklarındaki bazı hizmetlere ilişkin(6/643),m.vedat melik'in tekel şanlıurfa suma fab.kapatılacağına ilişkin(6/687)soru önergeleri”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2004-11-02-yakup-kepenek-in-ozellestirilen-kit-lere-iliskin-6-626-kemal-anadol-u (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, sözlü olarak cevaplandırmam istenen soruları tek tek cevaplandıracağım. Önce, Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek'in sorduğu soruyu cevaplandırmak istiyorum.
"Başlangıcından günümüze kadar özelleştirilen kamu iktisadî teşebbüslerinin, özelleştirilmeleri amacıyla danışmanlık, reklam ve tanıtım masraflarının ayrıntılı dökümünü açıklar mısınız?" Birinci soru bu.
Cevabını veriyorum: Özelleştirme kapsam ve programındaki kuruluşlarla ilgili 1996-2004 yılları arasında yapılan tüm danışmanlık, reklam ve tanıtım masraflarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1996'da 233 629 000 000 -küsuratını söylemiyorum- 1997'de 312 967 000 000, 1998'de 2 788 508 000 000, 1999'da 1 041 000 000 000, 2000'de 5 613 000 000 000, 2001'de 1 057 000 000 000, 2002'de 6 812 000 000 000, 2003'te 5 421 000 000 000, 2004 yılında da 30.9.2004 itibariyle 3 000 830 000 000 harcama yapılmıştır. Toplam 27 112 259 000 000 harcama yapılmıştır.
İkinci soru da, şu:"Satılan KİT'in satışından doğan alacakların günümüze dek ne kadarı tahsil edilememiştir?"
1986 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen hisse senedi ve varlık satış devir şeklindeki özelleştirme uygulamalarının toplam tutarı 9 171 681 068 ABD Dolarıdır. Bir bölümü vadeye bağlanan satış sözleşmelerinde öngörülen faiz oranlarından işleyecek vade farkı ilavesiyle, tahsili söz konusu olan bu alacaklardan 8 434 146 747 ABD Doları net giriş sağlanmıştır. Bugün itibariyle, 634 333 719 ABD Doları henüz vadesi gelmeyen taksit bedelleri, 1 818 456 ABD Doları da takipteki alacaklar olmak üzere, 636 122 175 ABD Doları bakiye alacak bulunmaktadır; yani, takipteki alacaklar bu kadar milyar dolarlar... Yalnız 1 818 000 dolar, o da takipteki alacak.
Vadesinde ödenmeyen taksit bedelleriyle ilgili olarak, 22 şirket ve işletmede, vadesinde ödenmeyen satış taksiti ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla icra takibine geçilmiş, 14 şirket ve işletme için yapılan takip sonuçlanmış ve bu takiplere konu 3 823 346 ABD Doları alacak tamamen idarece tahsil edilmiştir. 8 şirket ve işletme için başlatılan takip ise devam etmektedir. Bu işletmelerden 2'sinde 266 326 dolarlık kısmî tahsilat yapılmıştır. Devam eden takiplerde, ödeme tarihine kadar işleyecek faizle birlikte tahsili söz konusu olan alacak tutarı 1 818 456 ABD Dolarıdır. Taksit bedelleri alıcılar tarafından vadesinde ödenmeyen 43 şirket ve işletmede toplam 6 249 040 ABD Doları gecikme faizi ve cezaî şart tahsil edilmiştir. 27 şirket ve işletmede, alacağın yeniden taksite bağlanması işlemi yapılmıştır. Bu şirket ve işletmelerden 9'unda satış bedeli tamamen tahsil edilmiş ve idarenin bakiye alacağı kalmamıştır.
Soru: "Özelleştirme sözleşmelerinin yerine getirilmeyen diğer hükümleri var mıdır; varsa, bunların kurumlara göre dağılımı nasıldır?"
Cevap: Yüzde 50'nin üzerinde kamu payı hisse senedi satışı yoluyla özelleştirilen 15 şirket ile varlık satışı yoluyla özelleştirilen 84 işletmenin satış sözleşmelerinde yatırım, üretim, istihdam konularında alıcı taahhütleri bulunmaktadır. Söz konusu taahhütler, bu taahhütlerin uygulanma durumu Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca izlenmekte, yükümlülüklerini yerine getirmeyen alıcılarla ilgili olarak gerekli işlemler yapılmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmir Milletvekili Sayın Kemal Anadol'un tütün alımındaki açık artırma usulüne ilişkin cevaplanmasını istediği sözlü soruyu da, yine aşağıdaki şekilde cevaplandırıyorum:
Tütün ekicilerinin ellerinde kalan 2002 ürünü sözleşme fazlası ve sözleşmesiz tütünlerle ilgili olarak, 3.1.2002 tarihli ve 4733 sayılı Kanuna -bir defaya mahsus olmak üzere- 25184 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4955 sayılı Yasayla bir geçici madde eklenmiştir. Şirket yönetim kurulu, anılan düzenlemeye istinaden, 458 sayılı kararıyla, kanunda belirtilen ve daha evvel Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından muayene ve ekspertiz işlemleri yapılarak, belirlenen fiyatlardan yüzde 50 indirim yaparak, tütünlerini satmak isteyen ekicilerin tütünlerini satın alarak ambarlamış ve tütün bedellerini ödemiştir. Ege Bölgesinde yapılan birinci açık artırmaya hiçbir firma katılmamıştır. İkinci açık artırmaya bir firma katılmış ve bu firma, katalog fiyatlarından, 2 024 ekiciye ait 1 014 ton tütün satın almıştır. Tekel, ekici elinde kalan sözleşme fazlası ve sözleşmesiz tütünleri, ilgili yasa gereği ve kurulca tespit edilen katalog fiyatlarından yüzde 50 indirim yaparak satın almıştır. Bu kapsamda, 17 020 ekiciden 5 700 ton tütün satın alınmış ve karşılığında üreticiye 6,4 trilyon lira ödenmiştir.
Ege Bölgesinde 2002 ürün yılında tütün ekicilerinin ellerinde kalan sözleşme fazlası ve sözleşmesiz tütünler, ilgili yasa gereği, tütünlerini satmak isteyen ekicilerden satın alınarak ambarlanmış ve bedelleri kendilerine ödenmiştir. 25.8.2003 tarihinde başlayan ambarlama işlemleri 30.9.2003 tarihine kadar devam etmiş; varsa, kalan tütünler için, köy, mahalle muhtarlıkları ve belediye başkanlıkları vasıtasıyla tütünlerini satmak isteyen ekicilere ayrıca tebligat çıkarılmıştır, bugüne kadar herhangi bir müracaat olmamıştır.
4733 sayılı kanuna göre, tütün üretimi ve pazarlamasıyla ilgili düzenlemeler, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunun görev alanına girmektedir; bilgilerinize arz ederim.
Değerli arkadaşlar, yine, Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek'in, kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerine ilişkin Sayın Başbakana tevcih ettiği ve Sayın Maliye Bakanının cevaplamasını istediği soru önergesinin cevabını da aşağıdaki şekilde arz ediyorum:
Kamuda çalışan personelin özlük hakları, istihdam edildikleri kurumlara, mesleklerine, görev yerlerine, unvan ve derecelerine, görev, yetki ve sorumluluklarına göre düzenlenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, kamu personelinin ücretleri, unvan, derece, görev, yetki ve sorumlulukları nedeniyle farklılık arz etmektedir. Aynı unvan veya benzer niteliklere sahip olan ve benzer görevlerde bulunan değişik kurumlardaki personelin ücretleri arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılması, eşit işe eşit ücret ilkesinin bir gereğidir. Kamu görevlilerinin aylıkları arasındaki ücret yelpazesinin daraltılması amacıyla, Hükümetimiz, iş başına geldiğinden beri yapmış olduğu zamlarla, düşük maaş alan kamu personeline yüksek, yüksek maaş alanlara ise düşük oranlarda zam yapmıştır.
Kurumlararası veya kurumiçi kamu görevlilerinin sosyal ve ekonomik hakları arasındaki dengesizlikleri gidermek ve adil bir ücret rejiminin tesisini sağlamak Hükümetimizin temel hedefleri arasındadır. Bunun bir göstergesi olarak Hükümetimiz, icraat önceliklerini ve hedeflerini belirlediği Acil Eylem Planında devlet personel rejimi reformuna büyük önem vermiş bulunmaktadır. Devlet personel rejimi reformuyla, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında benzer statüler arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkların ortadan kaldırılması, maaş sisteminin sadeleştirilmesi ve ücret dengesizliklerinin giderilmesi hedeflenmektedir. Devlet personel rejimi reformuna ilişkin olarak yapılan çalışmalar belirli bir düzeye ulaşmış olup, konu en kısa zamanda Yüce Meclise sunulacaktır.
Hükümetimiz, uygulanan ekonomik program çerçevesinde memleketin ekonomik gelişmesi, devletin malî imkânları, genel geçim şartları ve enflasyon oranlarını gözönünde bulundurmak suretiyle kamu görevlilerimize zam yapmaktadır. Bilindiği gibi, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesinde "iş sözleşmesiyle çalışan ve bu kanun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, Asgarî Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla ücretlerin asgarî sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.
Asgarî Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespit edeceği üyelerden birinin başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, İş Sağlığı Güvenliği Genel Müdürü veya yardımcısı, Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine Müsteşarlığı temsilcisi, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından konuyla ilgili dairenin başkanı veya yetki vereceği bir görevli ile, bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşundan değişik işkolları için seçecekleri beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşundan değişik işkolları için seçeceği beş temsilciden kurulur.
Komisyon kararları kesindir. Kararlar, Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer" denilmektedir. Nitekim. Asgarî Ücret Tespit Komisyonu, değişen ekonomik şartlar gözönünde bulundurularak, altı aylık sürelerde periyodik olarak toplanmaktadır.
Diğer taraftan, asgarî ücret, işverence işçiye ödenmesi zorunlu en az ücret olup, toplu iş sözleşmeleriyle asgarî ücretin üzerinde ücret imkânı mevcuttur. Asgarî ücretin tespitine yönelik bugüne kadar süregelen tüm uygulamalarda, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ve bütçe imkânlarının elverdiği ölçüler gözönüne alınmıştır.
Kamu görevlilerinin tamamına aynı oranda veya aynı miktarda zam yapılmaktadır. Dolayısıyla, bazı kamu görevlilerine ilave zam yapılması Hükümetimizin uygulamakta olduğu ücret politikasıyla bağdaşmamaktadır.
Bununla birlikte, uygulanan ekonomik program çerçevesinde, ekonominin kalıcı ve istikrarlı bir yapıya kavuşturulmasıyla sağlanacak gerekli ve sağlam kaynaklar temin edilir edilmez tüm kamu görevlilerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda gerekli önlem ve tedbirlerin alınması Hükümetimizin öncelikli uygulaması olacaktır.
Arz olunur.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; Adana Milletvekilimiz Sayın Atilla Başoğlu'nun, Türk Hava Yolları uçaklarındaki bazı hizmetlere ilişkin cevaplanmasını istediği sözlü soru önergesini de şöyle cevaplandırıyorum:
Türk Hava Yolları uçaklarına nazar boncuğu konulmasına Türk Hava Yolları üst yönetimi tarafından karar verilerek Mühendislik Başkanlığı tarafından 3.9.1993 tarihinde yayımlanan 033 sayılı teknik yetki emri gereği başlanılmıştır. Halen, Türk Hava Yolları uçaklarının tümünde nazar boncuğu da bulundurulmaktadır.
Türk Hava Yolları uçaklarında Atatürk'ün "istikbal göklerdedir" vecizesinin konulmasına ait herhangi bir kayda rastlanılmamıştır; ancak, görevini sürdüren personelden bazıları söz konusu ifadelerin eski uçaklarda bulunduğunu, fakat, 1985 yılında Türk Hava Yolları filosuna katılan A-310 uçaklarından başlayarak uçaklara konulmadığını belirtmişlerdir.
Business class'ta yabancı menşeli zeytinyağı sosu kullanılırken, economic class'ta yerli yapımı Lio zeytinyağı sosları kullanılmaktadır. Dünyanın önemli zeytinyağı üreticilerinden olan ülkemiz mamulü zeytinyağı soslarının uçaklarda kullanılması gerektiği düşüncesine katılmaktayız.
Yine, bu arada, bir şeyi arz etmek istiyorum. Yerli zeytinyağımız, bizim yerli üretimlerimiz fevkalade kaliteli ve bugün, bilhassa bu zeytinyağı ve zeytinyağı soslarımız dünya pazarlarında kendilerini kanıtlamış ürünlerimizdir ve bunun ben şahidiyim. Amerika Birleşik Devletlerine gittiğim zaman, Lio başta olmak üzere, birçok zeytinyağı üreticimizin orada mağazalar zincirlerinde ürünlerini sattıklarına da şahit oldum ve bundan sonra da, özellikle üzerinde duracağım, bu ürünleri orada artık sunsunlar. Başka ürünleri getirip de Türk Hava Yollarında sunmanın âlemi yok yani. Ona katılıyorum; bundan dolayı da, Atilla Beye teşekkür ediyorum.
Türk Hava Yollarında yeni kurulan çalışma grubuyla, dışarıdan alınan ürünler tekrar gözden geçirilerek kaliteli ürün-uygun fiyat hedefleri doğrultusunda yeniden piyasa araştırmasına ve ürün geliştirilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Türkiye zeytinyağı üretiminin desteklenmesi çerçevesinde bu konudaki düşünce tarafımızca da paylaşılmakta olup, bu yönde gerekli adımlar atılacaktır. Yalnız, uçaklar, biliyorsunuz, yurt dışından gelirken, oradaki catering servisleri oradaki ülkenin limanında yapılıyor. O bakımdan da, mecburen bazı yabancı ürünler de oralarda bulunabiliyor; o da kaçınılmaz bir sonuç. Nasıl burada yabancı ülkelere Türkiye'deki catering firmaları servis yapıyorsa, orada da yabancı firmalar servis yapıyor; o da bir mecburiyetten. Onu da belirtmiş olayım.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; Şanlıurfa Milletvekili Sayın Mehmet Vedat Melik'in Sayın Başbakana tevcih ettiği ve Maliye Bakanın cevaplamasını istediği sözlü soru önergesini de aşağıdaki şekilde cevaplandırmak istiyorum:
Özelleştirme kapsam ve programında bulunan Tekel, Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Anonim Şirketine ait Şanlıurfa Suma Fabrikası, şehir merkezinde bulunan, arıtma tesisi olmayan sorunlu bir fabrika olup, iptidaî metotla suma üretmektedir. Bu nedenle, ürettiği sumanın toksik ve narkotik değerleri yüksek olup, bu özelliğiyle rakı üretiminde tek başına kullanılmamaktadır. Üretimin durması halinde suma sıkıntısı da çekilmeyecektir.
Söz konusu fabrikanın teknolojisinin eski olması ve faaliyetine devam etmesinin ekonomik açıdan rantabl olmaması sebebiyle Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla kapatılmasına karar verilmiş olup, işçiler, talepleri doğrultusunda, Tekelin yöredeki diğer fabrikalarına nakledilmişlerdir. Yani, ondan dolayı işçi çıkarması ve işsizlik söz konusu olmamıştır.
Şanlıurfa Suma Fabrikasında yaşüzüm alımları son yıllarda azalmış olup, 2002 yılında, 2 800 ton yaşüzüm alımı planlanmasına karşılık, 526 ton üzüm alınabilmiştir. 2003 yılında, üzüm kampanyasında, 2 800 ton sumalık yaşüzüm alımı planlanmış olup, 592 ton alınabilmiştir. Fabrikaya yaşüzüm gelmemesi nedeniyle, alımlara da son verilmiştir.
Bahse konu fabrikada, diğer fabrikalarda olduğu gibi, 15.2.2003 tarihinde, 3 000 ton kuruüzüm alımı amacıyla başlatılan kampanyada, bugüne kadar 2 106 ton kuruüzüm alınmış olup, planlanan miktarın tamamının alınması da öngörülmektedir. Bahse konu fabrikaya alınan kuruüzüm, mahallinde üzümünü temin edemeyen diğer fabrikalara gönderilecektir.
Bilgilerinize arz ederim.
Efendim, bana sorulan ve cevaplandırmam istenilen sorular bunlardır; cevaplarını da arz ettim. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
9.- Antalya Milletvekili Osman Özcan'ın, yolsuzlukların önlenmesi için alınması gereken tedbirlere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/628) ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in cevabı
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
8 konuşma daha · 2 Kasım 2004