Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında (11/4) esas numaralı gensorunun gündeme alınıp almaması hakkında
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 63. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Şubat 2006 · 1.893 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 15 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN HAKKINDA (11/4) ESAS NUMARALI GENSORUNUN GÜNDEME ALINIP ALMAMASI HAKKINDA); konuşma 1.893 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında (11/4) esas numaralı gensorunun gündeme alınıp almaması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-02-15-maliye-bakani-kemal-unakitan-hakkinda-11-4-esas-numarali-gensorunun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, iktidarımız tarafından takip edilen politikalar sayesinde, son zamanlarda, ülke olarak çok önemli kazanımlar elde ettik. Bizden önceki iktidarlar, kendi dönemlerinde kısa vadeli tedbirlerle vakit geçirdiler. Biz ise, uzun vadeli politikalar üreterek, ülkemizi bir güven ve istikrar ortamına kavuşturduk; bunun neticelerini de hep birlikte görüyoruz.
AK Parti İktidarı ve hükümetleri, şimdiye kadar yürütülen siyaset anlayışını değiştirdi. Yıllardır gerilim üzerine kurulan siyaset anlayışını terk ederek, siyaseti millete hizmet yarışına döndürdü ve ülkedeki gerilim ortamını kaldırarak, siyaset ezberini bozdu. Halkımız da bu siyaset anlayışımızı benimsedi.
Biz bunları yaparken, önemli bir problem ortaya çıktı. Muhalefet, bizim bu yaptıklarımıza, maalesef, ayak uyduramadı. Muhalefet kendisini yenileyemeyince, halk tarafından benimsenmeyen, kısır çekişmeleri körükleyen bir tavır ve politika içine girdi. Politika üretemedikleri için, değişim karşısında geride kaldılar ve dolayısıyla, tamamen, gerçeklere dayanmayan, iftiraya dayanan kısır çekişmelerle gündemi doldurmaya çalışmaya başlıyorlar. Güya hükümeti güç duruma düşürmek için benim hakkımda gensoru verdiler. Bu gensorunun gerçeklerle alakası yoktur. Herkesin bunları bilmesinde fayda olduğu için, ben, şimdi, hakkımda iddia edilenleri tek tek cevaplandıracağım, tek tek cevaplandıracağım, herkes bir dinlesin; ama, esas yapılan, yapılmak istenen, biraz önce anlattıklarımdır. Yani, kimse, ormanı görmemezlikten gelmesin.
Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; gensoru önergesinde ileri sürülen iddialardan birisi, bir gazetede yer alan mesnetsiz bir habere ilişkindir. Hepinizin malumu olan haber üzerinde… Neymiş, ben, birilerinin, efendim, mal varlığını açıklamışım, hesaplarını açıklamışım, servetlerini açıklamışım; konu bu. Şimdi, bu haber üzerine, ben, aynı gün çıktım, basın açıklaması yaptım ve bu haberi de açık bir dille yalanladım. İsnat edilen ifadelerin bana ait olmadığını da kamuoyuna arz ettim. Ayrıca, bu haberi tekzip ettim, tekzip de çıktı. Arkadan, gazete aleyhine tazminat davası da açtım. Şimdi bana diyorlar ki: "Sen bu açıklamayı niye sabah yapmadın da akşam yaptın?" Size mi soracağım ne zaman yapacağımı?! (AK Parti sıralarından alkışlar) Onu da söyleyeyim: Ben, sabahtan akşama kadar Bakanlar Kurulu toplantısındaydım. Toplantıdan çıkacağım; aman, birisi benim hakkımda böyle yazmış; ben onlara, efendim, hemen tekzip yapayım da beyefendiler darılabilirler, küsebilirler! Bunlar boş şeyler. Ben ne zaman müsait olurum… O zaman da, o gün de açıklamamı yaptım. Şimdi, bunu açıkça herkese ilan ettim.
Değerli arkadaşlar, ben Maliye Bakanıyım. Şimdiye kadar, ben, kimsenin ne hesabını açıkladım ne de bundan sonra açıklarım. Kimsenin hesabının, servetinin peşinde de değilim ve öyle, açıkladığım zaman da, efendim, abartılı, boş laflar değil, Maliye Bakanı isterse bir adamın hesabını kuruşuna kadar açıklar. İstersem, ben, kuruşuna kadar açıklarım; ama, bunu yapmadım, yapmam ve yapmayı da düşünmüyorum.
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Önce kendi hesabını açıklayacaksın tabiî.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Şimdi, böyle boş şeyler arkasında…
Buna benzer, Sayın Baykal da birsürü laflar etti benim hakkımda; gazetede okudum. Ben ne yaptım; benim hakkımda böyle şeyler konuştun mu Sayın Baykal diye yazı yazdım kendisine. O da yazıyla bana "hayır, ben böyle şeyler konuşmadım" dedi ve ben de arkasını bıraktım. "Sorulur mu, size mi soracağız?!." Evet, bana soracaksın. Ben böyle bir şey dedim mi demedim mi, bir sorun. Ben, o siyasî nezaketi gösterdim; ama, karşımızda, maalesef, onu göremiyoruz.
Şimdi, tabiî, bu açıklamalar, hemen böyle bir infial göstermeler… Gazete dedikoduları üzerinde siyaset anlayışının devam ettiğini de görüyorum. Anamuhalefet Partisinin meseleye bu şekilde yaklaşımı, onların planlı ve sistematik bir karalama kampanyası yürüttüklerinin açık bir göstergesidir. Bu siyaset anlayışı, yalan üzerine kurulu bir senaryoyu kendisi çalmakta ve kendisi oynamaktadır. Bu nasıl bir iş, nasıl bir siyaset?!. Ben, bu haber yalandır, ben böyle bir şey söylemedim diyorum; "hayır, söyledin" diyorlar. Yahu, söylemedim… "Söyledin…" O zaman, ben, bir şey diyecek halim yok. Tekzip ettim diyorum; "yok, sen -yine- söyledin…"
Böyle siyasetle bir yere varılmaz. Siyaset müessesesinin bir ciddiyeti vardır. Ben, gazetede gördüm, yazdım. Ondan sonra, servetimi de açıkladım… "Açıkladın…" Sonra ne oldu; şimdi, boyuna, servete dolandınız, durdunuz. Her gün, şimdi, bir cevap vermek mecburiyetindesiniz. Hepimiz de seyrediyoruz; verin bakalım… "Bir şey yapmadım" diyorsunuz, sonra "rutin" diyorsunuz, sonra, bilmem ne diyorsunuz. Bunlar, devam edecek tabiî.
Değerli arkadaşlar, sizin ve milletimin huzurunda bir defa daha tekrarlıyorum ki, ben, böyle bir açıklama yapmadım ve bankacılık veya vergi mevzuatına aykırı bir davranışta da bulunmadım. Bu iddialar tamamen asılsızdır.
Şimdi, gelelim başka bir iddiaya: TÜPRAŞ…
Değerli arkadaşlar, hakkımda daha önce de bir gensoru verilmişti; orada da bu TÜPRAŞ hadisesi vardı, orada da açıkladık; ama, ben, şimdi, kısaca bir daha açıklayacağım. TÜPRAŞ'ın 14,76 hissesinin satışında… Bir defa, bizim bir danışman şirketimiz var; bu da İş Yatırım Menkul Değerler AŞ. İş Bankasına ait olan bir şirket. Danışmanımız da bu. Özelleştirme İdaresi adına aracılık yapıyor.
Şimdi, bu özelleştirme, borsada satışına ilişkin işlem başladığı andan itibaren SPK'ya da bildirilmiştir, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına da bildirilmiştir. Öyle, gizli kapaklı, bilmem ne satış yoktur; her tarafa da bildirilmiştir.
Şimdi, İMKB'nin 1 Mart 2005 tarih ve 40 numaralı bülteninde de ilan edilmiştir; burada… Herkese ilan edildi, bunun satışı duyuruldu, ilan edildi.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Satış bittikten sonra!..
ERKAN MUMCU (Isparta)Hangi tarihte?!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Hayır, 1 Mart 2005. İyi beni dinleyin. İşiniz gücünüz böyle karıştırmak, lüzumsuz şeyler.
Bu ilanın ardından, dileyen yatırımcı daha iyi bir teklifle gelebilirdi. Bu, bütün yatırımcılara duyuruldu. İsteyen yatırımcı her an gelebilir buna. Borsada duyuruldu bu. Bu teklifler beklendi. Bunun ardından, Borsa Başkanlığının 3 Mart 2005 tarih ve sayılı bülteninde satışa tekrar onay verildi. "Evet, bu satışa onay veriyoruz" dediler; bu da burada. Bu da yayınlandı. Yok gece yarısı satılmış, yok kapı arkasında satılmış, kapı önünde satılmış!.. Yani, iyice işi mizaha döndürdüler. Ve satış işlemi de 4 Martta, bak, bunlardan sonra 4 Martta da gerçekleşiyor.
Şimdi, o zamanki şeylere bakarsanız, bütün matbuata, bütün gazetelere bakın "çok iyi bir iş yapıldı", "TÜPRAŞ'ın fiyatı arttı", "TÜPRAŞ'ın ayrı bir hissesini satmak suretiyle TÜPRAŞ'ın değerini artırdılar" diye, bütün gazeteler yazdı.
FİKRET BADAZLI (Antalya)Yazdı efendim.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Bunu, alın okuyun. Hürriyet'te de var, efendim Vatan'da da var, hepsinde var. Şimdi, kalkıp, efendim, bu bildirilmedi, bu edilmedi, bu yapılmadı… Hayır, arkadaş; biz ne yaparsak, açık seçik yaparız. (AK Parti sıralarından alkışlar) Tabiî, bu kadar şeffaflığı böyle ihalelerde göremiyorlardı da ondan, alışık değiller bir defa.
Değerli arkadaşlar, Galataporttan bahsediyorlar. Biraz da, ben de ondan bilgi vereyim size. Şimdi, bu gensoru önergesinde diyor ki: Efendim, ihaleye fesat karıştırıldı; efendim, ihalede yolsuzluk var, şüphe var, suiistimal var… Değerli arkadaşlar, doğrusu, böyle alelacele hazırlanmış şeyler ki, teklif, önerge, benim hakkımdaki gensoru önergesi, ben şaşırıyorum. Biraz, oturun, çalışın. Çalışın da, biraz da gerçeklere bakın.
Galataport ihalesini, Danıştayın yürütmeyi durdurma kararıyla durdurduk ve ondan sonra da, bunu, biz, iptal ettik; ama, kim iptal etti; ihale komisyonu, idare iptal etti. Danıştayın yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi neydi; Danıştayın yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi, burada yolsuzluk yapıldı demiyor, burada ihaleye fesat karıştı demiyor, burada şaibe, şüphe var demiyor. Ya ne diyor; bu planları Özelleştirme İdaresinin tasdik etmesi lazım; fakat, onun yerine, Turizm ve Kültür Bakanlığı tasdik etmiştir; ondan dolayı bunu değiştirin diyor. Söylediği bu.
ORHAN ERASLAN (Niğde)Bu yolsuzluk değil mi?!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Yani, bu planlar, Salı Pazarının planları, Galataportun planları, bizde Turizm ve Kültür Bakanı tarafından tasdik edildi. Kimdi o zaman; eski Turizm Bakanıydı. Tasdik eden, imzası olan da… Eski Turizm Bakanının da imzası var burada; o tasdik etti. (AK Parti sıralarından "kim o?" sesleri) O tasdik etti.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Kim, kim o; hangi Bakan?
ERKAN MUMCU (Isparta)Sayın Bakan, kimmiş o?!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)O kendini bilir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
ERKAN MUMCU (Isparta)Cesaretin varsa bir şeyler daha söyle, hadi; nasıl olsa geleceğim oraya!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Evet, şimdi, bunun hakkında, bak, ihaleye çıktık. İhaleye çıktığımızda, gayet açık, gayet şeffaf... Biraz önce arkadaşımız da anlattı; çeşitli tarihlerde, 10-15 Haziran tarihlerinde Milliyet'te yayımlanmış ilan, Hürriyet'te yayımlanmış, Türkiye Gazetesinde yayımlanmış, Yeni Şafak'ta yayımlanmış, Akşam Gazetesinde yayımlanmış, dönmüş Resmî Gazetede yayımlanmış, internet sayfasına konulmuş ve herkese de açık olarak ihale yapılmış. Zarflar toplanmış, zarflar basının huzurunda açılmıştır. Biz öyle, evde mevde açılmıyor zarflar. Bir zamanlar vardı öyle, yapanlar var biliyorsunuz. Alıp zarfları şeyde açıyorlardı. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bizde basının huzurunda zarflar açıldı. Ondan sonra da ilanlar yapıldı, kazananlar belli oldu; fakat, sonradan Danıştay dedi ki: "Bu planları Turizm ve Kültür Bakanlığı onaylayamaz; Özelleştirme İdaresinin yapması, onaylaması lazım." O zaman, biz, idare olarak dedik ki, bunu yeniden yapabilmek için, bu ihalenin bozulması lazım; yeniden, Özelleştirme İdaresi tarafından ihaleye çıkılması lazım. Prosedür bundan dolayı bozuldu ve o ihaleyi ondan dolayı biz bozduk, başkası değil. Daha ihaleyi iptal kararı falan yok; ama, biz dedik ki, tamam, tamam yargıya da saygılıyız, onun dediği gibi yapalım; ama, bunu bozmamız lazım. Yeniden, Özelleştirme İdaresi… Şimdi çalışmalara başlandı, yakında da çalışmalarımızı bitirdikten sonra yeniden ihaleye çıkacağız; bunu unutmayın; çünkü, bu özelleştirmeleri tamamlamamız lazım. Bunlar, milletin menfaatına olan hususlardır. İşte, o özelleştirmeleri yapmazsanız, o zaman milletin birçok menfaatları o bataklıklarda kaybolup gidiyor.
Şimdi, Galataport ihalesiyle ilgili olarak da Ofer'le orada konuşmuşuz, gece yarısı konuşmuşuz, kapı arkasında konuşmuşuz, gökyüzünde konuşmuşuz, yerde konuşmuşuz, bilmem ne!.. Bırakın bunları allahaşkına, bırakın...
Bakınız, şimdi, hadi bunları bilmiyorsunuz, ya biraz da öğrenin, bir bakın bakayım; şu Ofer Ailesi, Ofer Ailesi, taktınız gidiyorsunuz, yeni çıkmış gibi. Bu Ofer Ailesi elli seneden beri Türkiye'de. Bak, bu dergiyi bana yeni getirdi arkadaşlar. Denizcilik Dergisi ve burada da… Birçok kimselerin çıkardığı dergi.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Cengiz mi verdi?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Diyor ki: "Sami Ofer'i bir de bizden dinleyin" diyor. Çalıştırdığı işçilerin yüzde 70-80'i Türk işçisi çalıştıran bir denizci bu. Altmış yıldan beri, elli yıldan beri burada; 1960'tan beri Türkiye'de.
ERKAN MUMCU (Isparta)Kusura bakma Sayın Bakan, kıymetini bilememişiz!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Anlatıyor bunu, denizciler anlatıyor. Gidin de denizcilere bir sorun. Bırakın bu önyargılarla hareket etmeyi, gidin de bir sorun bakalım.
Şimdi, Türkiye'nin yabancı yatırımcıya ihtiyacı olduğu bu dönemde -her dönem var da- biz, Türkiye'ye yeni bir veçhe, yeni bir yüz kazandırıyoruz. Yeni kazanımlar getiriyor. Siz, hayatınızda, bu kadar, hiç özelleştirme gördünüz mü?! Hiç gördünüz mü?! (AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Allah göstermesin!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Görmediler de, bilmezler. Özelleştirme nedir farkında değiller. Yirmi seneden beri…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Allah göstermesin, Allah!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Tabii, size Allah göstermesin.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Tabiî…
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Yapamazsınız zaten. (AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Satamayız memleketi!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Şimdi, yirmi seneden beri 8 milyar özelleştirme yapılmış; biz… Yirmi sene!.. Bu ülkede, bir ileri bir geri, bir ileri bir geri, yirmi senede 8 milyar dolar.(CHP sıralarından "Bandırma'ya gel, Bandırma'ya!" sesi)
Biz, bir senede, 25 milyar dolar bu Hükümet özelleştirme yaptı arkadaş. (AK Parti sıralarından alkışlar) Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilke imza attık.
BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)Adam, sattığıyla övünüyor! Yaptığınla övün Sayın Bakan, sattığınla değil!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Evet.
Ama, şunu söyleyeyim: Haa, Ofer'le ilgili bir çıkar ilişkisinde olduğuma dair birtakım imalarda bulunmak istiyorsanız, onu da erkek gibi çıkın burada söyleyin bakayım, ne varmış! (AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Uçağına bindin mi diyor!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Ne varmış bir bilin bakayım; ama, değerli arkadaşlar…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Soru sordular!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)…her müddei, iddiasını ispatla külfettir, ispatla mükelleftir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Sorular var Sayın Bakan, sorular var!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Külfet, iddia makamına aittir…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Sorular var; ona cevap verin, bekliyorlar!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)…ama, bu konuda bir iddiada bulunup da, bu konuda herhangi bir şekilde iddiasını ispatlayamayan da…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 15 Şubat 2006