İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tekstil ve sorunları hakkında

Osman Nuri Filiz

Denizli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Şubat 2006 · 477 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Nuri Filiz (AK Parti), 15 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEKSTİL VE SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 477 kelime.

Osman Nuri Filiz (AK Parti, Denizli). “Tekstil ve sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-filiz-22-2006-02-15-tekstil-ve-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN NURİ FİLİZ (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tekstil ve hazır giyim sektörünün sorunlarıyla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinize saygılar sunarım.

Ekonomimizin itici gücü tekstil ve hazır giyim sanayiinin sağladığı istihdam, ortaya koyduğu üretim gücü ve ihracattaki yüzde 25'lik payıyla, ülke ekonomisinde önemli yeri vardır. Ayrıca, sanayi sektöründeki yüzde 24'lük istihdamın yüzde 14'ünü tekstil sağlamaktadır. Denizli söz konusu olunca, tekstilin önemi bir kat daha artmaktadır; çünkü, Türkiye'nin gerçekleştirdiği tekstil ihracatının yüzde 6'sı Denizli'ye aittir. Denizli'nin 2 milyar dolara yakın ihracatının yüzde 70'ini tekstil teşkil etmektedir. Denizli'de, 130 000 SSK'lının yüzde 40'ı olan 52 000 kişi tekstil sektöründe çalışmaktadır. Bu sebeple, tekstildeki sorunlar, Denizli'yi diğer illere göre çok daha fazla etkilemektedir.

2002 yılında toplam ihracat içerisinde tekstilin payı yüzde 34,3 iken, 2003 yılında bu oran yüzde 32,3'e, 2004 yılında yüzde 28'e, 2005 yılında yüzde 25'e düşmüştür. Gelişen ülkelerde tekstilin payının toplam ihracat içerisinde giderek düşmesi normaldir; ancak, bu hızlı düşüş, tekstil sektöründe sorunların yaşandığını ortaya koymaktadır. 2003 yılında tekstil ihracatı yüzde 23 artarken, 2004 yılında yüzde 15,6 artmış, 2005 yılında ise bu artış yüzde 5'e düşmüştür. Bu da, tekstil ihracatında gerilemelerin olduğunu ve sorunların yaşandığını gösteren bir diğer delildir.

Sayın Başkan, tekstil ve konfeksiyon sektörünün sorunlarını üç başlık altında toplamak mümkündür:

Bunlardan biri, maliyeti artıran ve rekabeti zorlaştıran unsurlardır. YTL'nin aşırı değer kazanması, özellikle ABD pazarında ihracatçılarımızın rekabet gücünü olumsuz etkilemekte, aynı zamanda hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, ihracatçılarımızın fiyat belirlemede zorlanmasına sebep olmaktadır. Ülkemizdeki enerji fiyatlarının rakip ülkelere göre yüksek olması, firmalarımızı rakiplere göre dezavantajlı hale getirmektedir. OECD ülkelerinde elektriğin kilovatsaati 6,6 sent iken, Çin'de 2,8 sent, ülkemizde ise 9,6 senttir. Başta Çin olmak üzere, Uzakdoğu ve Asya ülkelerinde sosyal güvenlik uygulamalarındaki keyfiyet, bu ülkelerdeki işçilik maliyetlerinin Türkiye'ye kıyasla oldukça düşük olmasına yol açmakta ve ülkemizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir.

Finansmanla ilgili sorunlarına gelince: Eximbank tarafından ihracatçılarımıza kullandırılan ve tekstil konfeksiyon sektörü ihracatımızın artışında önemli rol oynayan ihracat kredilerindeki yetersizlik, ayrıca bürokratik zorluklar yaşanmaktadır. Diğer sektörlerde olduğu gibi, tekstil ve konfeksiyon sektöründe yeterli yabancı sermaye girişinin olmaması, bu sektörde teknolojik gelişmeleri izleme ve yeni pazarlara gitme imkânını azaltmaktadır.

Yapısal sorunlarına gelince: Ülkemizdeki tekstil ve konfeksiyon firmalarımızın yüzde 80'inden fazlası KOBİ şeklindedir ve özsermayelerinin rakiplerine göre yetersiz kalması, yeni teknoloji uygulamaya koymamaları, araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunmamaları ve tesis modernizasyonu gibi zorluklarla karşı karşıyadırlar. Tekstil ve konfeksiyon firmalarının işletme sermayelerinin yetersizliği, gerek üretimi sürdürmek gerekse dış pazarlara açılmada, firmaların önündeki önemli engellerden birini teşkil etmektedir. Ülkemizdeki işgücü maliyetleri bazı Avrupa ülkelerine göre düşük görünse de, verimlilik açısından incelendiğinde, işgücündeki eğitim eksikliği nedeniyle verimin yetersiz kaldığı görülmektedir.

Tekstil ve konfeksiyon firmalarının, modanın takibi, yeni üretim teknikleri, ar-ge ve eğitim faaliyetlerine yeterli önem vermemeleri, sektörün nitelikli ve verimli işgücü teminindeki yetersizlik gibi nedenlerle, katma değeri yüksek ürünlerin üretimine imkân vermemektedir. Ülkemizde tekstil sektöründeki halen katma değeri yüksek iplik ve kumaş üretimindeki zorluklar, konfeksiyon firmaları açısından bu alanda da ithalat yapmayı zorunlu kılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 15 Şubat 2006

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook