Trakya çiftçisinin sorunlarıyla ilgili
Tekirdağ Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Kasım 2008 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemalettin Nalcı (MHP), 5 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TRAKYA ÇİFTÇİSİNİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 475 kelime.
Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Trakya çiftçisinin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-11-05-trakya-ciftcisinin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Ergene’nin problemini burada birkaç kere dile getirdik.
Ergene’ye baktığımız zaman, Ergene Nehri’nin problemlerini iki ana başlıkta toplayabiliriz. Bir, Ergene’nin kirlenmesine sebebiyet veren unsurlar; iki, bu kirlenmeden etkilenen ve Trakya’yı nasıl etkilediğinin bileşenlerine geçmemiz lazım.
Birinci belirtmiş olduğum husus; Ergene Nehri, Saray, Çerkezköy ve Çorlu-Muratlı üçgeninde bulunan sanayi ve yerleşim birimlerinin atık su arıtma tesisleri bulunmamasından dolayı ve kaçak deşarj yapılmasından dolayı kirlenmektedir. Bu kirlenme sonucunda hem yer altı suları hem yer üstü suları 194 kilometre boyunca, sadece Tekirdağ değil, Tekirdağ’ın yan komşuları Kırklareli ve Edirne’yi de katederek 194 kilometre boyunca tüm çiftçileri etkilemektedir ve 194 kilometre sonra da bu Ergene Nehri Meriç’e karışarak burada da kirlenmeyi meydana getirip oradan da Ege Denizi’ne karışmakta. Bunun çözümü basit. Bunları biz, burada, bundan önce, aynı zamanda küresel ısınma raporunun kabullerinde de dile getirdik ve organize sanayi yasalarında da dile getirdik.
Şimdi, burada ben bu seferki konuşmamda… Trakya çiftçisinin bu Ergene Nehri’ndeki etkilenmesi çok fazla.
Sayın milletvekilleri, Trakya çiftçisi gerçekten çok zor durumda. Sulamayı yer altından yapmak zorunda bırakılıyor. Onun için, Hükûmet olarak, Meclis olarak 22’nci Dönemde de gündeme gelen, 23’üncü Dönemde de fazlasıyla gündeme gelen bu Ergene sorununu bu Meclisin çözmesi gerekiyor artık.
Sayın milletvekilleri, Tekirdağ’da, Trakya’da olduğu gibi tüm Türkiye’de çiftçiler gerçekten çok zor durumda. Biz çıkıp çiftçiyi geziyoruz. Çiftçinin derdi artan maliyet fiyatları. Artan maliyet fiyatlarının getirmiş olduğu yükten çiftçimiz bankalara, kredi borçları ve borç batağı içinde yüzmekte. Sattığı malın karşılığında kendi borçlarını veremeyecek, kışı nasıl geçireceğini düşünmektedir.
Sayın milletvekilleri, ben size Tekirdağ ve çevresinde gezilerimizde tespit etmiş olduğum iki üç husus hakkında konuşmak istiyorum.
Orman köylerine gittiğimiz zaman orman köylüleri ya ormanlarının geri verilmesini istiyor veya bunun karşılığında tarım yapılabilecek arazinin kendilerine verilmesini istiyor. Acaba -ben merak ediyorum- bu insanların nasıl geçindiği düşünülüyor mu? Makta hakları ellerinden alınmış olan bu köylülerin devlet tarafından çalıştırıldıkları zaman sigortası bile yapılmıyor ve gerçekten mağdur durumdalar.
Keza ayçiçeği ve buğday üreticilerinin durumu daha vahim. Biz gezdiğimiz zaman Trakya çiftçisi şunu söylüyor: “Hamdolsun ki bu Hükûmet bize gübresiz tarımı da yapmayı öğretti.” Trakya çiftçisi bu sene ilk defa gübre kullanmadan ekim yapıyor, bunu dile getiriyor.
Tabii, böyle olduğu zaman, şimdi, birazdan Sayın Bakanımız buraya çıkacak, diyecek ki: “Yahu arkadaş, herkes bizden memnun.” Ben Sayın Bakanıma buradan söylüyorum: Bir gün teşrif etsinler, Trakya’ya birlikte gidelim, şu çitçinin karşısına birlikte çıkalım, bir bakalım hele ya bize çiftçiler biz gittiğimiz zaman yanlış konuşuyor… Bu işte bir yanlışlık var. Çiftçi kan ağlıyor. Burada çıkıp da her şeyi güllük gülistanlık göstermek… Şimdi de Sayın Bakanımız çıkacak muhtemelen söyleyeceği: “Siz bu işi karıştırıyorsunuz, çiftçimiz memnun, işçimiz memnun.” Ama ben de diyorum ki: Çıkalım şu halkın yanına da eğer böyleyse ben bu kürsüde Sayın Bakanımdan, Hükûmetten özür dilemeye razıyım. Bizim her gittiğimiz yerde çiftçi kan ağlıyor, tarlası bankalara verilmiş durumda ve öyle bir sona gidiyoruz ki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 5 Kasım 2008