İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

1.8.2008 tarihli ve 5803 sayılı elektronik haberleşme kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm komisyonu raporu (s.s.:297)

Kürşat Atılgan

Adana Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Kasım 2008 · 1.171 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kürşat Atılgan (MHP), 5 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1.8.2008 TARİHLİ VE 5803 SAYILI ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU RAPORU (S.S.:297)); konuşma 1.171 kelime.

Kürşat Atılgan (MHP, Adana). “1.8.2008 tarihli ve 5803 sayılı elektronik haberleşme kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm komisyonu raporu (s.s.:297)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursat-atilgan-23-2008-11-05-1-8-2008-tarihli-ve-5803-sayili-elektronik-haberlesme-kanunu-ve-anayas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA KÜRŞAT ATILGAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Elektronik Haberleşme Kanunu’nun Cumhurbaşkanımız tarafından geri gönderme tezkeresi üzerine, 60’ıncı madde üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Her ne kadar burada Komisyon Başkanımız “görüşülen tasarı” dediyse de biz şu anda, görüşülmüş olan bir kanunun -Cumhurbaşkanı tarafından gönderilen- bazı maddelerini tekrar görüşüyoruz. Dolayısıyla, küçük teknik ayrıntı da olsa, bunu burada bir sefer daha söylemek lüzumunu hissediyorum. Herhâlde bundan sonraki konuşmalarında Sayın Komisyon Başkanı “tasarı” yerine “kanun” lafını eder.

Değerli milletvekilleri, yaşadığımız çağ itibarıyla toplumlar arasında etkileşimin yoğunlaşmasının, dünyanın farklı bölgeleri arasında toplumsal ve kültürel mübadelenin artışının temel nedeninin teknolojik gelişme ve yenilikler olduğu herkesçe malumdur. Ulaştırma teknolojisinde ve iletişimde görülen gelişmeler neticesinde bireyler bilgilere çok hızlı şekilde ulaşabilmektedirler. Özellikle yazılı ve görsel basın yoluyla sağlanan bilgi akışı, birbirini hiç tanımayan ancak dünyanın farklı mekânlarında bulunan insanların etkileşimini sağlayabilmektedir. İnsan ve toplumların etkileşimini sağlayan iletişim ekonomik amaçlara da hizmet etmektedir ve iletişim, ekonomik ilişkilerin hızlanmasına sebep olmaktadır.

Gerçekten de iletişim ve ulaştırma teknolojisindeki gelişmelerle en küçükten en büyüğe tüm bilgiler, televizyon, İnternet, yazılı ve görsel basın vasıtasıyla anında tüm dünyaya ulaşabilmektedir. Bu bağlamda, büyük devletler ve uluslararası örgütler kendi çıkarları doğrultusunda bu kitle iletişim araçlarını kullanarak ulusal sınırları aşmasını bilmişlerdir. Uluslararası şirketlerin ulaşım, iletişim ve teknolojinin gelişmesiyle başka ülkelerde yapmak istedikleri yatırımlar kolaylaşırken bu şirketlerin çıkardığı hisse senetleri ve mali fonlara bilgisayar ve İnternet vasıtası ile rahatlıkla ulaşılmaktadır.

Dolayısıyla bugün görüştüğümüz, aslında, bu Kanun, Türkiye'nin en stratejik konularından biri olan iletişim kanunudur. Ama hazırlanış şekli ve içeriği bakımından gerçekten bu kadar stratejik önemi haiz olan bu alanda gerekli itinanın gösterilmediğini görüyoruz. Dolayısıyla buradan Sayın Komisyon Başkanına iletmek istediğim bir husus, muhalefetin ve bu konudaki çok değerli bilgi birikimi olan milletvekili arkadaşlarımızın uyarılarını dikkate almaları, çok kısa bir süre sonra bu Kanun’un tekrar önümüze gelerek düzeltici bir kanun yapma yoluna sapmamalarıdır. Cumhurbaşkanlığının da göndermiş olduğu bu değişiklik tezkeresini veya veto tezkeresini ciddiye almaları ve aynı şekilde göndererek Cumhurbaşkanlığı makamının da yapmış olduğu uyarıları dikkate almalarını tavsiye ederim. Ama görülüyor ki Değerli Komisyon Başkanı geldiği şekliyle bu tezkereyi, Kanun’u olduğu şekilde Cumhurbaşkanlığına tekrar gönderecek gibi. Dolayısıyla bu stratejik alanın gerektirdiği ciddiyetle bu Kanun üzerine eğilmek gerektiğini bir kez daha yinelemek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yüzyıl boyunca ve 21’inci yüzyılda tüm bu saydığım gelişmeler olurken ülkemizin bu gelişmeler karşısındaki konumu ve tutumu geleceğimiz açısından çok önemlidir. Sanayi Devrimi’ni geriden takip etmiş bir ülkenin fertleri olarak iletişim devrimini de kaçırma ve geriden takip etme lüksümüz yoktur. Az önce Sayın Bakana sorduğum soruda… Sadece bu iletişimin cep telefonlarıyla ilgili bölümüne kaçaklar hariç Türkiye'nin ödediği para 19 milyar dolardır. Her ne kadar 10 milyar dolar civarında dense de benim bilgilerim ve hesaplamalarıma göre 19 milyar dolar civarındadır. Bir o kadar da kaçak olduğunu dikkate alırsanız Türkiye aşağı yukarı on beş yıllık süreçte cep telefonlarına 50 milyar dolar civarında bir kaynağını akıtmak zorunda kalmıştır. Bu fakir milletin… Bu kadar basit bir alete, birkaç yüz milyon dolarlık ARGE’yle ulaşabileceğimiz bir teknolojik alete, maalesef ulaşamamışızdır. Bu da Türk milletinin her yeni icatta kendi kaynaklarını nasıl dışarıya akıttığının bariz bir örneğidir.

İşte iletişimle ilgili diğer alanlarda buna benzer kaynaklarımızın çok seri şekilde yurt dışına veyahut da bu alanda daha önceden ARGE yapan ülkelere aktarılmasının bir aracı olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla, bu konuda da iletişim alanındaki ARGE faaliyetlerine bu Kanun’la ayrılmış olan 200 trilyon çok yetersizdir. Bu konuda dünyada ARGE’yle ilgili bir şeyi keşfetmek için elbette ki çok ciddi kaynaklar aktarmak gerekir. Ancak, aktarılan kaynaklar bir müddet sonra misliyle o ülkenin imkânları içine tekrar dâhil olmaktadır. Dolayısıyla, bu konuyu da tekrar gözden geçirmelerini Sayın Komisyon Başkanına tavsiye ederim. Dolayısıyla, Türk milletinin karakterinde var olan gelişmeye yatkınlık, maalesef, planlamalardaki eksiklikler nedeniyle kaynaklarımızın dışarıya akmasına sebep olmaktadır.

Kuşkusuz, son gelişmelerin en yeni örneklerinden biri elektronik haberleşme sektörüdür. Gelişen teknoloji ve yaşam standartları, günümüzde elektronik haberleşme ve dijital iletişimin olanaklarının geliştirilmesini de âdeta zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk, elektronik haberleşme faaliyetlerinin günlük hayatımızdaki yeri ve öneminden kaynaklanmaktadır. Elektronik haberleşme hayatımıza o kadar girdi ki artık, yazışmalarımızın birçoğunu elektronik posta veya MSN’vari anlık ileti programlarıyla yapmaktayız. Ticari şirketler, hatta kamu kuruluşları e-posta yoluyla yapılan başvuruları kabul etmekte, bilginin erişim ve paylaşımı günümüzde yaygın bir şekilde elektronik haberleşme yoluyla gerçekleşmektedir.

Bugün, gelişip İnternet hâlini ve adını almış olan dünya çapındaki ağ bağlantısı ilk ortaya çıktığı andan bu yana temelde hâlâ bir haberleşme ortamıdır. Bu bağlamda İnternet yoluyla iletişim, küreselleşme olgusu içerisinde önemli bir etken olarak karşımızda durmaktadır. Bu ortam elektronik haberleşme sektörünün de bel kemiğidir. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan bilgisayarlar ve kablolar aracılığıyla düşüncelerini, umutlarını, çalışmalarını, dedikoduları ve eleştirilerini paylaşmaktadırlar.

Haberleşmenin birçok yolu, örneğin elektronik posta geçen yirmi yıl içinde fazla değişikliğe uğramadı. Bunun yanında tamamen yeni haberleşme yolları türedi. Mesela İnternet üzerinden telefon görüşmesi yapabilmek, hem de dünyanın öbür ucuyla bile görüşürken düşük ücretler ödeyerek bunu gerçekleştirmek elektronik iletişim hizmetlerinin geldiği noktayı özetler mahiyettedir.

Bazı teknolojiler insanlara kişisel ve teke tek konuşma imkânı verirken bazıları tüm dünyayı kapsayan tartışma gruplarına imkân vermektedir, birçok projenin İnternet vasıtasıyla takibine imkân sağlamaktadır.

Değerli milletvekilleri, tekrar görüşmekte olduğumuz Kanun’la elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi, elektronik haberleşme altyapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi, geliştirilmesi, yeni elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinin teşvik edilmesi hususlarıyla ilgili politika, hedef ve ilkelerin tespiti, kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve bilgi güvenliği ve haberleşme gizliliğinin gözetilmesi amaçlanıyor. Böylelikle kamu kurum ve kuruluşlarında kullanıcıların beklenti ve ihtiyaçları tespit edilerek kamuda elektronik hizmetlerin geliştirilmesi sağlanacağı amaçlanıyor ama Kanun’un içeriği ve kapsamı maalesef bu amaçları tam olarak karşılayabilmekten çok uzaktır. Bununla beraber AB müktesebatıyla uyumluluğun sağlanması suretiyle serbestleştirilen telekomünikasyon sektöründeki rekabetin ve hizmetlere erişebilirliğin artırılması, kaynakların etkin kullanılmasının temini, yeni elektronik haberleşme hizmetlerinin teşvik edilmesi bu Kanun’la gerçekleştiriliyor. Öte yandan bu Kanun’un genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere telekomünikasyon alanında 1924’ten beri yapılagelmekte olan ve dağınık hâlde olan düzenlemeleri ve mevzuat hükümlerini yine Avrupa Birliği ülkelerinin müktesebatına uyumlu hâle getirmek için sektörü bir bütün olarak düzenleyen bir çerçeve kanun olarak sunuluyor.

Elektronik haberleşme güvenliğine yönelik geçenlerde önemli bir yönetmelik yayınlandı. “İşletmecilerin fiziksel alan güvenliği, veri güvenliği, donanım-yazılım güvenliği ve güvenilirliği ile personel güvenilirliğinin sağlanması için tehditlerden ve/veya zafiyetlerden kaynaklanan risklerin bertaraf edilmesi veya azaltılmasına ilişkin olarak alacakları tedbirlere yönelik usul ve esasları kapsar.” şeklinde özetlenen yönetmelik 20 Temmuz tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bununla beraber, bu Kanun’la, telekomünikasyon hizmetlerinin önemli bir kısmını ifade eden elektronik haberleşme konusunda ülkemizde var olan bir boşluğu doldurmasını umuyorum. Ancak bu hâliyle bu Kanun tekrar çıkarılırsa Cumhurbaşkanlığının uyarıları dikkate alınmadan, bu Kanun’un, bizim elektronik alanımıza, elektronik haberleşmemize yeterli olmayacağını bu kürsüden bir kez daha söylemek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

KÜRŞAT ATILGAN (Devamla)Önemli olan, en önemli olan hususlardan birini bir kez daha dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Elektronik haberleşmenin en önemli konularından biri güvenlik meselesidir. Bildiğiniz gibi bazı parlamentolarda bizim kullandığımız blackberry telefonların kullanılması yasak edilmiştir, Fransız Parlamentosu dâhildir. Dolayısıyla elektronik güvenliği son derece önemlidir. Ülkelerin, millî istihbaratların veyahut da istihbarat kaynaklarının en önemli kaynağı, haberleşme alanındaki gerek e-mail’lerin gerekse telefonların dinlenmesinden elde edilen bilgilerden sağlanmaktadır. Dolayısıyla, bu Kanun’da gördüğüm en büyük eksikliklerden biri, elektronik haberleşmenin güvenliğiyle ilgili çok detaylı düşünülmemiş olmasıdır.

Bu vesileyle, tekrar bu üzerinde durduğum konuların Komisyon tarafından değerlendirileceğini ümit ederek hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 5 Kasım 2008

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook