Öğretmen okullarının kuruluş yıldönümü münasebetiyle
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Mart 2010 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kerem Altun (AK Parti), 16 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 467 kelime.
Kerem Altun (AK Parti, Van). “Öğretmen okullarının kuruluş yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2010-03-16-ogretmen-okullarinin-kurulus-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KEREM ALTUN (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün öğretmen okullarının merdivenlerinin alınlarında “Mutluyum çünkü öğretmen olacağım.” sözünü her gün okuyarak havasını soluyan, her kademesinde onurla görev yapan bir öğretmen olarak, 16 Mart öğretmen okullarının kuruluşunun 162’nci yıldönümünü kutlamanın engin heyecanını yaşıyor, konuşmamın başında yüce Meclisi ve bütün öğretmenlerimizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Geçmişten bugüne öğretmen yetiştiren kurumlarımız, öğretmenlerimize vatan, millet, bayrak ve insan sevgisinin yanı sıra mesleki coşku ve bağlılığın kazandırıldığı, moral değerlerinin yükseltildiği, şartlar ne olursa olsun fedakârlık, heyecan ve kararlılıkla bu değerlere sahip çıkma bilincinin işlendiği bilim yuvaları olmuştur.
Öğretmen, sabır ve cesaretiyle her türlü güçlüğü göğüslemeye, kardeşlik ve millî birlikten yana tavırlarıyla barışa, bilimsel aydınlanmaya sağladığı katkıyla da çağdaşlaşma yolundaki bütün çabalara öncülük etmiştir.
Bu anlamlı günde, istikbal savaşı için hayatlarının en güzel yıllarını veren irfan ordusunun asil kurmayları öğretmenlerimizin ve öğretmen olacak gençlerimizin yüreklerinde yeşerecek barış, dostluk ve sevgiye dair güzel duyguların daha da farklı bir anlam kazanacağına inanıyorum.
Öğretmenlik, gibi çok anlamlı, kutsal ve saygın olmanın yanı sıra aynı ölçüde sorumluluk, fedakârlık ve sürekli çalışma gerektiren bir mesleğe yönelen ve tercihlerini bu yönde kullanan öğretmenlerimizi gönülden kutluyorum.
Öğretmen, Türkiye'nin aydınlık geleceği, hepimizin umudu ve güven kaynağıdır. Burada toplumun, herkesin çok iyi bildiği gibi eğitim, toplumsal hayatın ihmal edilemez, ertelenemez ve vazgeçilemez en dinamik süreçlerinden birisidir.
Sayın Başbakanımızın bir konuşmasında ifade ettiği gibi eğitim, toprakta tohum, buğdayda başak, hamurda maya gibidir. Bu sebeple, eğitimin günün şartlarına uygun bir amaçla hizmete sunulmasında onun en temel unsurlarından biri olan öğretmenin rolü tartışılamaz. Demokrasi yolunda büyük mücadeleler veren, bedeller ödeyen ülkemizde öğretmenlerimize bugün her zamankinden daha çok görevler düşmektedir.
Hayata dar şablonlarla bakmayan, sorgulayan, eleştirel bakabilen, haktan yana tavır koyan, demokratik cumhuriyete yürekten inanmış, millî iradeyi her şeyin üstünde tutan, Atatürk’ün “Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir millet henüz millet yeteneğini kazanmamıştır, ona ‘gelişigüzel bir topluluk’ denir.” düsturunu kendine şiar edinmiş nesiller yetiştirmeliyiz ki bu ülke gerçekten layık olduğu muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkabilsin.
Değerli milletvekilleri, öğretmen yetiştirme sistemine kısaca bakacak olursak: Ülkemizde öğretmen yetiştirme konusunda son yüz altmış yılı aşan önemli deneyim ve birikimler olmuştur. Tarihî süreç içinde “muallim mektepleri”, “köy enstitüleri”, “ilköğretmen okulları” ve “yüksek öğretmen okulları” olarak adlandırılmışlardır. Bugün başarılarıyla iftihar ettiğimiz Anadolu öğretmen liseleri bu geleneğin devamıdır.
2547 sayılı Yasa’yla öğretmen yetiştirme işi 1982 yılından itibaren yükseköğretim kurumlarına verilmiştir. Hâlen, sayıları onlarca eğitim fakültesinde yetiştirmeye çalıştığımız öğretmen adaylarımızın bu ülke çocuklarının geleceğini nasıl etkileyecekleri noktasında kaygı duymamamız için öğretmen yetiştirme sistemimizin kendinden bekleneni vermesi noktasında gerekenler vardır kanaatindeyiz.
Bugün, tüm dünya ülkeleri, eğitim sistemlerini ve bu bağlamda öğretmen yetiştirme politikalarını sorgulamayı güncel hâle getirmişlerdir. Öğretmen yetiştirme politikaları, insan yetiştirme düzeninin temel ögesi ve belirleyicisidir. “Nasıl bir eğitim?” sorusunun cevabı “Nasıl bir öğretmen?” sorusuna verilecek cevapta gizlidir. Öğretmen yetiştirme sistemimiz, eğitim sistemimizin problemli bir alanı olmamalıdır. Öğretmenlerimizin, bütün çocukların en büyük şansları olmalarını sağlamalıyız.
Önerimiz şudur…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 16 Mart 2010