İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · SALI

Sınır ticareti konusunda

Kürşad Tüzmen

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 24. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Ocak 2003 · 987 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kürşad Tüzmen (AK Parti), 21 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SINIR TİCARETİ KONUSUNDA); konuşma 987 kelime.

Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep). “Sınır ticareti konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2003-01-21-sinir-ticareti-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hakkâri Milletvekilimiz...

MUSTAFA ZEYDAN (Hakkâri)Hakkari değil, Hakkâri...

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Devamla)Hakkâri Milletvekilimiz Sayın Mustafa Zeydan'ın, burada sormuş olduğu soruya cevap vermeye çalışacağım. Kendisinin süresi 5 dakika, benim sürem biraz daha fazla olduğu için, şu sınır ticaretini de sizlere biraz anlatmak istiyorum doğrusu.

28 Nisan 2000 tarihinde yürürlüğe giren, sınır ticaretinin düzenlenmesine ilişkin 10.3.2002 tarihli ve 2000/364 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, bütün bu çerçeveyi çizen karardır. Mezkûr kararın dayanağı, aslında, 27.10.1999 tarih ve 454 sayılı Millî Güvenlik Kurulu Tavsiye Kararından oluşmaktadır. Kars haricinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdeki 12 sınır ilinde uygulama imkânı bulunmaktadır. Ayrıca, Esendere Gümrük Kapısından İran, ilaveten, Üzümlü ve Çalıdüzü Beldelerindeki açıkpazar yerlerinden de Irak'la sınır ticareti yapma imkânı vardır.

Uygulama, esasen, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden yapılan ihracatın artırılması ve bu ihracat sayesinde, bölgede sınaî ve ticarî gelişmenin sağlanması, ayrıca, sınır illerinin ihtiyacının bir bölümünün ithalat yoluyla daha düşük maliyetle karşılanması ve bu bölgelere ekonomik canlılık getirilmesi amacıyla başlatılmıştır; ancak, 1997 yılında, motorinin de sınır ticareti kapsamına alınmasıyla birlikte, söz konusu ticaret, zaman içerisinde amacından uzaklaştı ve ağırlıklı olarak motorin olmak üzere, petrol ürünleri ithalatından oluşan bir ticaret şekline dönüştü; yani, bunun adı "sınır ticareti" değil, bunun adı, aslında "petrol ürünleri ithalatı." Aslında, ismi sınır ticareti, o hale geldi.

Şimdi, bu durum, sınır ülkelerinden, Türkiye'ye, standartsız ve kalitesiz motorin girişine ve rafinerilerimizin de eksik kapasiteyle çalışır hale gelmesine ve petrol istasyonu işletmecilerinin, hem malî yükümlülükleri açısından hem de rafinerilere karşı sorumlulukları yüzünden oldukça zor durumda kalmalarına neden olduğuna dair devamlı şikâyetler yapıldı. Nitekim, 1997-1999 döneminde -sayın milletvekilimiz çok iyi bilir- sınır ticareti dahilinde müsaade edilen petrol ürünleri ithalatında, normal ithalata göre belirli oranlarda vergi indirimi olması nedeniyle, bahse konu ticaret yoluyla gerçekleştirilen motorin ithalatından, Maliye Bakanlığı tarafından yapılan hesaplamalarda, devletin 3,5 milyar Amerikan Doları değerinde vergi kaybı olduğu hesaplandı.

Öte yandan, söz konusu dönemde, sınır ticareti yoluyla, özellikle yaş meyve, sebze olmak üzere, hiçbir kotaya tabi tutulmaksızın, il ihtiyacını aşan miktardaki tarım ürünleri ithalatına müsaade edilmiş olması, hasat döneminde yerli üreticinin malını gerçek piyasa fiyatlarından satamamasına ve emeğinin karşılığı olan geliri kazanamamasına yol açtı.

İran'ın, ülkemize, motorin dışında ağırlıklı olarak tarım ürünleri ihraç etme imkânı bulunmakta; ancak, motorinle birlikte iki ülke arasındaki sınır ticareti, sadece motorin ticaretine dönüştü ve ülkemiz aleyhine çalışmaya başladı. Esasen, İran'dan ithal edilen motorin, Türkmenistan menşeli olup, İran, söz konusu ürünün sadece transit taşımacılığını yaparak ilave gelir elde etmeye başladı.

Konu, 1999-2000 yıllarında gerçekleştirilen Türkiye-İran Sınır Ticareti Ortak Komitesi Toplantısında gündeme getirildi. Türk tarafınca, iki ülke arasındaki sınır ticaretinin mevcut dengesizliği vurgulandı. Buna karşılık, İran tarafınca, ülkelerindeki ilgili mevzuat çerçevesinde petrol ürünlerinin sınır ticareti kapsamında değerlendirilmediği, ayrıca petrol ürünleri hariç tutulduğunda da, iki ülke arasındaki sınır ticaretinin dengeli bir gelişme sergilediği ifade edilerek, sınır ticareti yoluyla ülkemiz ihracatını artırıcı önerilerimize pek olumlu yaklaşılmadı.

Esasen, ülkemizin sınır ticaretinde karşılaştığı temel sıkıntı, komşu ülkelerden, bilhassa İran'dan, ithaline izin verilmesi talep edilen tarım ürünlerinin, aynı zamanda ülkemizde de yerli üretiminin bulunması, buna karşılık, bu ülkelerin mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde ülkemizden ithal etmek istedikleri malların ise iç üretimi olmayan ve ithalatı komşu ülkenin iç piyasasında sıkıntı yaratmayacak ürünlerden oluşmasından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda sözü edilen olumsuz gelişmelerin durdurulması ve motorinin tedricen kaldırılmasına yönelik alınan tedbirler uyarınca, 1999 yılından itibaren yürürlüğe konulan Millî Güvenlik Kurulu tavsiye kararları uyarınca, sınır ticaretinde il ihtiyacı esası kabul edilerek, ithalatta kota sistemine geçildi. Bu çerçevede, ithal edilen ürünlerin ilgili il sınırları dışına çıkarıldığının tespiti halinde, ağır cezai müeyyidelerin tatbik edilmesi hükme bağlandı ve motorin ithalatında alınması gereken vergi ve fonların oranı büyük ölçüde yükseltildi.

2000 yılından itibaren, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görüşleri doğrultusunda, ithalata esas teşkil eden il ihtiyaçlarının tespitinde hiçbir yaş meyve, sebze, destekleme alımlarına tabi mallar, canlı hayvan ve hayvancılık ürünleri ile içpiyasa dengelerini bozacak nitelikteki mallara yer verilmeme politikası izlenmeye başlandı.

Bu çerçevede, Hakkâri İline, yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak il ihtiyacı çerçevesinde, 2000 yılında 5 ürün, 2001 yılında 8 ürün, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar da dikkate alınmak suretiyle, 2002 yılında 20 ürün tahsis edildi. Hakkâri İline tahsis edilen ürünlerin miktar tespitinde diğer illerde olduğu gibi, sadece ilgili il ihtiyacı dikkate alınmış olup, mücavir illerin ihtiyacı değerlendirme dışında tutulmuştur.

2003 yılı il ihtiyacı nihai listelerinin tespitine yönelik çalışmalara devam edilmekte olup, 2003 yılı şubat ayından önce ilgili valiliklere duyurulması planlanmaktadır. Bu çerçevede, ithalat kotalarının belirlenmesinde, 2003 yılında, önceki yıllara göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca da uygun görülmesi halinde, daha geniş bir yaklaşım içerisinde hareket edilmesi planlanmaktadır.

Hakkâri İlinde gerçekleştirilen sınır ticareti istatistikleri incelendiğinde, 2000 yılında 3 600 000 ABD Doları değerinde olan ithalatın, 2001 yılında 84 000 ABD Dolarına düştüğü ve ihracatın 2000 yılında 2 200 000 ABD Doları olduğu, 2001 yılında da 14 000 ABD Doları düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir.

2002 yılında, Hakkâri İlinden, sınır ticareti dahilinde ihracat ve ithalat yapılmamıştır. İhracattaki düşüşün, 2000 yılından itibaren motorin ithalatı için tahsis edilen kotaların düşürülmesine karşılık olarak, İran'ın ortaya koyduğu bir tepkiden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Şimdi, Sayın Milletvekilimiz "pek zaman da kalmıyor" dedi. Bu konuda çalışmalara devam ediyoruz; çünkü, samimiyetle, aslında yapmaya çalıştığımız, bütün bu mahzurları göz önüne alarak, bu sisteme kalıcı bir çözüm bulmaya çalışmak. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Amaçladığımız, zaten, sınır ticaretinin de ötesinde, Türkiye'nin komşu ülkelerle olan ticaretinin geliştirilmesi; yani, buna sadece dar bir çerçevede bakmıyoruz, sınır ticareti şeklinde bakmıyoruz; bütün bu ülkelerle, bütün komşu ülkelerle, Türkiye'nin, şu anda yüzde 5'lerde, yüzde 7'lerde olan toplam ticaretindeki payını yüzde 25'ler seviyesine getirmeyi amaçlıyoruz; çünkü, hükümet olarak şuna inanıyoruz: Güneydoğu Anadolu'nun, Doğu Anadolu'nun, Karadenizin ağırlıklarını atmadan, Batı'ya doğru koşmamız mümkün değil; ama, bu mahzurları da ortadan kaldıracak bir sistem koymamız lazım.

Görüyorsunuz, ürünler, yaş meyve, sebze geliyor, sadece o ilde kalması lazım; İzmir'den şikâyet geliyor. Motorin, sadece o ilde kalması gerekirken, bakıyorsunuz, Kocaeli'ndeki rafineriden şikâyet geliyor. Bunu da dengeleyecek şekilde bir sistem oluşturmamız lazım. Amacımız, buradaki dengeleri çok iyi ortaya koymak. Bu konudaki çalışmalarımız arasında "sınır ticaret merkezleri" olarak yeni tarif ettiğimiz bir sistemi de, önümüzdeki günlerde uygulamaya geçirmeyi düşünüyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 21 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook