İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · SALI

Erzurum ilinin hava kirliliği ve buna bağlı doğalgaz kullanma zorunluluğu hk

Muzaffer Gülyurt

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 24. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Ocak 2003 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Gülyurt (AK Parti), 21 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ERZURUM İLİNİN HAVA KİRLİLİĞİ VE BUNA BAĞLI DOĞALGAZ KULLANMA ZORUNLULUĞU HK); konuşma 488 kelime.

Muzaffer Gülyurt (AK Parti, Erzurum). “Erzurum ilinin hava kirliliği ve buna bağlı doğalgaz kullanma zorunluluğu hk”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-gulyurt-22-2003-01-21-erzurum-ilinin-hava-kirliligi-ve-buna-bagli-dogalgaz-kullanma-zorunlul (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Erzurum İlinin hava kirliliği sorunu ve buna bağlı olarak doğalgaz kullanma zorunluluğuyla ilgili olarak, şahsım adına, gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Mecliste ilk konuşmamı yapmış olmamdan dolayı da, bu vesileyle, Yüce Meclisimin çok değerli üyelerini, sizleri, saygıyla selamlıyorum ve konuşmama bu şekilde devam etmek istiyorum.

Erzurum, tarihî misyonu itibariyle, gerçekten, çok önemli bir yerleşim bölgesidir. Yeterince, çok...

AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Sayın Başkan, çoğunluk yok ki, Meclisi açtınız!..

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla)Erzurum...

AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Başkan, çoğunluk yok Mecliste...

AHMET IŞIK (Konya)Hatibin dikkati dağılıyor!..

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla)Devam edeyim mi Başkanım?

BAŞKANBuyurun.

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla)Erzurum, tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmuş ve stratejik olarak, tarihî misyonunu muhafaza etmiştir. Doğu ile batı arasında önemli bir kilit rolü oynamıştır. Ayrıca, insanlık mirasının ortak değerlerine sahip olması, ulusal mimarinin en güzel eserlerini vermesi, insanlığa ışık tutan kişileri yetiştirmesi ve yine insanlığa ışık tutan kurumları kurup bugüne taşıması bakımından, gerçek bir hazine olarak, tarihteki yerini almıştır. Cumhuriyetin ve ülke bütünlüğünün temel taşlarının ilk atıldığı il, yine Erzurum olmuştur.

Ancak, tarihteki bu önemine rağmen -tarih boyunca, İpek Yolu üzerinde olmasına, ticaret merkezi olmasına, kültür merkezi olmasına rağmen- Erzurum'un bugünkü konumu, bu önemine layık olacak durumda değildir. Türkiyemizin illeri arasında yapılan sıralamada gün geçtikçe gerilere doğru düşmüş ve şu anda 69 uncu sırada yer almış bulunmaktadır.

Erzurum'un bugünkü duruma gelmesinde, geçmiş dönemlerdeki ihmaller yatmaktadır. Özellikle son yirmi otuz senedir, Erzurum'a, devletimiz tarafından, kendisine eşdeğer illere yapıldığı kadar yatırım yapılamamıştır.

Son olarak da, Erzurum'da, kış şartlarının ağır olmasının yanında, nüfusun artmasına bağlı olarak, hava kirliliği de gündeme oturmuş ve bugün, hava kirliliği, artık, bir yerde, hayatı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

Yapılan bilimsel incelemelerde -ki, bu incelemeler, Atatürk Üniversitesinde ve bir de Hıfzıssıhha Enstitüsünde yapılmaktadır- hava kirlilik oranının tehlike sınırlarını zorladığı dikkati çekmektedir. Örneğin, ocak ayı ortalamalarına göre, kükürtdioksit gazı ortalaması 275 mikrogram/metreküp, partikül madde oranı ise 216 mikrogram/metreküp olarak tespit edilmiştir. Bu rakamlar, Dünya Sağlık Örgütünün belirlemiş olduğu sınırları zorlayıcı rakamlardır.

Bunun sonucu olarak, insanlarımızda, hava kirliliğine bağlı olarak, sağlık sorunları ortaya çıkmıştır. Yaptığımız çalışmalarda -benim de bir sağlık uzmanı olarak, sağlıkçı olarak- gördüğümüz şey şudur: Özellikle çocuklarımızda, bebeklerimizde, okula giden öğrencilerimizde hava kirliliği nedeniyle üst solunum yolları hastalıklarının arttığını ve dolayısıyla hayatın gerçekten çekilmez olduğunu görmüş bulunmaktayız.

Ayrıca, Erzurum'da eksi 40 dereceye varan soğukların olduğu günlerde ve kışın sekiz ay devam ettiği bir ortamda, gerçekten, hayat şartları oldukça zor olmaktadır. Normalde baktığınız zaman, İstanbul'da, Ankara'da veya batıdaki bir ilimizde bir kar yağdığında âdeta hayat felce uğramakta; ama, biz bu hayatı Erzurum'da ve Erzurum gibi doğu illerimizde her gün yaşamaktayız. O halde, bu tür yerlerde, doğalgazla beraber bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Geçmiş dönemlerde yapılan çalışmalarda, 1999'da Erzurum'a doğalgazın gelmesi, akıtılması gerekiyordu; ama, bugün, 2003 yılına geldik, hâlâ doğalgaz Erzurum'a gelmemiştir. Doğalgazın Erzurum'a gelmeyişi, tabiî, sadece Erzurum değil, doğudaki diğer illerimize de gitmeyişi, sağlık yönünden insanlarımızı etkilediği gibi..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 21 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook