Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Hatay Milletvekili · MHP
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2026 · 1.274 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lütfi Kaşıkçı (MHP), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.274 kelime.
Lütfi Kaşıkçı (MHP, Hatay). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfi-kasikci-2026-10-20-tutanak-metni (erişim: 20 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90697
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)LÜTFİ KAŞIKÇI (Hatay)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Aslında Türkiye'de reklama en fazla ihtiyaç duyan kurumlarımızdan biri bence İller Bankası olmalı çünkü yaptığı bütün projeler zemin altında, toprak altında. Örneğin, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar kapsamında en fazla bildiğimiz kurumumuz, hiç şüphesiz, Toplu Konut İdaresi. Neden? Yaptığı tüm yatırımları görebiliyoruz, dokunabiliyoruz, hissedebiliyoruz ancak zemin altında da tıpkı zemin üstünde yapılan gibi çok önemli eserler var fakat İller Bankası bu konuda şanssız çünkü yapılan bu hizmetler vatandaşlar tarafından çok net görülemiyor, hissedilemiyor, dokunulamıyor. Dolayısıyla, reklamı hangi manada yapıyorlar bilmiyorum ama bence İller Bankamızın bu konuda hem reklama hem tanıtıma oldukça ihtiyacı var.
Sayın Başkanım, ben bugün kırsal yaşamın teşvik edilmesiyle ilgili bir konuşma yapmak istiyorum ama deprem bölgesinde İller Bankasının yapmış olduğu faaliyetleri de yakından gören biri olarak ben kurumumuza bir teşekkürle başlamak istiyorum. Alt komisyonda da deprem sonrası yaşananların, verdiğimiz kayıpların, yaşadığımız tüm olayların artık bize büyük bir tecrübe kazandırması ve bu manada önümüzde deprem riski yaşayan illerimizde, hiç değilse Hatay başta olmak üzere 11 ilimizde yaşanan hadiselerin bir kısmının veya büyük bir kısmının yaşanmaması gerekir diye bir hatırlatma yapmıştım, onu da burada tekrardan kayıtlara geçirmek istiyorum.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum değerli arkadaşlar: İller Bankası ve dışarıdan desteğe gelen belediyelerimiz olmamış olsaydı bizim deprem bölgesi olarak ayağa kalkmamız çok zor olurdu. Neden? Bizim kendi yerel yönetimlerimiz, belediyelerimiz yok mu? Evet, var ancak belediyelerimiz de bizim birer afetzedeydi; kurumumuz, kurumumuzda iş makinelerini kullanan çalışanlarımız, itfaiye çalışanlarımız. Dolayısıyla, hiçbir belediyemizden istediğimiz performansta bir hizmet alamadık ama lütfen bu yanlış anlaşılmasın. Alamamamızın sebebinin de o kurumların da zaten depremle beraber yerle bir olmasından kaynaklı olduğunu ayrıca da belirtmek isterim. Hatay'a, depremin en fazla etki ettiği ilçe olan Antakya'ya Konya Büyükşehir Belediyemiz geldi. Konya ile Hatay arasında çok büyük bir gönül bağı oluştur; bu gönül bağının oluşmasındaki en önemli sebep de Konya Büyükşehir Belediyesinin depremin ilk anından itibaren vatandaşımızın temiz suya ulaşması için yapmış olduğu inanılmaz destek, inanılmaz katkılar oldu. Sadece altyapıların onarılması, tedavi edilmesi, altyapı hatlarının ayağa kalkması konusunda değildi elbette ki Konya Büyükşehir Belediyesinin çalışmaları, yine Anadolu'daki ilk camimiz Habibi Neccar'ın da yıkılan enkazının tekrardan toparlanıp tekrardan eski hâline gelmesinde de Konya Büyükşehir Belediyemiz çok önemli katkılar sundu. Ben huzurlarınızda hem deprem bölgesinde yapmış oldukları faaliyetler için bir Hataylı olarak Belediye Başkanımıza ve tüm himayesindeki çalışanlara ve tabii ki İller Bankamıza da teşekkür etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, ben alt komisyon toplantılarında da şunu ifade etmiştim, burada da kayıtlara geçsin istiyorum çünkü çok önemli bir husus olduğunu düşünüyorum: Dışarıdan gelen belediyelerimizin veya İller Bankasının Hatay'da bence en fazla zorluk çektiği noktalardan biri -sadece Hatay demeyeyim, tüm deprem bölgelerinde- elimizde yer altı sistemlerimizle ilgili doğru düzgün bir haritalama veya bir veri olmamasından dolayı dışarıdan gelen arkadaşlarımız, dışarıdan gelen kurumlarımız... Örneğin Antakya ilçemizin içme su kaynaklarının temin edildiği adres veya kuyu nerede, bu kuyu hangi mahalleleri besliyor; pompa istasyonları nerede, terfi hatları nerede gibi hiçbir sayısal veri yerel belediyelerimizin de elinde yoktu. Dolayısıyla dışarıdan gelen kurumlarımız da maalesef böyle bir bilgiden yoksun bir hâlde şehrimize geldiler, tüm deprem bölgesine gittiler. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız burada, biraz sonra cevaplar mı bilmiyorum ama Konya Büyükşehir Belediyemiz de tamamıyla ilkel sayılabilecek yöntemlerle Antakya veya deprem bölgesindeki vatandaşımıza içme suyu sağlayan kaynakların nerede olduğunu deneme yanılma yöntemleriyle öğrenip daha sonra ulaştıkları o su kaynaklarından "Temiz suyu vatandaşımıza nasıl ulaştırabiliriz?" diye çok büyük bir çalışma içerisine girdiler. Değerli arkadaşlar, bu tecrübe artık bize önümüzdeki süreçle ilgili bir ödev ve sorumluluk veriyor, o da şudur: 11 ilimizde bu afeti yaşadık ama hâlâ afet riski olan illerimiz var; başta İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Afyon, Balıkesir, Çanakkale, Erzincan, Sivas, Tokat gibi illerimiz; hiç değilse burada bizim yer altındaki ve adına "alt yapı sistemi" dediğimiz bu sistemlerin sayısal ortamlara aktarılması ve bunların mümkünse merkezî idarede toplanması, mesela İller Bankasında. Yarın Allah korusun olası bir afette o ilimizin yerel yönetimlerinin biz çalışamayacağını çok net biliyoruz, tecrübeyle sabit. Dışarıdan bir destek için o ilimize giden arkadaşlarımızın elinde kesinlikle o ilin altyapısıyla ilgili bir sayısal veri haritasının olması, bulunması artık elzem. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücüne ve şanına bizim 6 Şubatta yaşadığımız o biraz önce Konya Büyükşehir Belediyesi özelinde anlattığımız durum yakışmıyor. Biz kurum olarak ki İller Bankasının da böyle bir çalışmasının olduğunu da biliyorum, hani reklama ihtiyacı var bu kurumun derken de bunu kastediyordum, çok özel ve önemli çalışmaları yapıyorlar. Özellikle 6 Şubattan sonra yaşanan o hafızayı bir yerde sabit tutup diğer sıkıntı, problem yaşayacağımız illerle ilgili de şimdiden bir hazırlık içerisinde olduklarını da ayrıca biliyorum. Bunu yapmamız lazım, bunu başarmamız lazım.
İller Bankası, evet, 11 ilde inanılmaz projeler hayata geçirdiler. Vatandaşlarımız konteyner kente gittiler. Arkadaşlar sadece Hatay için söylüyorum: 350-400 bin insanımızın yaşadığı bir sistem kurduk çok kısa bir zamanda. Devletimiz elbette bunu kurdu ama bu sistemin kurulmasında İller Bankamızın çok önemli bir katkısı vardır ki İller Bankamıza sorulmadan tespit edilen alanlarda kurulan konteyner kentlere İller Bankamız hiç öf bile demeyip oranın içme suyu ihtiyacını karşıladı, oranın kanalizasyon atığının uzaklaştırılmasıyla ilgili hızlı bir çalışma yaptı. Hatta her konteyner kente bir atık su araçları koydu, evet. Dolayısıyla konteyner kentler bittikten sonra da TOKİ marifetiyle yaptığımız konutların altyapılarının yapılması, içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu gibi faaliyetlerin yapılması çok önemliydi, çok değerliydi. İnşallah bir daha böyle büyük bir acı yaşamayız ama lütfen bu acıdan gereken dersi alalım. Önümüzde bu acıyı yaşayabileceğini düşündüğümüz illerle ilgili de şimdiden çalışmalar muhakkak yapalım değerli arkadaşlar.
Bir konu, aslında ben bu dönem kendi milletvekilliği içerisinde en fazla ve en değer verdiğim konu bizim artık kent yaşamımız, kentlerimiz yoğunlaşan nüfusumuzu kaldıramıyor. İstanbul'da da son yaşanan yağışlardan sonra bunu bir defa daha gördük. Ama artık yaşanan acılar sonucunda bu gerçeklikle karşılaşmak içimizi acıtıyor. Bizim bir şekilde cumhuriyetin ikinci yüzyılında kırsalı canlandırmanın önündeki engelleri birer birer tespit edip bu engellerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili de üzerimize düşen bir görev olduğunu düşünüyorum ve bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ettim. Kırsalda yaşamı nasıl destekleyebiliriz? Bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi mi? Evet, görevidir. Bizim yoğunlaşan kent nüfusunu kırsala doğru, hiç değilse emekli olan vatandaşlarımızın bir kısmını oralara doğru yönlendirmemiz lazım. Ama biraz önce bir milletvekilimiz konuştu, kırsalda yaşam güç. Dolayısıyla o güçlüğü kaldırıp vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde yaşayacağı bir altyapı oluşturmamız lazım bizim kırsalda. Sizin finans sağlarken çok önemli kriterleriniz var. Mesela sıfır atık projesi ile ilgili bir proje getiren yerel yönetime finans sağlıyorsunuz veya yenilenebilir enerjiyle ilgili bir proje getiren belediyemize finans sağlıyorsunuz ve finans sağlamada kolaylık gösteriyorsunuz. Kırsal yaşamı da bu manada destekleyecek projeler getiren yerel yönetimlerimizi de bir manada önümüzdeki süreçte desteklememiz gerekiyor diye düşünüyorum. Kırsaldaki içme suyu; bakın yine şehrimden pay biçeceğim, hâlâ içme suyuna, sağlıklı içme suyuna ulaşamayan kırsalda yaşayan vatandaşlarımız var değerli arkadaşlar. Biz bununla nasıl kırsal yaşamın güçlenmesini, kırsal yaşamda insanlarımızın kırsala gidip yoğun yaşamasını söyleyeceğiz, teklif edeceğiz? Dolayısıyla kırsaldaki içme suyu, kanalizasyon ve diğer altyapı sistemlerinin kesinlikle güçlendirilmesine yönelik özel destekler vermemiz lazım.
Bence bir destek de... Bizim kentlerimizde dirençli altyapı projelerini getiren belediyelerimize de bu manada, finansmana ulaşma konusunda destek vermemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
Bir de eleştiri Sayın Başkanım: İş yapma noktasında muazzamız, hatta idarenin belirlediği tarihten önce işi bitirmek neredeyse bizim firmalarımız için bir madalya olarak görülüyor ama ben bunu doğru kabul etmiyorum. İş yapma noktasındaki azim ve kararlılığımızın bir benzerini de yapılan işlerin denetimi konusunda muhakkak surette göstermemiz lazım. Yaptığımız işler zemin altı, kot altında yapılan işler, dolayısıyla bir daha telafisi mümkün olmayan... Göremeyeceğiz, içme suyundaki kayıp kaçağı ölçemeyeceğiz, kanalizasyondaki bir problemi, bir sıkıntıyı ancak büyük bir problemle karşılaştığımız zaman... O yüzden bu imalatlar sırasındaki denetim vazifesi kurumumuzda. Buradaki teknik arkadaşlarımızı özellikle yapılan işlerin, imalatların denetimi konusunda özel eğitimlere tabi tutmak ve hatta onları da denetlemek ve hatta onları da kontrol etmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Ben bu toplantımızın hayırlara vesile olmasını dilerken tekrardan belediye başkanımızı da burada gördüm, sözlerimin başında da teşekkür etmek istedim.
Tüm kurumumuza ve kurum çalışanlarımızı tek tek teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
11 konuşma daha · 20 Ekim 2026