Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Van Milletvekili ·
DEM Parti
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2026 · 892 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Dindar (DEM Parti), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 892 kelime.
Mahmut Dindar (DEM Parti, Van). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-dindar-2026-10-20-tutanak-metni (erişim: 20 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90688
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MAHMUT DİNDAR (Van)Teşekkürler Sayın Başkanım.
Değerli Bakan Yardımcım, Sayın Genel Müdürüm -ayrıyeten Genel Müdüre sunumundan dolayı teşekkür ediyoruz- Sayıştayımızın değerli çalışanları, değerli hazırun; sizleri saygıyla selamlıyorum. İyi bir çalışma günü olmasını diliyorum.
İller Bankası, yerel yönetimlere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payların aktarılmasında aracılık eden belediyelerin altyapı yatırımlarına finansman, kredi ve hibe sağlayan en önemli bir kamu kurumudur. Bu nedenle, aşağıda halkımız ve partimiz adına sunacağımız tespitler hem öneri hem de eleştiri olarak ele alınmalıdır.
Kurumun sitesini incelediğimizde, Yönetim Kurulu içinde sadece bir kadın arkadaş üye mevcuttur; Denetim Kurulu, genel müdür yardımcıları, bölge müdürleri arasında kadın kamu görevlisi oranı neredeyse hiç yok. Bu yaklaşım, açıkça cinsiyetçi bir yaklaşımdır Sayın Genel Müdürüm. Para, banka ve kredi işlerinde üst yönetimi erkeklere özgü bir alan olarak gören bu yaklaşımın birçok riski barındırdığı bilinmelidir. Kurum stratejik raporunda 2.605 personelin yaşı, eğitimi, kadro durumu açıklanmış ama cinsiyet dağılımına dair bilgi sunulmamış. Bu yaklaşım ancak bankacılık alanında kamu hizmeti sunan kadın emekçilere de bir haksızlıktır.
Bilindiği üzere bankanın kaynak dağıtım politikası yalnızca mali bir konu değil, yerel demokrasinin kamusal hizmetlere erişimi ve bölgeler arası eşliğin de önemli bir unsurudur.
İLBANK'ın 2023 ve 2024 Faaliyet Raporu'nda, kredi ve hibe alan belediyelerin isimlerinin açıklanmaması, kaynakların hangi ölçütlerle dağıtıldığının kamuoyu ve Meclis tarafından denetlenmesini güçleştirmektedir. Kamu kaynağı kullanan belediyeler, proje tutarları ve finansman koşulları denetime elverişli biçimde yayımlanmalıdır.
Alandan gelen geri bildirimlere baktığımızda, belediyeler arasında ayırımcılığa işaret eden birçok vaka mevcuttur. Muhalefet belediyelerinin kredi ve hibe başvurularında güçlük yaşadığına ilişkin açıklamalar bulunmaktadır. Van Edremit Belediyesi de 2024 yılında kredi taleplerinin karşılanmadığını kamuoyuna duyurmuştur. Yine, İpekyolu Belediyesinin 250 milyon TL'lik kırk sekiz ay vadeli kredi başvurusu değerlendirme aşamasında hâlâ bekliyor. Muradiye Belediyesinin 150 milyon TL üst yapı için kredi talebine olumlu dönüş yapılmamış henüz. Özel bankalardan kredi alabilmek için teminat mektubu talep ediliyor, yine olumlu dönüş yapılmıyor. Bu durumların teyit edilmesi için son üç yılda başvuran, kabul edilen ve reddedilen belediyelerin parti aidatı, başvuru tarihi ve ret gerekçeleri ve tahsis edilen tutar bazında karşılaştırmalı verileri açıklanmalıdır.
Yine, bir önemli sorun bölgesel ayrımcılık durumudur. Finansmanın illere, bölgelere ve belediyelerin ihtiyaçlarına göre dağılımı açık değildir. Nüfus, altyapı açığı, yoksulluk, deprem ve afet riski yüz ölçümü ve mali kapasite gibi ölçütlerin kaynak tahsisindeki ağırlığı açıklanmalıdır. Özellikle altyapı ihtiyacı yüksek bölgelerin yatırım finansmanından yeterince yararlanıp yararlanmadığı incelenmelidir.
2026-2028 Stratejik Planı'nızda dirençli kentlerin iklim değişikliğine, uluslararası iş birliklerinin önünün açılmasına dair hedefler sıralanmış. Ancak deprem yaşamış Van Gölü gibi bir değeri barındıran B2 Bölgemiz başta olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için belediyelere nasıl bir destek sağladınız?
Değerli hazirun, İLBANK'ın kredileri ve genel bütçe paylarından yapılan borç kesintileri, belediyelerin personel giderleriyle su, kanalizasyon, ulaşım ve diğer temel hizmetlerini finanse etme kapasitesini etkilemektedir. Van'da on yıllık bir kayyum gaspı ve talan dönemini geride bırakıyoruz. Kayyum dönemlerine dair kesinlikle halktan saklanan gerçekler var. Halk kayyum dönemlerinde borçlandırılan belediye sayısını, toplam alacak borç miktarını, yıllık tahsilat, faiz ve diğer maliyetleri bilme hakkına sahiptir. Ancak ne kayyumlar ne İller Bankası ne de kayyumları atayan bu iktidar, bu halka bu hesabı şeffaf bir biçimde sunmamaktadır. Partimiz ve belediye yönetimlerimizce kamuoyuna sunulan kayyum borçları verileri, bazı belediyelerde İLBANK kredilerinin önemli bir borç kalemi olduğunu göstermektedir. Ancak bu borçların hangi projelerden ve hangi karar süreçlerinden kaynaklandığı da kamuoyuna açıklanmalıdır. Kayyum dönemlerinde kullanılan krediler, proje gerçekleşmeleri, kalan borçlar ve geri ödeme planları belediye bazında açıklanmalıdır. Belediyelerin başvurularında proje değerlendirme, kredi tahsisi ve hibe kararlarında kullanılan puanlama sistemi ile mali yeterlilik kriterleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Benzer mali ve teknik koşullara sahip belediyelerin başvuruları karşılaştırılarak kararların eşitlik ilkesine uygunluğu test edilmelidir. Ret kararlarına karşı itiraz mekanizmasının bulunup bulunmadığı da açıklanmalıdır. İLBANK'ın 2025 Entegre Faaliyet Raporu'nda çeşitli başlıklarda yaklaşık 171 milyar TL'lik kredi ve hibe planlaması yapıldığı ifade edilmektedir. Burada sunulması gereken ve halkımızın bilme hakkı olan bilgiler şudur: Söz konusu 171 milyar hangi belediyelere ve hangi amaçla verildi? Bunun dışındaki tüm veriler soyut kalmaktadır. Birçok belediyede içme suyu, kanalizasyon, arıtma, katı atık ve enerji projelerinin iklim değişikliği, kuraklık, deprem ve sel risklerine karşı yeterlilik sorunu mevcuttur. İller Bankası kaynak tahsisi olmadan belediyelerin bu açığı kapatması mümkün değildir. İLBANK'ın arsa satışına dayalı gelir paylaşımı ve ortak gayrimenkul projelerinden 2024 yılında 1,12 milyar TL net kâr elde ettiği faaliyet raporunda belirtilmekte. 2025 Faaliyet Raporu'nda da 41 adet satış yapıldığı ifade edilmektedir. Bu satışların hangi belediyeler alanında yapıldığı ve projelerin hangi taşınmazlarda yürütüldüğü, değerleme ve ihale yöntemleri, kamuya sağlanan gelir ve yerel yönetimlere aktarılan kaynaklar açıklanmalıdır. Kamu arazilerinin değerlendirilmesinde kamu yararı ve şeffaflık esas alınmalıdır.
Sayın Başkan, değerli üyeler; İller Bankası yerel yönetimlerin mali kapasitesini güçlendiren, bölgeler arasındaki hizmet eşitsizliklerini azaltan ve kamusal altyapı yatırımlarını destekleyen bir anlayışla çalışmalıdır. Kamu kaynaklarının dağıtımında siyasi yakınlık değil nesnel ölçütler, ihtiyaç ve toplumsal fayda esas alınmalıdır. Partimiz ve halkımız adına İLBANK yönetiminden 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarını ayrı ayrı kapsayan belediye adı, siyasi yönetim, başvuru-ret bilgileri ve ret gerekçelerinin makul dayanakları, kredi ve hibe tutarları, borç kesintileri, proje gerçekleşmeleri ve denetim sonuçlarını içeren karşılaştırmalı bir tablo talep ediyoruz. 2027 bütçe tartışmalarını yürüteceğimiz yakın dönemde bu tablo bazı tartışmaları daha gerçekçi verilerle yürütmemizi sağlayacaktır. Birçok belediyemiz halkımıza hizmet sunmak istiyor ama İller Bankasının kesintileri ve kayyum dönemi borçları nedeniyle kısıtlanma durumu vardır. Temel sorun şudur: İller Bankası bütün belediyelerin eşit koşullarda hizmet üretmesini sağlayan kamusal bir finansman kurumu olarak mı çalışmaktadır yoksa finansmana erişimdeki farklılıklar yerel yönetimlerin hizmet kapasitesini ve halkın temel hizmetlere erişimini olumsuz etkilemekte midir? Bizlere ve kamuoyuna yeterli ayrıntıda veri sunulmadıkça bu sorun ve sorgulama devam edecektir diyor, teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
11 konuşma daha · 20 Ekim 2026