İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

Mahmut Duyan

Mardin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 957 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Duyan (CHP), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 957 kelime.

Mahmut Duyan (CHP, Mardin). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-duyan-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MAHMUT DUYAN (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 15 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî, İktidar Partisi şu anda tek başına hükümeti kurmuş. Geçmiş dönemlerde, yine, ben, bu Parlamentoda görev almıştım; ama, bir İktidar Partisinin mensupları; şu sıralara bakın Allahaşkına!.. Yani, iktidar bu mudur?! Benim bildiğim, iktidarın, bu önemli bütçeyi adım adım, dakikası dakikasına takip etmesi lazım. Karşı tarafta muhalefet milletvekili var, iktidar yok. Dün gece de biz hazırız, muhalefet milletvekilleri burada, iktidar milletvekilleri… Sayın Başkanımız ara verdi; biz, zannettik ki yine görüşmeler devam edecek; ondan sonra, oturumda baktık ki, Meclis Başkanı oturumu kapattı. Bu, ters, geri geri gitmeye başladı; aynen hükümetin, bir adım ileri gitti, şimdi geri geri gitmeye başladığı gibi; bu, iktidarın çöküşünün belirtisidir. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Çok yakında, bakın çok yakında, sosyaldemokratlar artık burada oturacak, siz de diğer tarafta oturacaksınız.

ALİ SEZAL (Kahramanmaraş)Rüya görüyorsun, rüya!

MAHMUT DUYAN (Devamla)Rüya değil; bu, gerçek olacak. Bakın, tecrübe konuşuyor, tecrübe konuşuyor. Sayın Salih Kapusuz, kimin öğrencisi biliyor musunuz; Şevket Kazanların, Oğuzhan Asiltürklerin öğrencisi. Biz, iktidardayken, emin olun arka sıralarda biz uyuyorduk; kulislerde, bu koltukların üzerinde sabahladığımız günler vardı. Nerede o günler, hani Şevki Yılmazlar?!. Yine, Cumhuriyet Halk Partisi, sosyaldemokrat anlayışıyla muhalefeti yerinde yapıyor; biz, tabanımızdan tepki alıyoruz, siz iyi muhalefet yapmıyorsunuz diyorlar; ama, Genel Başkanımızın mütevazılığı ve devlet adamlığıyla, bu ülkeye kim bir adım atarsa ona saygı duyun… O saygımızdan biz fazla sesimizi çıkarmıyoruz.

Sayın Bakanımız, bakın, ismi üstünde, Bakan… Sayın Bakanım, siz, bu bütçede şu anda oturuyorsunuz; bizim muhalefet milletvekili arkadaşların sorularına lütfen doğru bir şekilde cevap verin, öyle cevap veriyorsunuz ki arkadaşları pişman ettiriyorsunuz. Bakın, Tarım Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı bütçelerinde arkadaşlar gayet mütevazı bir şekilde… O güne kadar da gayet güzel bir bütçe geçirdik; ama, siz oturduktan sonra, her görüşmede, her soru sormada rijit oluyorsunuz.

Şimdi, esas konuya geçiyorum. TÜBİTAK, en son 6 Ekim 2003 tarihinde burada görüşüldü, üç kere görüşüldü. Niye görüşüldü; çünkü, TÜBİTAK'ı AKP'nin yemliği haline getirdiniz. Eskiden, geçmiş dönemlerde, 1963'te bu Kurum kuruldu ve bütün başkanları seçimle oldu; 13 tane üyesi kendi aralarında seçimle başkanı tayin etti; ama, son zamanda atamayla oldu. Yani, bütün kurumları kendinize esir etmek istiyorsunuz; ama, bu kurumun başkanı bir bilim adamıydı. Sayın Pak, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin yetiştirdiği bir profesör ve bu işi çok iyi bilen bir fizikçi. Ne oldu da, bu adamı işten aldınız?.. Yerine getirdiğiniz kişi, bakın, bütün gazetelerde manşet oluyor. Şurada, göstereyim; yani, ne yaptığı belli olmayan kişileri, işinin ehli olmayan kişileri, siz, bu kurumun başına getirdiniz. Bu kurum öyle bir kurum ki…

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Biz, ehil olmayanı getirmeyiz…

MAHMUT DUYAN (Devamla)Efendim, ehil olup olmadığı belli oluyor! Yani, Sayın Pak'ın ne eksiği vardı; niye yaptınız? Siyasete alet etmeyin bazı kurumları…

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Daha ehil birini bulmuşlardır.

MAHMUT DUYAN (Devamla)YÖK Başkanını karşınıza almışsınız. Sayın Teziç, hocaların hocası. Bu ülke için bir şanstır. Yani, ne oldu da, şimdiye kadar, bu adamla barışık değilsiniz? Bizim bütün isteğimiz, arzumuz, bu ülkede, geleceği emanet ettiğimiz çocuklarımızı, üniversite gençliğini emanet ettiğimiz Sayın YÖK Başkanımızı karşınıza almışsınız, barışık değilsiniz; bununla, Sayın Başbakanımıza istirhamımız, bir an evvel, barışık olmasını diliyorum.

Şimdi, burada, konuşan bütün sözcüleri dinledik; bütün pembe tabloları çizdiniz. Şimdi, Allahaşkına, siz milletvekilisiniz -iktidar milletvekillerine söylüyorum- bakın, yakında, icra memurları sizin bankolarda gezmeye başlayacak. Hepinizin kredi kartı borcu var. Hiç, halinizden memnun musunuz?.. Güya, Parlamentodaki milletvekillerinin hepsi, bu ülkenin, 550 kişiden birisisiniz. Siz, eğer dert yanıyorsunuz, köylü ne yapsın, çiftçi ne yapsın, esnaf ne yapsın? Siz, gidin bakayım… Biz, geçen hafta, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, bazı yerlere gittik. Şu OSTİM'e gidin Allahaşkına! Sizin oy veren kişiler diyor ki: "Elimiz kırılsaydı, size oy vermeseydik." Bir piyasaya çıkın bakayım. Yani, burada, pembe tablolarla… Sayın Bakanım -Maliye Bakanı- ben bir sağlıkçıyım, diyorsunuz ki: "Kuyruklar yok." Doğru, kuyruklar yok; çünkü, o hastanede doktor yok, doktor; hemşire yok, malzeme yok…

ŞEMSETTİN MURAT (Elazığ)Hadi canım!...

MAHMUT DUYAN (Devamla)Gidin güneydoğuya, Şırnak'a bakın, Mardin'e bakın. Yani, siz, neden bahsediyorsunuz Allahaşkına! Numune Hastanesine girip de, polikliniğe, hepimiz milletvekiliyiz, zaman zaman seçmenlerimiz geliyor, seçmenler güreşerek polikliniklere giriyorlar. Ne oldu, ne değişti?.. Ben, sağlıkçı olarak… Bütün şehirlerde Sağlık Bakanı, mecburî hizmeti kaldırdı; biz, komisyonda da dedik ki, Sayın Bakan, mecburî hizmeti kaldırmayın. Peki, yerine ne getireceksin; sözleşmeli personel… Onu da denedi, olmadı. Bir daha, mecburî hizmet yasasını bu Parlamentodan geçirdi ve ben komisyonda Sayın Bakana dedim ki: Getirmeyin, bakın ben başhekimlik yapmışım, bütün sağlık kademesinde çalışmışım… Lütfen, olmaz, sağlıkta tasarruf olmaz. Ama, maalesef, aynı tas, aynı hamam. Bu pembe tablolarla milleti kandıramazsınız. Şimdi sıra sosyaldemokratların iktidarında. Onu da seyredin, bakın neler olacak. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, YÖK Başkanımızın son zamanlardaki… Bir tartışma ortaya atıldı; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin Rektörü. Yani, Allahaşkına, bu adamın ne günahı var? Bu adam, tarihî eser kaçakçılığından yargılandı. Tarihî eser kaçakçılığından yargılandı, adam, yurt dışındayken kendi ayağıyla geldi. Evinde arama yapıldı. Tarihî eser denilen çanak çomak, başka bir şey değil ve ben Van'a gittim, anılan yerdeki, o tarihî eser dedikleri incik boncuk. Sanki heykeller, tablolar yakalandı…Her şey topu topu 4 milyar değerinde ve o üniversitenin bir köşesinde sergilemiş.

Şimdi, çete kuruldu… Bu bahsettiğim konudan da beraat etti adam. Çete konusunda, Allahaşkına, çete kaç kişiyle kurulur? Hukukçu arkadaşlarımız var. Çete ya üç kişi veya beş kişi, on kişi… Peki, çete başı yalnız Rektör müdür, diğer çete elemanları nerede? Yani, çete kurmak böyle basit değildir.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Niye anlatıyorsun bunları?

MAHMUT DUYAN (Devamla)İkincisi, ihaleye fesat karıştırdı…

ÜNAL KACIR (İstanbul)Bize niye anlatıyorsun, hâkimlere git anlat. Bizimle ne alakası var?!

MAHMUT DUYAN (Devamla)Bu hâkimler… Eğer o dava, şu anda Ankara'nın herhangi bir mahkemesinde olsaydı, bu adam, değil dört ay, dört saat kalmazdı.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Bizimle ne alakası var?!

MAHMUT DUYAN (Devamla)Var efendim, talimatla yapılıyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 26 Aralık 2005

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook