Şanlıurfa ilinin kurtuluş yıldönümü münasebetiyle ilgili
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 86. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Nisan 2006 · 782 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Kaplan (AK Parti), 11 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA İLİNİN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 782 kelime.
Mahmut Kaplan (AK Parti, Şanlıurfa). “Şanlıurfa ilinin kurtuluş yıldönümü münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 11 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-kaplan-22-2006-04-11-sanliurfa-ilinin-kurtulus-yildonumu-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MAHMUT KAPLAN (Şanlıurfa)Evvela, Kutlu Doğum Haftasının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum.
Polis Haftasının Emniyet Teşkilatımıza hayırlar getirmesini diliyorum.
Şehit olan askerlerimize Tanrı'dan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 11 Nisan gününün Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 86 ncı yıldönümü olması münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Şanlıurfa, eski çağlardan beri doğu ile batının buluşma noktasının en hareketli ve en önemlisi olmuş, doğu ile batı dünyasını kültür ve ticaret bakımından birbirine bağlayan eski ve önemli yollar sisteminin bir düğüm noktası olarak parlak bir medeniyet seviyesine ulaşmış kentlerin kurulmasını hazırlamıştır.
Yapılan arkeolojik kazılarda dünyanın en eski tapınağına ve Anadolu'nun en eski heykel atölyesine rastlanmıştır. Ortaya çıkarılan tapınakla, Şanlıurfa'nın, günümüzde olduğu gibi, binlerce yıl önce de bir inanç merkezi olduğu anlaşılmıştır. Birçok medeniyeti bağrında barındırmış olan Şanlıurfa, birçok peygamberin burada yaşamış olmasından "peygamberler şehri" olarak anılmaktadır. Nuh tufanından sonra yeryüzünde kurulan ilk 7 yerleşim merkezinin ilki ve önemlisidir. Şanlıurfa, bu özelliğiyle, tarihin derinliklerinden getirdiği manevî atmosferi günümüze kadar taşımıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kurtuluş Savaşı döneminde Şanlıurfa ve çevresi mütarekenin kapsamı dışında kalmasına rağmen, Mondros Mütarekesinin 7 nci maddesi bahane edilerek, 7 Mart 1919 tarihinde İngilizler tarafından işgal edilmiştir. İngilizler, işgal süresince aşiretleri birbirine düşürmeye çalışmışlar; ancak, başarılı olamamışlardır. Nihayet, İngiltere ile Fransa arasında yapılan anlaşmayla, Şanlıurfa Fransa'nın payına düşmüştür. Böylece, Şanlıurfa, yedi ay altı günlük İngiliz işgalinden sonra, 30 Ekim tarihinde Fransızların işgaline terk edilmiştir. İşgal karşısında birlik olan Şanlıurfalılar, 7 Şubat günü, Fransızlara, 24 saat içinde şehri boşaltmaları için ültimatom vermişlerdir. Kabul edilmeyince, şehre girerek, Fransızları yerleştikleri yerlerde kuşatmışlardır. Suruç, Akçakale ve diğer ilçelerden aşiretlerin de katılmasıyla, düşman kuvvetinin çok üzerinde bir kuvvet olmasına rağmen, savaşanların düzenli birlik disiplininden uzak olmaları yüzünden, bu kuşatma, hem uzamış hem de çok kayıp verilmiştir. Erzakları tükenen ve çok zayiat veren Fransızlar, Carabulus ve Mürşitpınar'dan bekledikleri yardımlar Suruçlular tarafından engellenince, Şanlıurfa'dan şerefle ayrılmanın yollarını aramaya başlamışlardır. Fransızlar, Ermenileri aracı yapmak istemişse de, Ermeni cemaati buna yanaşmamıştır. Bunun üzerine, Fransızlar, Amerikan Yetimevi yöneticisiyle bağlantı kurmuşlar, Şanlıurfalılarla yapılan görüşme sonucunda birtakım şartlarla Şanlıurfa'dan çıkmayı kabul etmişlerdir. Suruç yolundan Carabulus'a doğru hareket eden Fransızların şehri terk ediş şekli Şanlıurfalılar tarafından sindirilememiştir. Gece Fransızların geçecekleri yol üzerinde, Akabe Boğazında mevzilenen aşiret kuvvetleri, Fransızlarla gün doğuşuna kadar çatışmışlardır. Silah seslerinin duyulması üzerine bütün şehir halkı Akabe mevkiine koşmuştur. 3 saat süren çatışma sırasında Şanlıurfalılar çok kayıp vermiş, Fransızların kaybı ise 296 ölü ve 67 yaralı olmuştur. 140 kadar Fransız esir edilerek Şanlıurfa'ya getirilmiştir.
O günden bugünlere kadar söylenen türkülerde "vurun Urfalılar, namus günüdür" sözü sıkça terennüm edilir. Şanlıurfalı, istiklal ve hürriyeti namusla eşdeğer olarak kabul etmiştir. Şanlıurfa'nın kaderini belirleyen ve şehre yıllar sonra "şanlı" unvanını kazandıran zafer 11 Nisan 1920 günü elde edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920'de açıldığı düşünüldüğünde, Şanlıurfa'nın kurtuluş tarihi oldukça anlam taşımaktadır. Bu tarih, cumhuriyete, kurtuluşa ve özgürlüğe doğru yürüyüş, işgale, esarete ve emperyalizme karşı haykırışın ifadesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçmişte düşman işgaline karşı başkaldırıp, Kurtuluş Savaşının meşalesini yakan Şanlıurfalı, bugün ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuşmaktadır. Yakın siyasî tarihimize kadar koalisyonlarla idare edilen hükümetler, maalesef, çok kötü ve istikrarsız yönetimle, ülkemizi, ekonomik, sosyal ve siyasî krizlere sürüklemişlerdir. Bunun neticesinde, tüm yurt sathı olumsuz etkilenmiştir; özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve dolayısıyla Şanlıurfa da olumsuz etkilenmiştir; halkımız ekonomik ve sosyal yönden harap ve bitap düşmüş, işsizlik ve yoksulluk insanımızı karamsarlığa sürüklemiştir. İnsanımız, geçimini sağlamak için mevsimlik göçer işçi olarak, büyük illere, tarım alanlarına çalışmaya gitmektedir. Oysa, verimli topraklara sahip olan ovalarımız, GAP'ın merkezi konumunda olmasına rağmen, sulama projelerinin uygulamaya geçirilemeyişi ve ilgisizlikten dolayı susuz kalmış ve çölleşmiştir. Çölleşen topraktan dolayı verimli tarım yapamayan insanımız, işsizlik, aşsızlık sonucu, şehir merkezlerine yoğun göçü yaşamaktadır. Yoğun göçlerden dolayı, kentsel sorunlar ve dolayısıyla sosyal sorunlar, çözülemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Bu durum, özellikle çocukların eğitimi ve gelişimini olumsuz etkilemekte ve sosyal yara gitgide büyümektedir.
28 Mart 2004 yerel seçimlerinde, halkımız, 59 uncu Cumhuriyet Hükümetimize, tüm Türkiye genelinde olduğu gibi, Şanlıurfamızda da güvenoyu vermiş, hükümet politikalarımızı onaylamıştır. Hükümetimiz halkımızın bu teveccühüne olumlu cevap vermekle birlikte, hükümetimize düşen, Şanlıurfamızın yatırım bekleyen projelerini hayata geçirmesidir. Şanlıurfa, gerçek anlamda, ekonomik ve sosyal alanda ikinci bir kurtuluşu, işte o zaman yaşayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfamızın yiğit evlatları, geçmişte düşman işgaline son vererek, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına zemin hazırlamıştır. 19 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde Samsun'da yakılan millî kurtuluş meşalesi, Şanlıurfa'da en iyi şekilde anlamını bulmuştur. O günlerde Şanlıurfalı şehit ve gazilerinin kahramanlıklarından dolayı kendisine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilen "şanlı" unvanını, Türkiye Cumhuriyetiyle birlikte, ilelebet koruyacaktır.
O gün kahramanlıklarıyla bizlerin bugünlere gelmesini sağlayan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi ve emeği geçenleri minnetle anıyorum. Allah, devletimize ve milletimize bir daha böyle kurtuluş günleri yaşatmasın, bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın dua ve dileklerimizle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum; bütün Urfalıların kurtuluş bayramını kutluyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 11 Nisan 2006