Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Ocak 2008 · 630 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 630 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Sayın Başkanım, teşekkür ederim.
Ben de önce Sayın Enöz’ün sorusundan başlıyorum. Evet, gerçekten ülkemiz deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Resmî rakamlara göre topraklarımızın aşağı yukarı yüzde 98’i deprem riski altındadır. Kuşkusuz, depreme hazırlık bakımından çok ciddi tedbirlerin daha uzun süre önceden başlayarak alınması gerekiyordu. Türkiye’de bir tabii afet meydana geldiğinde bu tabii afetle ilgili görevli kurumlarımız var, Başbakanlığa bağlı Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığında sivil savunmayla ilgili birimler, Bayındırlık Bakanlığında Afet İşleri Genel Müdürlüğü gibi. Şimdi, Hükûmet olarak, bütün bu birimleri bir çatı altında toplayacak bir yasal düzenleme talebiyle önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne geleceğiz. Ancak, şunu hemen ifade edeyim ki: Binalarımızın önemli bir bölümü, özellikle deprem kuşağı üzerinde yer alan yerleşim yerlerinde binalarımızın önemli bir bölümü maalesef depremlere dayanıklı değildir. Bunun için, yapılması gereken işlerden biri, eğer güçlendirmek suretiyle depreme dayanıklı hâle getirmek mümkünse bu güçlendirme işlemini yapmaktır. Eğer değilse, tabii ki, buraları yıkarak burada oturan vatandaşlarımızın farklı yerlerde iskanını sağlamaktır.
Özellikle İstanbul’un, Marmara’nın bir depremin beklendiği bölge olduğunu hepimiz biliyoruz. Uzun süredir İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bu konularla ilgili projeleri geliştirmiş ve özellikle resmî binalarla ilgili güçlendirme çalışmaları bundan üç yıl kadar önce başlamıştır. Bununla ilgili, yanlış hatırlamıyorsam, 450 milyon dolar gibi Dünya Bankasından da bir kredi alınmak suretiyle, kendi kaynaklarımızla da birlikte, başta okullarımız olmak üzere güçlendirme faaliyetleri büyük bir hızla devam etmektedir.
Yine, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, birlikte güçlendirmek için, pilot bölge seçtiği Zeytinburnu ve Bakırköy’de de bu konudaki çalışmalar büyük bir hızla devam etmektedir. Ancak, bu konuda, ilgili arkadaşlarımızın karşısına çıkan en önemli sorunlardan biri vatandaşlarımızın bu projelerin gerçekleşmesine kâfi miktarda destek vermemesi veya verememesidir. Bir afet başımıza gelince hemencecik tedbir alma yoluna gidiyoruz. Aslında afet başımıza gelmeden önce birtakım fedakârlıkları göğüsleyerek tedbirler almak durumundayız.
Daha sonra yine bununla ilgili soru soran arkadaşlarımız oldu.“Kaç tane bina güçlendirildi?” diye sordu, sanıyorum Sayın Akkuş sordu.
Tabii, bu konudaki veriler şu anda elimde değil. Bu tür sorularla karşılaşacağımı bilseydim bu verilerle huzurunuza gelir ve bu sorulara daha açık bir şekilde cevap verebilirdim.
Sayın Çalış, kamu görevlilerine yapılan maaş artış oranlarıyla, sanıyorum, sigortayla ilgili… Neyle ilgiliydi Sayın Çalış?
HASAN ÇALIŞ (Karaman)Trafik sigortası ve cezalarıyla ilgili.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Trafik sigortası ve diğer konularla ilgili artış oranlarının birbirinden farklı olduğunu, kamu görevlilerine daha az oranda artış yapıldığını ifade ettiniz.
Bilindiği gibi, her yıl, öngörülen yıllık enflasyon oranının üzerinde kamu görevlilerine artışlar yapılmaktadır. Bu, kamu çalışanlarının enflasyon karşısında alım güçlerini kaybetmemeleri amacıyladır. Son beş yıl değerlendirildiğinde, enflasyondaki düşüş dikkate alınarak bir hesap yapıldığında, çalışanlarımızın alım güçlerini kaybetmedikleri gerçeğiyle karşılaşacaksınız. O bakımdan, bu oranlar enflasyon oranı göz önünde bulundurularak yapılmakta, daha doğrusu, bu artışlar enflasyon oranı paralelinde gerçekleştirilmektedir. O nedenle, çalışanların mağdur edilmesi gibi bir husus söz konusu değildir.
Sayın Tankut, Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesiyle ilgili ve Sayın Vural da yine bu maddeyle ilgili bir soru yönelttiler. İfade özgürlüğü açısından Türkiye’de zaman zaman sorun yaşanan 301’inci maddeyle ilgili yeni bir düzenleme yapılması hususu uzun süredir Türkiye’nin gündemindeydi, Adalet Bakanlığının da gündemindeydi, bu konuda bir çalışma yaptık. Sayın Vural dediler ki: “Neden bunu bir tasarı olarak Meclise sevk etmiyorsunuz?”
Bir tasarının Meclise sevk edilebilmesi için bir bakanlığın Başbakanlığa sevk etmesi gerekiyor ve ayrıca, Başbakanlığın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini istemesi gerekiyor. Bu görüşler geldikten sonra Başbakanlık Kanunlar Genel Müdürlüğünce yeniden bir değerlendirme yapılarak Bakanlar Kuruluna sevki gerekiyor. Bu, zamanı çok alacak olan iş nedeniyle, bunun bir teklif olarak verilmesi benimsenmiştir, yoksa, Bakanlar Kurulumuzdaki -biraz önce Sayın Vural’ın ifade ettiği gibi- bir sorun veya bir mutabakatsızlık nedeniyle değildir.
Sayın Işık’ın, yine, pamuk üreticileri, çırçır fabrikaları, bunlarla ilgili, cezalarla ilgili birtakım istatistiki soruları oldu.
Yine, Sayın Akcan’ın… Bu da birtakım rakamsal verileri gerektiriyor, cevaplandırabilmem için.
O bakımdan, bu sorulara, diğer arkadaşlarımızın sorularına, Sayın Başkanım, izin verirseniz, yazılı olarak cevap vereceğim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 10 Ocak 2008