Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Mayıs 2010 · 446 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Susam (CHP), 26 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 446 kelime.
Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2010-05-26-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kooperatifçilik Kanunu’yla ilgili bugün yaptığımız bu çalışmada kooperatifçiliğin başarılı olabilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda öncelikle anlayışları ortaya koymak lazım.
Bakınız, size, iki tane, kooperatifle ilgili yazı okuyacağım; birincisi, motorlu taşıt kooperatifleriyle ilgili: “Şoför esnafı ortakların taşıma hizmetlerini pazarlamak ve bu hizmetlerle ilgili ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan kooperatiflerdir. Bu kooperatifler, ortaklarına taşıma yükü bulma, yükleme istasyonları kurma, benzin, mazot, yağ, lastik ve benzeri girdileri satın alma, bakım, onarım, yağlama gibi işlemleri yapma hizmetleri sunmaktadırlar. Ülkemizde kara yolu taşımacılığının önemli bir kısmının motorlu taşıyıcılar kooperatifi tarafından gerçekleştirildiği bilinmekle birlikte, bu kooperatif türünün taşımacılık sektörü içerisinde payı konusunda yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Öte yandan –buraya dikkatinizi çekmek istiyorum- 2004 yılında yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği ile yeni bir sürece giren motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin karşılaştıkları sorunların başında bu Yönetmelik’in getirdiği maliyetler gelmektedir. Ayrıca, bu kooperatiflerin 2006 yılında kurumlar vergisi kapsamına alınması da olumsuz yönde etkileyen diğer gelişmedir.”
Bu okuduğum yazı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Kooperatifçilik Strateji Belgesi’nden alınmış bir yazıdır. Ne diyor bu yazıda? “Motorlu taşıt kooperatifçiliğini bizim dönemimizde bitirdik.” diyor, özeti budur. Evet, gerçekten, motorlu taşıt kooperatiflerine 2004 yılında çıkartılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği ile bu Yönetmelik’e uyum sağlamada öyle zorluklar gelmiştir ki taşıma kooperatifleri yerine lojistik şirketlerini öne çıkaran bir anlayış ortaya çıkmıştır ve böylece, kooperatifçilik anlayışı diskalifiye edilerek özel büyük şirketlerin, lojistik şirketlerinin önü açılmıştır. Aynı zamanda, bu kooperatiflere vergi koyarak da bir katmerli cezalandırma noktasına gelip taşıma kooperatifçilerinin önü tıkanmıştır. İşte, Hükûmetin kooperatifçiliğe bakış açısı bu.
Gelelim ikinci örneğe, yine bu Bakanlığın örneğinden, konut yapı kooperatifleriyle ilgili yazı, çok zamanınızı almak istemeden: “Toplu konut kredisi ve arsa desteğinin verildiği yıllarda sektör içindeki payı yüzde 36’ya çıkan konut kooperatifleri, 2000’li yıllara kadar ortalama yüzde 20 payla bu önemini korumuştur; TOKİ uygulamalarının olumsuz etkisiyle 2003 yılında yüzde 10’a, 2005’te yüzde 7’ye düşmüş, 2006’da göreceli artışla yüzde 8, 2008’de yüzde 6 seviyesine gerilemiştir.” Bakın, arkadaşlar, bu da yine Sanayi Bakanlığının tespiti, benim tespitim değil. Yani konut kooperatifçiliğini siz, TOKİ uygulamalarıyla ortadan kaldırıp pazardaki yüzde 36 olan payını yüzde 6’ya düşürüyorsunuz. İşte kooperatifçilik anlayışınızın rakamlarla pratik sonucu bu. Demek ki kooperatifçilik sizin için çok önemsiz ve gereksiz bir şey. Hatta ülkemizde kooperatifçilik, sosyalist sistemin bir uygulaması gibi lanse edilmiştir; aslında tam tersi.
Şimdi, yine size örnek vereceğim. Avrupa’da kooperatifçilik uygulamalarında gelinen noktada kooperatiflerin pazar payı nedir? Örneğin, Hollanda’da tarım pazarının yüzde 90’ı kooperatiflerin elinde. Peki, Türkiye’de kaç? Yüzde 2’si. Geçelim, yine tarımdan devam edeyim. Yeni Zelanda’da kooperatiflerde süt ve süt ihracatının yüzde 95’i kooperatiflerin elinde, et piyasasının yüzde 70’i, bakkallık piyasasının yüzde 62’si. Yine Norveç’te ormancılığın pazar payının yüzde 76’sı kooperatiflerde. Yani kapitalist ülkelerde, girmeyi istediğimiz Avrupa Birliğinde veya dünyanın gelişmiş olduğu ülkelerinde bütün pazar paylarında…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 26 Mayıs 2010