Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Son güncelleme: Kaynak: TBMM
Bursa Milletvekili ·
Yeni Yol
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 6 Kasım 2026 · 896 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Atmaca (Yeni Yol), 6 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 896 kelime.
Mehmet Atmaca (Yeni Yol, Bursa). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 6 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-atmaca-2026-11-06-ham-tutanak-1 (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91771
[Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma](https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-atmaca-2026-11-06-ham-tutanak-1) — Vekilpedia, TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91771, erişim: 6 Kasım 2026
@misc{vekilpedia_konusma_mehmet_atmaca_2026_11_06_ham_tutanak_1,
title = {Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma},
author = {{Vekilpedia}},
year = {2026},
howpublished = {\url{https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-atmaca-2026-11-06-ham-tutanak-1}},
note = {TBMM kaydı: \url{https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91771}; erişim: 2026-11-06}
}
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET ATMACA (Bursa)Sayın Başkan, Kıymetli Bakan, değerli Bakan Yardımcıları, kıymetli Komisyon üyelerimiz, değerli hazırun; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bu bütçenin hayırlar getirmesini temenni ediyorum ancak bütçenin genel rakamına bakıldığı vakit bütçenin büyüme oranına göre daha büyük bir büyüme oranı arttığını görmekteyiz; yüzde 35,9 artmıştır ancak genel bütçe içerisindeki turizmin payı azaldı. Bu da merkezi Hükûmetin turizme verdiği önemin azaldığı anlamına geliyor. Demek oluyor ki önümüzdeki yıl turizm açısından daha başarısız bir süreç bizi bekliyor. Ben sektörün önde gelen bazı sorunlarıyla ilgili başlamak istiyorum. Özellikle kayıt dışı komisyoncularla ilgili ciddi bir sorun var. Son dönemlerde turizm sektöründe özellikle Orta Doğu pazarına yönelik faaliyet gösteren kayıt dışı komisyoncuların ve yetkisiz aracıların oluşturduğu sorunlar sektörün sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. İstanbul, Bursa ve Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere çeşitli turizm destinasyonlarında, özellikle Orta Doğu ülkelerinden gelen turistlere yönelik konaklama, restoran, alışveriş ve diğer turizm hizmetlerinde kayıt dışı aracılık faaliyetlerinin yaygınlaştığı yönünde ciddi saha gözlemleri ve sektör temsilcilerinin bildirimleri bulunmaktadır. Bu faaliyetlerin bir bölümünün seyahat acenteciliği yetkisi ve gerekli işletme belgeleri bulunmayan kişiler tarafından yürütüldüğü, yabancı uyruklu kişiler de dâhil olmak üzere çeşitli aracılar üzerinden turistlerin, otellere, pansiyonlara, günübirlik kiralanan konutlara ve farklı ticari işletmelere yönlendirildiği ifade edilmektedir. Söz konusu aracılık faaliyetlerinde işletmelerden turist başına veya toplam hizmet bedeli üzerinden yüzde 40 ile yüzde 50'lere ulaşan komisyonlar talep edildiği yönünde duyumlar var. Vergisini ödeyen, ruhsat ve işletme belgelerine sahip olan, istihdam sağlayan ve turizm mevzuatına uygun faaliyet gösteren işletmeler kayıt dışı çalışan aracılar nedeniyle ciddi bir haksız rekabetle karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle, yüksek komisyon oranlarının işletmelerin maliyetlerine yansıması turizm hizmetlerinin, faaliyetlerinin fiyatlarının yükselmesine ve ülkemizin uluslararası turizm pazarında pahalı bir destinasyon olarak algılanmasını neden olabilmektedir. Bu durum, Türkiye'ye gelen turistlerin satın alma gücünü olumsuz etkilediği gibi turist memnuniyetini de düşürmektedir. Turistlerin ülkemizde olumsuz bir fiyat ve hizmet deneyimi yaşamaları yeniden ziyaret etme kararlarını ve ülkemizin uluslararası turizmdeki rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Türkiye turizmine ciddi zarar verdiği değerlendirilen kayıt dışı komisyonculuk faaliyetlerinin ekonomik ve sektörel etkilerinin mevcut denetim mekanizmalarının yetersizliğini ve ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmediğini göstermektedir.
Kıymetli Bakanım, turizm destek paketiyle ilgili bazı şikâyetler var. Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından turizm sektörüne yönelik açıklanan 60 milyar TL'lik turizm destek paketi sektörümüz açısından önemli bir finansman imkânı olarak duyurulmuştu ancak sahadaki gerçekler ne yazık ki bu açıklanan rakamlarla örtüşmüyor. Destek paketinin başvuru, teminat ve finansman şartlarının ağır olması nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerinin önemli bir bölümü bu imkândan yararlanamamaktadır. Turizm sektörü yalnızca büyük otellerden ve yüksek sermayeli işletmelerden oluşmuyor, ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren küçük oteller, aile, aile işletmeleri, turistik tesisler ve yerel turizm işletmeleri de bu sektörün en önemli yapı taşlarıdır. Özellikle Kasım 2026 ve Mart 2027 döneminde yaşanacak turizm hareketindeki düşüş işletmelerimizi ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya bırakacaktır. Sezon dışında gelirleri önemli ölçüde azalan işletmeler, personel, kira, enerji, vergi ve diğer sabit giderlerini karşılamakta zorlanmaktadırlar. Bu nedenle, açıklanan 60 milyar TL'lik destek paketinin yalnızca rakamsal büyüklüğüyle değil kimlerin bu destekten gerçekten yararlanıp yararlanabildiğiyle değerlendirilmesi gerekir. Buradan açık ifade etmek istiyoruz ki mevcut destek paketinin şartları yeniden gözden geçirilmelidir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırmalıdır. Teminat ve kredi kullanımı şartları hafifletilmelidir. Sezon dışı dönemlerde işletmelerin ayakta kalmasını sağlayacak özel finansman desteği oluşturulmalıdır. Destek yalnızca büyük işletmelere değil küçük işletmelere de ulaştırılmalıdır. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği yalnızca büyük atılımları desteklemekle değil mevcut işletmeleri ayakta tutmakla mümkündür. 60 milyar TL olarak açıklanan bu önemli kaynağın gerçekten ihtiyacı olan işletmelere ulaştırılmasını istiyoruz. Küçük işletmelerin destek paketlerinin dışında kalması değil bu desteklerin en önemli yararlanıcılarından biri olmasını bekliyoruz. Turizm sektörünün sesine kulak verilmeli ve bu destek paketi vakit kaybetmeden yeniden düzenlenmelidir.
Kıymetli Bakanım, turizm girdilerini etkileyen önemli bir sorun, Irak turistleriyle ilgili vize sorunu var. Irak'tan ülkemize gelmek isteyen turistler sayısında 2025 yılına göre düşüş var, bunun da temel sebebi şu: Iraklı turistlerin Türkiye'den vize alma konusunda ciddi sorunlarının olduğu ifade ediliyor. Bu problemlerin de derhâl halledilmesi gerekiyor çünkü yakın bir coğrafya ve özellikle Doğu Karadeniz ve İstanbul, Bursa gibi iller için önemli bir turizm kaynağı.
Tabii, yine her zaman ifade ettiğimiz gibi teknikten uzak çalışmalar; maalesef, Göreme'de her yıl peri bacalarının çöktüğüne şahit oluyoruz ve buna hep seyirci kaldık ve en nihayetinde bu yıl 3 insanımızı kaybettik. Bu kabul edilebilir bir şey değil yani bu kadar başıboşluk, bu kadar kontrolsüz turizm faaliyeti gösteren firmaların oluşu izah edilebilir bir durum değildir. Peri bacaları bir doğal değerdir, bunların korunması; eğer içlerinde bir mekân yaratılacaksa bunun tekniğine uygun olarak yapılması önemli ama demek ki Bakanlık bunları kâfi derecede kontrol etmediği için maalesef her yıl bir sürü peri bacası çöküyor ve en sonunda 3 insanın ölmesine sebebiyet verecek bir çökme meydana geldi. Bu konunun özellikle dikkate alınması gerekir.
Yine, kırsal ve yayla turizmi için planlama ihtiyacı hâlâ devam ediyor. Kırsal bölgelerde, özellikle yayla ve mera alanlarında turizm faaliyeti yürütmeye çalışan küçük işletmelerin de önemli sorunları var, bu sorunların çözümüne yönelik Bakanlığın kapsamlı ve yol gösterici bir çalışmasını maalesef göremedik. Plansız alanlarda bulunan tesisler, geçmişteki yapılaşmalar ve imar barışı kapsamında işletmeye dönmüş yapılar belge yenileme süreçlerinde ciddi engellerle karşılaşılıyor. Bu alanlarda açık, öngörülebilir ve eşit uygulanan kurallara ihtiyaç var. İşletmelerin sorunlarının ancak kişisel temaslarla çözülebildiği yönündeki izlenim de ortadan kaldırılmalıdır. Yaylacılık ve kırsal turizm her geçen yıl büyüyen bir alan, üstelik bu faaliyetler büyük yatırımlar gerektirmeden çok sayıda ziyaretçiyi bölgeye çekebiliyor. Buna rağmen bu alanların belirli standartlara ve hizmet kalitesine ulaşması için Bakanlığın daha etkin bir çalışma yürütmesi gerekmektedir. Bugün pek çok faaliyet yerel halkın kendi imkânlarıyla...
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
25 konuşma daha · 6 Kasım 2026