Güneydoğu anadolu projesi hakkında
Mardin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 4. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ekim 2003 · 1.010 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Beşir Hamidi (AK Parti), 8 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ HAKKINDA); konuşma 1.010 kelime.
Mehmet Beşir Hamidi (AK Parti, Mardin). “Güneydoğu anadolu projesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-besir-hamidi-22-2003-10-08-guneydogu-anadolu-projesi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c027/b004/tbmm220270040344.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; gündemin yoğunluğu nedeniyle yeterli ilgi göremediğini üzülerek müşahede ettiğim, Türkiye'nin en büyük bölgesel değişim ve kalkınma projesi olan ve adına kısaca GAP dediğimiz Güneydoğu Anadolu Projesiyle ilgili olarak söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, GAP Projesi, aslında, böyle, gündemdışı konuşmalarla büyüklüğünü ve önemini ortaya koyarak tartışabileceğimiz bir proje değildir. GAP'ın kendisi bir gündemdir; GAP, Türkiye'nin öz gündemidir. GAP, Allah'ın insanlığa ilahî barış ve bereket getirdiği Mezopotamya'da yeniden barış ve yeniden bereket imkânıdır. Sadece ülkemizde değil, dünyada bile, bu büyüklükte ekonomik, siyasal ve kültürel sonuçlan olacak bir entegre proje örneği yoktur.
GAP, enerjiden ulaşıma, tarımdan sanayie, eğitimden turizme bir bölgeyi topyekûn değiştirip ülkemizin zenginleşmesine katkı sağlayacak insan odaklı bir kalkınma hareketinin adıdır. GAP, hem nüfusu hem coğrafi alanı itibariyle Türkiye'nin yüzde 10'unu kapsayan Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep, Siirt, Batman, Sımak, Adıyaman ve Kilis İllerimizi kapsayan, doğal ve beşerî kaynakların maksimum şekilde değerlendirilmesini öngören, birbirine entegre irili ufaklı pek çok projeden oluşmaktadır. T.B.M.M. B:4 8 . 10 . 2003 O :1
Kamuoyu "GAP Projesi" denildiğinde, çoğunlukla Fırat ve Dicle üzerindeki barajlar ile Harran Ovasının sulanmasını anlamaktadır. GAP, ülkemizin sadece bir bölgesinin değil, tüm Ortadoğu'nun iki candamarı Fırat ve Dicle'nin dizginlenerek, toprağın suyla, insanların refahla, ülkemizin ve bölgemizin barışla ve huzurla buluşturulmasıdır.
Temel fikirleri 1930'lu yıllara kadar giden GAP'ın ana projeleri, 22 baraj, 19 hidroelektrik santral ve yaklaşık 2 000 000 hektar alanın sulanmasıdır. Proje tamamlandığında, yılda 50 milyar metreküpten fazla su akıtan Fırat ve Dicle üzerindeki santrallarla yılda 27 milyar kilovat/saatlik elektrik enerjisi üretilecektir. Yüksek tarım ve sanayi potansiyeliyle birlikte bölgenin gelir düzeyi 5 kat artacaktır. 2005'te 9 000 000'u aşması beklenen nüfusun 3 800 000'i, doğrudan bu yatırımlarla gelen iş imkânlarından yararlanacaktır.
Bu rakamlar, gerçekten hepimizin göğsünü kabartacak rakamlardır; GAP'ın bizi heyecanlandıran tarafı da budur. GAP'ın gerek coğrafi ve gerekse demografik büyüklükleri, dünyada adı geçen pek çok devletten daha büyüktür. Birleşmiş Milletlere üye olan devletlerin pek çoğu, GAP'ın yanında cüce kalır. GAP'ın toplam yatırım bedeli, 1989 yılında yapılan master planda 32 milyar dolar olarak öngörülmüştür. 2002 yılı başına kadar gerçekleştirilen kamu yatırım bedeli 15 milyar dolar civarındadır. GAP'ın tamamlanabilmesi için 17 milyar dolara daha ihtiyaç duyulmaktadır. Halen, projenin tamamının yüzde 48'i gerçekleştirilmiştir.
Başlangıcını 1980 yılı olarak kabul etsek bile, yirmiiki yılda projenin ancak yarısı tamamlanabilmiştir. Bu haliyle, GAP, yarım bir projedir. Bölgede on yıl boyunca yaşanan terör, GAP'ın yarım kalmasının en önemli nedenidir; terör, önce bu projeyi vurmuştur. Öte yandan, 1998 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararıyla, GAP İdaresine, projenin 2010 yılına kadar tüm bileşenleriyle birlikte tamamlanabilmesi için planlama görevi verilmiştir; daha açık anlatımla, projenin bitiş tarihi 2010 yılına ertelenmiştir. 2010'a yedi yıl var. 17 milyar dolar kaynak ihtiyacımız olduğuna göre, bundan sonra her yıl ortalama 2 milyar doların üzerinde bir yatırıma ihtiyacımız var demektir. Dolayısıyla, şimdi soru şu: Yirmiiki yılda ancak yarısını gerçekleştirebildiğimiz GAP'ı önümüzdeki yedi yılda nasıl tamamlayabiliriz?
Değerli arkadaşlarım, GAP'la ilgili bu sorunun muhatabı, en azından, gelecek on yıl için AK Parti İktidarı olacaktır; dediğim gibi, GAP'la ilgili bu sorunun muhatabı, en azından, AK Parti İktidarı olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Hamidi.
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Devamla)GAP'ın hesabını, yaptıklarımızla yapamadıklarımızla biz vereceğiz. Ben, buradan, GAP'a bakış açımızın, GAP felsefemizin değişmesi gerektiğini söylüyorum. Bazıları, yıllarca, GAP'ı, batıdan doğuya kaynak aktarımı olarak gördü ve hatta, GAP'taki yatırımları "enflasyonu artıran, geri dönüşü olmayan harcamalar" diye niteleyenler bile çıktı. Öyle bakılınca da, projenin gecikmesi için bahaneler çok oldu "kaynak yok" denildi, işin siyaseti çok yapıldı; ama, proje yarım kaldı.
Değerli arkadaşlarım, oysa, GAP Projesi, kendini en azından amorti etmiş bir projedir. Bugüne kadar sadece santrallardan elde edilen 200 milyar kilovat/saatin üzerindeki elektriğin parasal değeri 12 milyar dolar civarındadır; tekrar ediyorum, 12 milyar dolar, sadece hidroelektrik santrallardan elde edilen elektriğin kümülatif olarak karşılığıdır. Bu rakama, sulamayla ilgili tarım alanlarındaki verimlilik artışının getirdiği katmadeğer, bölgedeki 6 organize sanayi bölgesi, 18 küçük sanayi sitesi ve l'i Mardin, l'i de Gaziantep'te bulunan 2 serbest bölgenin yarattığı katmadeğerler, buralarda çalışan onbinlerce insanımızın istihdamının sağlandığı ekonomik ve sosyal faydalar, artan turizm hacmi, iletişim ve ulaştırma yatırımlarının getirdiği imkânlar da dahil edildiğinde, GAP'a giden paranın fazlasıyla geri döndüğü ve kendisini yeniden ürettiği ortaya çıkacaktır. T.B.M.M. B :4 8 . 10 . 2003 O :1
Altını biraz daha çiziyorum; GAP, bugüne kadar harcananın fazlasını geri vermiştir. Üstelik, bu yatırımlar, ekonomik ömrü uzun olduğu için daha on yıllarca gelir getirmeye devam edecektir. Bu yatırımlar, ölmez yatırımlar ve ülkemizin geleceğini de teminat altına alan yatırımlardır. GAP'ta asıl sorgulanması gereken, gecikmenin maliyetidir. Keşke, bu projenin temeli ilk baraj etütlerinin düşünüldüğü 1930'lu yıllarda atılabilseydi; keşke, bu projeye 1950'lerde rahmetli Menderes baş- layabilseydi; keşke, bu projeyi Sayın Demirel ve rahmetli Özal, elbirliği içerisinde, geçen bin yıl bitmeden bitirebilselerdi; ama, bu "keşke"lerin hepsi artık geride kalmış, şimdi önümüze bakmak, geleceği kurmak zamanıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, projenin temel hedeflerinden birisi, sulu tarıma geçilmesidir. Sulama yatırımlarındaki aksamalara en çarpıcı örnek, barajlarımızda halen 1 000 000 hektar alan sulayabilecek suyumuz olduğu halde bunun ancak yüzde 22'siyie 220 000 hektar alanın sulanmasıdır. Barajlarımız suyla dolu; ama, topraklarımız suya hasret.
Değerli arkadaşlarım, sorun, 1990'lardan itibaren GAP projesinin siyasî irade tarafından yeterince desteklenmemesindedir. GAP, 1930'lu yıllardan beri, yıllar boyunca sahipsiz kalmıştır. Şimdi, yeni bir heves, yeni bir heyecan ve projeyi tamamlama azmine ihtiyacımız var. Eğer inanırsak, başarma enerjimiz de artar. Kaynak diye soranlara ifade ediyorum; kaynak, GAP'ın kendisidir. Gecikme maliyeti, kaynak bulma maliyetinden fazladır. O bakımdan, burada öncelikli olarak hükümetimizin ve Sayın Başbakanımızın yaratacağı sinerjiye ihtiyacımız var. Sayın Başbakanımızın sinerjisiyle GAP'ın cazibesini buluşturabilirsek, sorunları su içer gibi çözeriz ve GAP'ı zamanında bitiririz. Proje yapma, proje uygulama ve başladığı işi bitirme konusundaki üstün performansı halkımızca da takdirle bilinen Sayın Başbakanımızın öncülüğünde yeni bir şevkle, bölge halkımızda ve tüm Türkiye'de yeni bir GAP heyecanı yaratabileceğimize adım gibi inanıyorum ve diyorum ki, artık gecikmeyelim, artık geç kalmayalım; çünkü, yurtta barışın, bölgede barışın ve dünyada barışın güvencelerinden birisi GAP'tır. Dünyada hiçbir proje barışa bu kadar hizmet edemez. Yanı başımızda yeni cazibe merkezleri yaratılmaya çalışılırken, insanımıza iş, aş ve refah sağlayamazsak, korkarım, barışı istemeyenlere yardımcı oluruz.
Hepinizi bu duygu ve düşüncelerle, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 8 Ekim 2003