İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

Mehmet Ceylan

Karabük Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 60. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Şubat 2005 · 840 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ceylan (AK Parti), 17 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 840 kelime.

Mehmet Ceylan (AK Parti, Karabük). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ceylan-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET CEYLAN (Karabük)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; konuşmama başlarken, öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Özel İdare Yasasının görüşmelerine kaldığımız yerden, bugün, devam ediyoruz.

15 inci maddeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Bu madde, bildiğiniz gibi, meclis kararlarının kesinleşmesine ve nasıl yürürlüğe gireceğine dair düzenlemeleri içermektedir.

Bilindiği gibi, halen yürürlükte olan İl Özel İdaresi Kanununa göre, il genel meclisinin bütün kararları valinin onayıyla yürürlüğe girmekte, valinin onaylamadığı kararlar yürürlüğe girmemektedir. Bu yetkinin oldukça ağır olduğu, Anayasada belirtilen "yerinden yönetim" ilkesine ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında belirtilen "yerel yönetim özerkliği" ilkesine aykırı olduğunu kabul etmek gerekir. Hem bu ilkelere uygunluk açısından hem de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi açısından, vesayet yetkisinin, yine, Anayasada belirtilen çerçeve içerisinde daraltılmasında fayda olduğu kanaatini taşımaktayız.

Görüşmekte olduğumuz İl Özel İdaresi Kanununun 15 inci maddesine göre, vali, hukuka aykırı gördüğü il genel meclisi kararlarını, bir kez daha görüşmek üzere, il genel meclisine gönderebilecektir. Eğer, il genel meclisi, yine, kararın hukuka uygun olduğuna dair salt çoğunlukla karar vermesi durumunda da, yine, valinin yetkisi bulunmakta, vali, bu kez, kararlara karşı on gün içinde idarî yargıya başvurabilme yetkisine sahip bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, dünden beri, bu kanunun birçok maddesi üzerinde, özellikle, muhalefet partisindeki arkadaşlarımız konuşma yaptılar; hemen hemen bu kanunun tamamına yönelik, maddelerine yönelik eleştiriler getirdiler, kendilerine yönelik olarak; özellikle, kanunun, tekil devlet yapısının bozulduğu, âdeta, federal devlete doğru gidildiği, merkezî idarenin ve valinin özel idareler üzerindeki vesayetinin azaldığı, idarenin bütünlüğünün bozulduğu, özel idareler üzerinde denetimin azaldığı, özel idarelere özelleştirme hakkı, şirket kurma, borçlanma gibi yeni yetkiler verilerek özerk yapının genişletildiği, bu düzenlemelerin de kamu düzenimizde çeşitli sakıncalar doğuracağına dair çeşitli eleştiriler yönelttiler.

Tabiî ki, bu iddiaları kabul etmek mümkün değildir. Bunların bir kısmına, dün, sayın bakanlarımız ve biz, konuşmacılar olarak cevap vermeye çalıştık.

Bu maddede de, bakın, yine, valinin vesayet yetkisi devam ediyor. Daha önce, mevcut kanunda il genel meclisinin kararlarının tamamı ancak valinin onayıyla yürürlüğe girebiliyordu. Bu, gerçekten, demokratik olmayan, son derece ağır bir karardır. Bu şekilde bir düzenlemeyle, şimdi, vesayet yetkisi azaltılmakla birlikte, yine, valinin vesayet yetkisi devam etmektedir. Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları, öncelikle, bir kez görüşülmek üzere il genel meclisine gönderebilmekte, bu yetkiye sahip; ikinci kez, yine, il genel meclisi kararda ısrar ederse, bu kez de idarî yargıya başvurma hakkına sahip bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bütün dünyada toplumsal yapıyı ve ilişkileri derinden etkileyen hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Dünyada yaşanan bu değişim ve dönüşüme paralel olarak kamu yönetim anlayışı da değişmekte, yönetimde etkinlik ve verimlilik esasları esas alınmaktadır.

Ülkemizde de, dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasına ve mahallî idareler reformuna yönelik olarak geçmiş yıllarda çeşitli projeler ortaya konmuş; ancak, bir türlü bu projeler hayata geçirilememiştir. Maalesef, özel idareler dahil, mahallî idarelerde, bu değişim ve gelişme çabası, bu zamana kadar gerçekleştirilememiştir.

Hepimizin bildiği gibi, özel idareler, maalesef, bugün halkın ihtiyaç duyduğu mahallî kamu hizmetlerini verimli ve etkili bir şekilde yerine getirmekten uzak bir yapı arz etmektedirler; kurumsallaşamamışlardır, yönetim kapasiteleri son derece zayıftır. Özel idarelerin yönetim kapasitelerinin gelişmediği ve hizmetlerin gerektirdiği yatırımları yapamadıkları, hatta temel hizmetler için bile yeterli kaynak ayıramadıkları görülmektedir.

Özel idareler, bugün, maalesef, teşkilatını geliştirme kadar, nitelikli ve yetişmiş personel istihdam etmekte de önemli sıkıntılar yaşamaktadır. Böylesi bir yapı, özel idarelerin etkin, verimli ve kaliteli hizmet sunmasını maalesef önlemektedir, engellemektedir.

Diğer taraftan, mahallî idare özerkliğinin gerektirdiği bağımsız karar alma, açıklık ve katılımı sağlama mekanizmalarına sahip olmadıklarından dolayı, özel idareler, maalesef, bugün, demokratik nitelikleri zayıf olan kurumlar olarak kalmışlardır.

Mevcut Özel İdare Kanununun dili bile, her şeyden önce, oldukça eski ve günümüz neslinin anlaması mümkün olmayan bir tarzdadır. Bilindiği gibi, mevcut Özel İdare Yasamız 1913 yılında, esas itibariyle, kanunlaşmış bir yasa hükmündedir.

Tabiî, huzurlarınıza getirdiğimiz Özel İdare Kanun Tasarısı kanunlaştığı takdirde, devletin üniter yapısına, Anayasamızda yer alan idarenin bütünlüğü ile idarenin merkezden ve yerinden yönetim esaslarına dayalı olarak çıkmış olacaktır.

Ayrıca, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile ülkemizin üyelik sürecinde bulunduğu Avrupa Birliğinin mahallî idarelere ilişkin genel yaklaşımı da esas alınarak hazırlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bilindiği gibi, gelişmiş demokratik ülkelerde mahallî idarelerin toplam kamu harcamaları içindeki payı yüzde 50'leri aşarken, ülkemizde, bu oran, maalesef, yüzde 20'nin bile altında bulunmaktadır. Halen, gayri safî millî hâsılanın ancak yüzde 4 ve 5'i mahallî idareler tarafından kullanılabilmekte, bu oranın da ancak yaklaşık binde -yüzde demiyorum- 4'ü, 5'i özel idareler tarafından kullanılabilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Özel İdareler Kanunu, değerli oylarınızla kabul edildiği takdirde, günümüz şartları içerisinde, Anayasanın öngördüğü şekilde, halkın ihtiyaç duyduğu mahallî ve müşterek ihtiyaçları daha etkin, daha verimli, kolay anlaşılabilir, kolay ulaşılabilir bir şekilde yerine getirebilecek bir yapıya kavuşmuş olacaktır. Bu şekildeki bir özel idare yapısı, inanıyoruz ki, daha demokratik, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yapıya kavuşmuş olacaktır. Bunu da, iktidar milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri olarak hepimizin, bütün ülke halkının beklediği, arzu edilen bir gelişme olarak değerlendirmekteyim.

Değerli arkadaşlarım, bu duygu ve düşünce içerisinde -zamanımı da aşmadan- kanunun kabulü hususunda desteklerinizi bekliyoruz ve Özel İdare Kanunumuz, bu şekilde yasalaşmasından sonra, inanıyorum ki, ülkemize, milletimize ve halkımıza en iyi hizmetleri, en layık bir şekilde yerine getirebilecek bir yapıya kavuşmuş olacaktır.

Bu duygu ve düşünce içerisinde, kanunun hayırlı olmasını diliyorum; milletimize, memleketimize hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 17 Şubat 2005

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook