Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 111. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Haziran 2005 · 477 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 14 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 477 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-14-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Konuşacağım.
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
Süreniz 5 dakika.
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi, öncelikle, saygıyla selamlıyorum.
17 nci maddeye ilişkin önergeyi az önce Sayın Bakanımızla da ayaküstü mütalaa ediyorduk. Şimdi, tabiî ki, iktidarın önce bir önergesi vardı. Ben kısaca şöyle özetlemek istiyorum sizlere: Komisyon raporunda madde aynen şöyle: "Bu Kanun kapsamında, uygulama yılında yer alan riskler için tarım sigortası yaptırmayan üreticiler, 2090 sayılı Kanundan yararlanamaz.
Biz dedik ki, yani, mutlaka birileri eğer bir şeyden faydalanacaksa, sigorta primini yatırsın, öyle faydalansın. En doğal şey, en doğru şey bu; ama, ilave olarak şunu ifade ettik, dedik ki: Türkiye'de fakir, yoksul, küçük çiftçiler var; yani, 5 dönümü vardır, 10 dönümü vardır, 15 dönümü vardır ve bu küçük arazi parçalarından kendi geçimini, ailesinin geçimini, köylü ve çiftçi, zaten zor temin etmektedir. Dedik ki: Bir küçük çiftçi tanımı yapalım. Yani, işletme falan değil. Yani, Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde bulunan büyük işletmeler var, onlar mutlaka primlerini ödeyecekler; ama, işte, kırsalda yaşayan, köyde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yaşayan köylülerimiz, çiftçilerimiz, çok az araziye sahip olan çiftçilerimiz, en azından birkaç yıl devlet tarafından destek görsünler ve o sigorta primleri devlet tarafından ödensin.
Sonra, bunu destekler mahiyette bir önerge geldi. Önergede denildi ki; zaman almamak için ortasından okuyorum: "Ancak, küçük çiftçiler için bu hüküm, kanun yayımı tarihinden itibaren üç yıl için uygulanmaz. Küçük çiftçi tanımı, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle yapılır."
Az önce ben, kürsüden yaptığım konuşmada, bu önergenin geri çekildiğini bilmiyordum; onun için dedim ki, bu küçük çiftçinin tanımını yapalım ve faydalanacak olan çiftçinin adını, özelliklerini, sıfatlarını belirleyelim. Fakat, şimdi, önerge tamamen geri çekildi; yani, artık küçük çiftçi tanımı da yok. Küçük çiftçinin sigorta primlerini devlet ödemeyecek, Hazine ödemeyecek. Kendisi eğer yaptırabiliyorsa, sigorta primini ödeyebiliyorsa ödesin, öyle istifade edebilir; ödeyemiyorsa, ne hali varsa görsün. Sayın Bakanıma, az önce, ayaküstü onu da söyledim, dedim ki: Keşke... Bu önerge doğru bir önerge, yani, AK Partinin vermiş olduğu önerge doğru bir önerge. Bu önerge verildi; ama, niye çekildi; yani, bu önergeyi niye çekiyorsunuz arkadaşlar, bu doğru bir önerge.
Küçük çiftçi, çocuğunu doktora götürecek parayı bulamıyor, şehre inmek için dolmuş parasını bile borçlanarak şehre inmeye çalışıyor; gerçekten, açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının altında yaşıyor, açlık sınırının altında yaşıyor. Sosyal yardımlaşma duygusu var Allah'a şükür Türkiye'de, toplumumuzda ve sosyal yardımlaşma duygusunun getirmiş olduğu güzellikler dolayısıyla bu tür yoksullara, yoksul köylülere, yoksul çiftçilere, arazileri küçük, tarla parçası küçük olan çiftçilere birtakım ivedi yardımlarla ayakta durabilen aileler bunlar. Sağlıklı bir eğitim hizmeti alamayan, sağlıklı bir sağlık hizmeti alamayan ve insanın onuruna, haysiyetine yaraşır ve yakışır bir şekilde yaşayamayan bir hayat standardında, çok düşük bir hayat standardında, açlık sınırının altında bir hayat standardında yaşıyor bu küçük çiftçiler. Dolayısıyla, bu önerge var olmalıydı, bu önerge geri çekilmemeliydi, AK Partinin vermiş olduğu bu önerge kalmalıydı ve küçük çiftçinin tanımını da burada yapın dedim ben; ama, küçük çiftçinin tanımını Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle yapacağız denildi önergede. ..
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 14 Haziran 2005